Kafein, dünyanın en yaygın kullanılan uyarıcı maddelerinden biri. Sabah kahvesinden enerji içeceğine kadar pek çok üründe bulunan bu madde, doğru miktarda alındığında dikkati artırıyor, yorgunluğu bastırıyor. Ancak uzmanlara göre fazlası vücut için ciddi bir stres kaynağı.
Kafein vücutta nasıl çalışıyor?
Kafein, beyinde yorgunluk hissi yaratan adenozin adlı kimyasalın etkisini geçici olarak bloke ediyor. Bu sayede daha uyanık ve enerjik hissediyoruz. Aynı zamanda dopamin ve adrenalin gibi maddeleri artırarak kalp atışını ve zihinsel uyarılmayı hızlandırıyor.
Ancak bu etki doza bağlı. Fazla kafein, kalbin daha hızlı ve düzensiz atmasına, sinirlilik ve huzursuzluğa yol açabiliyor.
Faydalı mı, zararlı mı?
Araştırmalar, günde 2–3 fincan kahvenin (yaklaşık 200–300 mg kafein) sağlıklı yetişkinlerde genellikle faydadan çok zarar getirmediğini gösteriyor. Hatta düzenli kahve tüketimi; tip 2 diyabet, bazı kanser türleri ve Alzheimer riskinin azalmasıyla ilişkilendiriliyor.
Ancak bu tablo herkes için geçerli değil. Yüksek tansiyonu olanlarda, hamilelerde ve kafeine hassas kişilerde riskler daha erken başlıyor.
Kahve mi, enerji içeceği mi?
Kafein her içecekte aynı etkiyi yaratmıyor.
Kahve ve çay, antioksidanlar ve faydalı bileşikler de içeriyor.
Enerji içecekleri ise kafeini şeker ve başka uyarıcılarla birlikte veriyor. Bazı ürünlerde tek kutuda 500 mg’a kadar kafein bulunabiliyor.
Uzmanlara göre bu kombinasyon, özellikle kalp ritim bozukluğu ve panik atak riskini artırıyor.
Ne zaman ve ne kadar?
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’ne göre sağlıklı yetişkinler için:
- Günlük üst sınır: 400 mg
- Tek seferde: 200 mg
Kafeinin etkisi saatlerce sürebiliyor. Bu nedenle uzmanlar, uyku saatinden en az 8 saat önce kafein alımının kesilmesini öneriyor. Akşam yemeğinden sonra içilen kahve, fark edilmeden derin uykuyu bozabiliyor.
Fazla kafein aldığınızı nasıl anlarsınız?
Uzmanlara göre sınırı aştığınızda şu belirtiler ortaya çıkabiliyor:
- Çarpıntı ve kalp ritim bozukluğu
- Huzursuzluk, kaygı, sinirlilik
- Baş ağrısı ve mide bulantısı
- Uykusuzluk ve gece sık uyanma
Bu belirtiler varsa, kafeini aniden değil, kademeli olarak azaltmak öneriliyor. Aksi halde baş ağrısı ve halsizlik gibi yoksunluk belirtileri görülebiliyor.
Herkes aynı tepkiyi vermiyor
Bilim insanlarına göre kafeine verilen tepki büyük ölçüde genetik. Bazı insanlar kafeini saatler içinde metabolize ederken, bazılarında bu süre 12 saati aşabiliyor. Bu nedenle “güvenli miktar” kişiden kişiye değişiyor.
Uzmanların ortak uyarısı net: Kafein faydalı olabilir, ama ölçü kaçtığında bedeli ağırlaşıyor.
Kaynak: Gazete Oksijen