08 Aralık 2022, Perşembe
Haber Giriş: 17.06.2022 04:32 | Son Güncelleme: 08.09.2022 22:16

Majesteleri renkli sever!

Alex Akimoğlu Kraliçe'nin tahta çıkışının 70.yıl dönümünde yani haziranda II. Elizabeth'in stilini Gazete Oksijen'de yazdı... İşte vefatının ardından Gökkuşağı Kraliçesi’nin bilinmeyenleri...
Majesteleri renkli sever!

Alex Akimoğlu

Kraliçe II. Elizabeth, resmi gezilerde fuşya, elma yeşili, sarı gibi renkleri tercih ediyor, beji hiç sevmiyor. Çünkü uzaktan da olsa halkının kendisini görmesini istiyor. Yayımlanan yeni bir biyografide kendisinden ‘Gökkuşağı Kraliçesi’ olarak söz ediliyor....

İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in tahta çıkışının 70.yıl dönümü nedeni ile gerçekleşen dört günlük kutlama törenleri sona erdi. On binlerce kişinin Buckingham Sarayı’nın önünde toplanarak selamladığı II. Elizabeth, 2 Haziran 1952’den günümüze, dünya basınının gözdesi olmaya devam ediyor. Birleşik krallığın sembolü haline gelen kraliçe, aynı zamanda giyim tarzı ile de bir “moda ikonu” olarak kabul ediliyor.

Üç sıra inciden oluşan kolyesi ve modeli hiç değişmeyen kısa topuklu makosen pabuçları ile.

Vazgeçilmezi makosen pabuçlar

Rengârenk kıyafetleri, görkemli şapkaları, üç sıra inciden oluşan kolyesi ve modeli hiç değişmeyen kısa topuklu makosen pabuçları ile ‘taklit edilemez bir tarz’ yaratmış olan İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth, hiçbir zaman moda trendleri ile aynı yolda yürümemiş olsa da 70 yıldan beri yarattığı moda akımının tek temsilcisi. 

Ranald Mackechnie’nin objektifine poz veren kraliçe barışın simgesi gök mavisi bir kıyafeti tercih etmiş.

İngiliz gazeteci ve biyograf Robert Hardman, henüz Türkçeye çevrilmemiş olan ‘Our Queen’ (Kraliçemiz) adlı kitabında, II. Elizabeth’den ‘’Gökkuşağı Kraliçesi’’ olarak söz ederken, resmi seyahat ve gezilerde fuşya pembesi, turkuaz, elma yeşili, sarı, kırmızı gibi renkleri tercih ediyor olmasının nedeninin, halkın uzaktan bile optik olarak kendisini görmesini sağlamak olduğunu dile getiriyor.

Silik kalma korkusu

2012 yılında Londra’daki Olimpiyat Oyunları açılışında,
ona eşlik eden 007 James Bond Daniel Craig ile

Kraliçenin hiçbir zaman kullanmadığı ve sevmediği rengi merak edenlere ‘’bej ‘’olarak cevap verebiliriz. II. Elizabeth, bu renk bir kıyafet giydiğinde kimsenin kendisini tanıyamayacağı fobisini yaşıyormuş! Özetle kraliçe, silik kalmak ve dikkatleri üzerine çekememekten çok korkuyormuş. Protokol kurallarının katılığı ile tanınan İngiltere ve aynası Buckingham Sarayı, 70 yıldan beri tahtta olan majestelerinin de bu kurallar çerçevesinde hareket etmesini sağlıyor.

Her şeyi önceden programlı

İktidarda olan kadın politikacıların bu avantajla, iletmek istedikleri bazı mesajları sembolik olarak kıyafetleri ile verme yoluna sıkça başvurduklarını biliyoruz. Konu İngiltere kraliçesi olunca, sabah gardırobunu açıp içinden geldiği gibi bir giysi seçme imkânı yok şüphesiz. Birçok kadının yerinde olmak istediği kraliçenin de, düşük belli yırtık bir jean ve t-shirt giyip, elinde bir kahve ile Londra sokaklarında özgürce yürümeyi hayal etmediğini kim iddia edebilir ki.

Her hareketi, her sözü, giydiği her kıyafet, taktığı mücevher belirli kurallar çerçevesinde sarayın iletişim uzmanları tarafından programlanmış olarak gerçekleşen majestenin 2002 yılından beri özel tasarımcısı olarak görevde olan Angela Kelly, konusu pandemi döneminde saray yaşantısı olacak olan ikinci kitabını yayınlamaya hazırlanıyor. 

