08 Aralık 2022, Perşembe
Haber Giriş: 17.06.2022 04:30 | Son Güncelleme: 10.07.2022 18:41

Bodrum’da bir modern Akdenizli

AAD Interiors ve All About Design markalarıyla dekorasyon dünyasına yeni bir dokunuş katan mekan tasarımcısı İrem Boysanoğlu’nun Mesa Demirbükü’nde tasarladığı bu ev ilhamını deniz ve doğadan alıyor (Fotoğraflar: Kadir Aşnaz)
Bodrum’da bir modern Akdenizli

Melda Onbaşyan

Aydınlık, zarif, yalın ama lüks bir atmosferin hakim olduğu evde modern Akdenizli stilin şifrelerini keşfediyoruz.

Dört mevsim kullanılan evin zeminden ısıtması ve iklimlendirme sisteminin yanı sıra keyifli bir şömine alanı var. Şömine duvarında Ali Alışır’ın Melez Ruhlar serisine ait bir eseri sergileniyor.

Sırtını çam ağaçlarına, yüzünü ise muhteşem bir Ege manzarasına dönen ve Bodrum’un en sakin koylarından birinde konumlanan Mesa Demirbükü’ndeki ev dört mevsim kullanılabilir altyapısıyla sadece bir yaz evi olmaktan çıkıyor.

Tavan yüksekliğinin 7 metreye ulaştığı ve cam cepheden içeri nefes kesici bir manzaranın yansıdığı galeri alanı evin iki katını birbirine bağlıyor. Mithat Şen imzalı iki eserin sergilendiği alanda, salondaki kemerli sütunlar da müze camı ile şeffaf bir şekilde galeri alanı ile iletişimini sürdürüyor.

600 metrekarelik bahçe içinde konumlanan iki kat üzerinde 550 metrekarelik net kullanım alanına sahip evin, denizle sonsuz bir fonda buluşan havuz ve çevresi, yaşam alanının açık havadaki uzantısı olarak tasarlanmış.

Evin giriş holünde karşılamayı Enne’nin eve özel tasarladığı masa üstleniyor.

Mesa Demirbükü’nde altı ev daha tasarlayan ve sitenin sahilindeki Naru Beach bar-restoranda da imzası olan mekan tasarımcısı İrem Boysanoğlu, bu eve de henüz kaba inşaat aşamasındayken başlamış, dört mevsim keyifle yaşanacak bir atmosfer yaratma hedefiyle yola çıkmış. “Evin ana yaşam alanı ikinci katta planlanmış. Kot farkı nedeniyle eve ilk girişin sağlandığı ikinci kat, manzarayla buluşan geniş bir salon ve açık mutfak ile iki yatak odasından oluşuyordu. Biz açık mutfağı iptal ettik. Bu katta planlanan ikinci yatak odasını da iptal ederek mutfağı o odaya taşıdık. Salonla sınırlarını kayar cam kapılarla çizen mutfak, yemek odasını da içine alarak yeni bir fonksiyon kazandı. Böylece ikinci kat salon, mutfak, yemek alanı, karşılama holü ve ebeveyn yatak odasının konumlandığı bir yaşam alanına dönüştü. Bahçe katı ise iki ayrı çocuk odası, misafir yatak odası ve oturma odasıyla tamamlandı. Oturma alanının içinde tasarladığımız açık mutfak bahçeye servisi kolaylaştırdı” diyen tasarımcı evin planını bu sözlerle çiziyor.

600 metrekarelik bahçe, havuz ve evin çevresindeki farklı keyif köşeleriyle gün boyunca alternatif açık hava yaşam alanları sunuyor. Havuz, denizle sonsuz bir fonda buluşuyor. Havuz kenarındaki şezlonglar Ica’nın outdoor kumaşlarıyla özel olarak tasarlanmış.

Evdeki her oda zarif tavrı, sarıp sarmalayan yumuşaklık hissi, sıra dışı sanat koleksiyonu ve ferah yaşam alanı ile akıllarda kalıyor. Dekorasyon stilini Boysanoğlu, “Benim tarzım aslında her zaman eklektik diyebilirim. Farklı stilleri dekorasyonda bir araya getirmeyi çok seviyorum. En modern mekanlarda bile bazı eski parçaları kullanmayı seviyorum. Bu evin stilini de modern Akdeniz mimarisi diye tanımlıyorum. Modern mobilyaları ve ikonik tasarımları eski antik küpler ve saksılar ile kombinledik” diyor ve imzasını attığı her mekanın özgün bir karakteri olmasına önem verdiğini özellikle vurguluyor.

Havuzun karşısında konumlanan oturma alanı ilhamını geleneksel Ege evlerinden alıyor. Beton sedir harika bir gün batımı manzarası seyretmek ve dostları ağırlamak için ideal. Yastıklar Bella Maison’dan alınmış. Hasır sehpalar Hita Design’dan, jüt halı Zara Home’dan seçilmiş. Arkadaki Mozaik’ten alınan B&B Italia marka daybed ise köşesine çekilip kitabını okumak isteyenler için özel bir alan sunuyor.

Evin genel atmosferi bu sözlerini destekliyor. Salonda Vitra, B&B Italia, Walter Knoll gibi dünyaca ünlü markaların ikonik tasarımları dekorasyonu modern ve yalın bir tavırla tamamlarken başrol dışarıdaki enfes manzaraya bırakılıyor.

