22 Mayıs 2022, Pazar
Haber Giriş: 10.05.2022 14:39 | Son Güncelleme: 10.05.2022 18:27

Vanessa Friedman'dan sürdürülebilir moda eleştirisi: İki kelime birbirine tezat

New York Times’ın baş moda editörü Vanessa Friedman yazdı: Sürdürülebilir moda kavramı bir şey ifade etmiyor. İki kelime birbirine tezat. Sıfır karbon emisyonu hedefi için çabalarken yel değirmenlerine saldıran Don Kişot gibi hissetmemize şaşırmamalı
Vanessa Friedman'dan sürdürülebilir moda eleştirisi: İki kelime birbirine tezat

Vanessa Friedman /The New York Times 

Danimarka Moda Enstitüsü 2009’da BM İklim Değişikliği Konferansı’na yakın bir zamanda, ilk sürdürülebilir moda zirvelerinden birini Kopenhag’da düzenlemişti. O zamanlar insanlar yeşilin yeni siyah olduğu esprisinin komik olduğunu düşünüyor, çoğu kişi ekoloji, vegan ve organik kavramlarının neredeyse aynı anlama geldiğini düşünüyordu. Büyük moda şirketlerinin sürdürülebilirlik yönetici olsa dahi firma binasının merkezinden çok uzakta, alt katlardaki küçük odalara sıkışıyordu. İşler nasıl da değişti.

Sürdürülebilirlik ön planda

Bugün kitle pazardan lüks moda markalarına kadar bütün şirketler, stratejilerinin kalbine sürdürülebilirliği koyduğuna yemin ediyor. Neredeyse hepsinin internet sitesinde küçük bir kitap uzunluğunda çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim raporları (ESG) var. CEO’lar şirketlerinin iklim değişikliğini durdurmak için nasıl evrildiği hakkında yaygara koparıyor. Sıfır karbon emisyonuna ulaşma taahhütleri her yerde.

Moda ve iklim değişikliği

BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 2018 yılında Moda Endüstrisi İklim Eylemi Sözleşmesi’ni duyurarak, moda sektörüne bilim bazlı sıfır karbon emisyon hedefleri koydu. Bu hedeflerin arasında 2050’ye kadar sıfır karbon emisyonuna erişmek de vardı. Glasgow’da gerçekleşen 2021 BM İklim Değişikliği Konferansı’nda ise grup hedefleri revize ederek 2030’a kadar emisyonları yarıya düşürme koşulu getirdi. Yaklaşık 150 marka ve yardımcı organizasyon bu hedefi kabul etti.

2019 yılında Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Kering’in CEO’su François-Henri Pinault’un kurduğu Moda Anlaşması da benzer bir hedef taşıyor. Moda Anlaşması’da yine o sene Kering’in sahibi olduğu Gucci’nin CEO’su Marco Bizarri’nin oluşturduğu CEO Carbon Neutral Challange'la benzerlikler taşıyor.

Bir de, YOOX Net-a-Porter’ın eski CEO’su Federico Marchetti ve Prince Charles’ın kurduğu Sürdürülebilir Pazarlar İnsiyatifi tarafından yönetilen Fashion Taskforce var. Grup geçen ay Yenileyici Moda Manifestosu'nu yayınlamanın yanı sıra Himalayalar’da ipek, pamuk ve kaşmir için yenileyici bir çiftlik oluşturma programını açıkladı.

Yeşil aklama devam ediyor

Ancak endüstrilerin ve hükümetlerin en azından sistematik değişim için verdiği tüm ciddi taahhütlerin karşısında, söz konusu moda olduğunda gerçek sürdürülebilirliği hiç olmadığı kadar uzak hissettiren bir unsur var. Yeşil aklama hala ciddi bir sorun. Hatta AB yakında bu sorunu yıl sonunda yayınlanacak bir raporla ele alacak. Rapor, yeşil ve çevre dostu olduğunu iddia eden şirketlerin bunu bağımsız yollarla doğrulatmasını isteyecek. Ne de olsa, dev hızlı moda şirketi Shein son finansman turunda 100 milyar dolar değerindeydi. Hatta şirketin aşırı tüketim üzerine kurulu bir iş modeli olmasına rağmen geçen yılın sonunda atadığı bir ESG başkanı dahi var. Bunun nasıl olduğunu merak ediyorsanız, kulübe katılın. Hiçbir anlam ifade etmiyor.

Sürdürülebilir moda mümkün mü?

Ancak sürdürülebilir moda kavramı da bir şey ifade etmiyor. İki kelime birbirine tezat. Cambridge Sözlüğü’ne göre sürdürülebilir, belli zaman dilimi içinde devam edebilen anlamına gelirken, moda zaman içinde değişimi ima ediyor. İkisini uzlaştırmak imkansız. Sıfır karbon emisyonu hedefi için çabalarken yel değirmenlerine saldıran Don Kişot gibi hissetmemize şaşmamalı. Aynı zamanda, döngüsel ekonominin yapı taşı kitabı Cradle to Cradle'ın yazarı William McDonough’un dediği gibi, sıfır ne zamandan beri istenilen sonuç?

Sorumlu moda

Tartışmayı daha sağlam bir çerçeveye oturtmalıyız. Yani sorumlu moda kavramını kullanacağız: Tüketiciden CEO'ya, üreticiden çiftçiye kadar tedarik zincirindeki tüm aktörlerin yaratıcı süreçteki rolleri ve yaptıkları seçimler için sorumluluk aldığı bir dünya. Kulağa sempatik gelmeyebilir. Ancak imkansız, belki de cesaret kırıcı ve ulaşılmaz görünen nihai hedef ile en azından o noktaya ulaşmaya çalışma süreci arasındaki fark bu: Adım adım, karar karar.

Moda ve iklim bir çıkmaz

Modanın iklim değişikliğindeki rolünü çözmenin kolay bir cevabı yok. Yeni kıyafetlerin üretilmemesi, alınmaması veya eskilerin atılmaması gibi en bariz olan çözümler bile istihdam, teknik bilgi ve bireysellik için olumsuz etkiler teşkil ediyor. (Sonuçta insanlar kendilerini 'Ben' diye nitelendirdiğinden beri süsleniyorlar) Denklemin hangi tarafında olursak olalım, her birimiz için en önemli konu düşünmek ve gelecekte daha iyilerini yapabilmek için seçimlerimizden ders çıkarmaktır.

Hatta belki de bu zorlukları yük olmaktan çok yaratıcı fırsatlar olarak algılayabiliriz. Bu özellikle de markalar için geçerli. Genellikle sınırlamalar, yeni düşünme ve tasarlama biçimlerine yol açar.

Sadece ürünle ilgili değil, kişisel

Bir şirketin gerçekten ne kadar büyük olması gerekir? Sınırlı kaynaklar olduğunda ileri dönüşümü nasıl ölçeklendirirsiniz? Rakiplerinizle teknik bilginizi ve materyallerinizi nasıl paylaşıyorsunuz? Derinin yan ürün mü yoksa kötü ürün mü olduğuna nasıl karar verirsiniz? Tüketici olarak satın almadan önce ne kadar bilmeniz gerekiyor ve bunu açıklamanın en iyi yolu nedir? İyiyi ölçmek mümkün mü?
Londra ile New York'taki iklim haftaları ve Mısır'daki 2022 BM İklim Değişikliği Konferansı’na kadar modaya yeni bir görünüm kazandırma mücadelesinin perde arkasına gelin. Günün sonunda bunlar yalnızca ürünle ilgili değil, aynı zamanda kişisel.

 © 2022 The New York Times Company