Haziran 2017’de parlamento açılışını yapan kraliçenin, neden mavi bir takım giydiğini Kelly’den öğreniyoruz.

Kelly, ‘’The Other Side of the Coin‘’adını verdiği ilk kitabında, kraliçe ile olan özel ilişkisinden ve yayınlanmasında sakınca görülmemiş olan bazı ilginç detaylardan söz ediyor. Kraliçenin, İngiltere içinde veya yabancı ülkelere gerçekleştireceği resmi seyahatlerden aylarca önce, ziyaret edilecek yerdeki hava tahminlerinin incelendiğini, kapalı havalarda fuşya pembesi giymeyi tercih ediyor olması örneğinde olduğu gibi titiz bir ön çalışma yapıldığını dile getiriyor.

Majestelerinin, moda otoriteleri tarafından da sıkça eleştirilen aynı tarz pabuç giymeyi tercih etmesinin nedeninin ise yürürken ayakkabının vurması endişesini taşımasından ileri geldiğini öğrenmiş oluyoruz. Kelly, sipariş edilen yeni ayakkabıların saray çalışanları tarafından giyilerek esnetildiğini de not olarak eklemiş.

Haziran 2017’de, Bréxit tartışmalarının gölgesinde Britanya Parlamentosu’nun açılış konuşmasını yapan kraliçenin, taç ve uzun elbise yerine, mavi bir takım giymiş olmasının nedeninin ince ayrıntılarını da yine Kelly’nin kitabından öğreniyoruz. Mavi tayyöre eşlik eden Breton-Brim tarzı şapkanın üzerine işlenen sarı inciler, politik mesaj verme yetkisi olmayan kraliçenin ‘’Pro-Avrupalı’’ eğiliminin göstergesi olarak kurgulanmış.

Şeftali renginin sırrı

Kitapta ilgimi çeken bir diğer hikaye ise, 2012 yılında Londra’da gerçekleşen Olimpiyat Oyunları açılışında, kendisine eşlik eden 007 James Bond Daniel Craig‘le yürüyüşü esnasında sevmediği renkler paletinde olan şeftali rengi bir elbise giymiş olması. Olimpiyatlara katılan ülkelerden hiçbirinin bayrak renklerini hatırlatmaması için özenle çalışan saray ekibi sonunda şeftali rengine karar kılmış. Günlük yaşamda canlı renkleri ön planda tutan majestenin, portre çekimlerinde tam tersi bir seçim yapma geleneği, platin jübile öncesi tekrarlanmış oldu. 

Kraliçe gösterişli şapkalarını kıyafetiyle aynı renklerden seçiyor.

Ünlü fotoğrafçı Ranald Mackechnie’nin objektifine poz veren kraliçe bu kez barışın simgesi olan gök mavisi bir kıyafeti tercih etmiş. Yüz ve göz ifadesinin ön plana çıkartıldığı karelerde kraliçe, arkasında Windsor Şatosu’nun kulesinin görüldüğü bir pencere önünde oturuyor.

Kraliçenin tahta oturduğu günden bugüne kadar basına yansıyan fotoğraflarını tararken, son yıllarda şapka modellerinde kullanılan abartılı detaylar ilgimi çekti. Çiçek, tüy, tül, mücevher gibi daha önce tercih edilmeyen süslemeler, büyük olasılıkla ilerleyen yaşı nedeni ile dikkatleri yüz bölgesinden şapkaya çekmek için kurgulanmış ustaca bir detay.

70 yıllık saltanatı boyunca 9 Fransa cumhurbaşkanı ile muhatap olan İngiltere kraliçesini uzaktan da olsa iki kez görme şansım oldu. İlk defa 1992 yılının haziran ayında resmi bir ziyaret için dönemin Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterand tarafından ağırlanması esnasında total-look pembe kıyafeti ile arabadan el sallarken gördüm. İkinci kez ise 2004 yılında Elysées Sarayı’nın yan tarafındaki ofisimde çalışırken Japon asistanımın “Kraliçe geçiyor!‘’çığlığı ile pencereden kuş bakışı gördüm kendisini..

Büyük saygı beslediğim kraliçe ile sohbet etme imkânım olsa idi, kendisine mürdüm eriği, petrol yeşili, flanel grisi, tangerine olarak adlandırılan turuncu tonunu tavsiye eder, şapka seçiminde daha minimalist bir çizgiye dönmesini arzu ettiğimi iletirdim.