Yan cephedeki bahçe bölümü taş duvarlar arasında keyifli bir alan sunuyor. Puflar Bella Maison’dan alınmış. Küre formlu kırmızı heykel Mithat Şen imzalı, Arton Galeri’den alınmış.

Salonun merdiven boşluğuna açılan duvarı kırılarak yapılan kemerli sütunlar Akdeniz ruhunu hayatın içine taşıyor. Zeminlerde halı yerine kullanılan parke ve mermer tüm doğallığıyla mekanı giydirirken, tavandaki üç boyutlu ahşap uygulama da yaşam alanına özgün bir kabuk oluşturuyor. Kayar cam kapılarla salondan ayrılan yemek alanı ve mutfağa geçildiğinde zemindeki mermer desenleri geometrik bir etki yaratıyor.

İki farklı oturma alanından oluşan salonda TV duvarı ve tavanda oluşturulan üç boyutlu ahşap giydirmeler mekanı sararak, katman kazandırıyor. Teras ile bağlantısını sürdürerek iç-dış mekan ayrımını ortadan kaldıran salonda açık havaya da uzanan bir konfor alanı yaratılmış. Salondaki L kanepe Vitra marka, orta sehpa HBL marka, koltuk ve puf B&B Italia marka, Mozaik’ten alınmış.

Kırık beyaz, bej, vizon ve açık gri renk skalasıyla giyinen ev aydınlık, zarif, yalın ama lüks bir atmosfere bürünüyor. Ebeveyn yatak odası evin genelinde de kullanılan Diano royal patine mermer dokusuyla giyiniyor. Bu mermer doku zemin, duvar, banyo ve tüm sabit mobilyaları giydirerek zamansız bir doku sağlıyor. İrem Boysanoğlu bu fikrini şu sözlerle açıklıyor: “10 yıl önce bir İtalya seyahatinde kaldığımız Borgo Egnezia otelden çok etkilenmiştim. Tek bir malzeme ile tüm mekanı giydirmişlerdi. Yatak odasında bunu denemek istedim. Uygulaması çok zor oldu ama sonuç çok başarılı.”

Bu evi projedeki diğer tüm evlerden ayıran özellik ayrı olarak tasarlanmış mutfağı. Orijinalde açık plan olan mutfak bir oda iptal edilerek yeniden tasarlanmış ve yemek masasını da içine alan geniş bir alana kavuşmuş. Kayar cam kapılarla salondan ayrılsa da iletişimini sürdüren mutfak zemininde kullanılan mermerler farklı renk ve kesimleriyle geometrik bir etki yaratıyor. Mooi marka aydınlatma ve Verner Panton tasarımı sandalyeler Mozaik’ten alınmış. Mermer ayaklı cam yemek masası özel olarak tasarlanmış.

Üst kattaki tüm yaşam alanları teraslarla nefes kesen manzaraya, bahçe katındaki tüm odalar da yeşile açılıyor. Marin temasıyla öne çıkan erkek çocuk odası ve romantik pastel renklerle karakter kazanan kız bebek odası özel banyoları, oyun ve dinlenme alanlarıyla çocukların tüm ihtiyaçlarına cevap veriyor.

Alt katta orijinal planda olan dört yatak odası yeniden düzenlenmiş. Odalardan biri iptal edilerek bahçeye servisi kolaylaştırmak için açık mutfağı olan bir oturma odasına dönüştürülmüş. Bu mutfak gün içinde bahçede yorulan ve serinlemek isteyenleri ağırlıyor. Rafya aydınlatmalar My Lamp’ten alınmış. Duvardaki ahşap giydirmeler tavanda da çıtalar kullanılarak devam ediyor. Kanepe özel olarak tasarlanmış. Fil motifli yastıklar Güney Afrika seyahatinden alınmış. Koltuklar Yargıcı Homeworks’ten.

Misafir yatak odasında kullanılan hazeran yatak başı, hasır aydınlatmalar, jüt halı, keten perde ve tekstiller, tropikal esintiler taşıyan duvar kağıdıyla tamamlanarak evin genelinden farklı bir atmosfere bürünmüş. Bahçe katındaki yatak odalarından biri iptal edilerek açık mutfaklı bir oturma odası tasarlanmış.

Giriş katındaki ebeveyn yatak odası enfes bir manzaraya açılan, ev sahiplerine her sabah denize uyanma lüksünü yaşatan bir kaptan köşkü gibi. Ebeveyn yatak odası süitinde patine edilmiş mermer doku zeminden duvara, komodinlerden banyoya kadar her yeri giydiriyor. Yatak başındaki hasır tepsi, ayak ucundaki rafya puf, yatağın karşı duvarındaki mızraklar Yargıcı Homeworks’ten alınmış. Keten yatak tekstili ve yastıklar Vakko Home’dan. El yapımı makrome örgü lambader Mikonos’taki Chora butikten alınmış. Ebeveyn odasının banyosu şeffaf bir kurguyla odanın içinde manzaradan faydalanan bir kurguyla tasarlanmış.

Burası aynı zamanda evin bahçeyle bağlantısını güçlendiren bir fonksiyona sahip. Açık mutfak ve odanın banyosu havuz kenarına servisi kolaylaştırmak için kullanılıyor.