İnsan beyni yaş ilerledikçe değişime uğruyor. 30’lu ve 40’lı yaşlardan itibaren beynin boyutu ve hacmi zamanla küçülmeye başlıyor. Ancak bazı durumlarda bu süreç beklenenden daha hızlı ilerleyebiliyor.
Beynin normalden hızlı yaşlanması; erken hafıza kaybı, bilişsel gerileme ve çeşitli nörolojik hastalıkların ortaya çıkma riskini artırabiliyor. Hızlanmış beyin yaşlanması, bazı nörolojik ve psikiyatrik bozuklukların yanı sıra nörodejeneratif hastalıklarla da ilişkilendiriliyor.
Buna karşın beynin hangi etkenler nedeniyle daha hızlı yaşlandığı henüz tam olarak açıklığa kavuşmuş değil.
Araştırma glikoz düzeyini beynin yaşlanmasıyla ilişkilendirdi
Çin’deki Jilin Üniversitesi ile China Medical University araştırmacıları, metabolik süreçlerin beyin yaşlanmasındaki rolünü daha iyi anlayabilmek için mevcut nörogörüntüleme, genomik ve biyolojik verileri analiz etti. Molecular Psychiatry dergisinde yayımlanan araştırmanın bulguları, kandaki glikoz düzeyinin yüksek olmasının beynin daha hızlı yaşlanmasıyla ilişkili olduğunu ortaya koydu.
Araştırma nasıl yapıldı?
Beyin yaşlanmasının biyolojik temellerini incelemek isteyen araştırmacılar, Birleşik Krallık’ta yaşayan binlerce kişiye ait sağlık, genetik ve beyin görüntüleme verilerini içeren geniş kapsamlı UK Biobank veri tabanından yararlandı. Katılımcıların beyin MR görüntülerini inceleyen ekip, belirli beyin bölgelerinin hacmi, doku özellikleri ve yapısal değişiklikler gibi ölçülebilir özellikleri değerlendirdi.
Araştırmacılar daha sonra bu verileri kullanarak kişilerin beyin yaşını tahmin edebilen makine öğrenmesi algoritmalarını eğitti. Yapılan değerlendirmelerde, En Küçük Mutlak Daraltma ve Seçim Operatörü olarak bilinen LASSO regresyon modelinin en başarılı yöntem olduğu görüldü. Bu model, beyin yaşını ortalama 3,26 yıllık hata payıyla tahmin edebildi.
Ekip, en başarılı sonucu veren LASSO modelini kullanarak binlerce katılımcının beyin yaş farkını (Brain Age Gap-BAG) hesapladı.
- BAG: bir kişinin beyin görüntülerine göre tahmin edilen biyolojik beyin yaşı ile gerçek kronolojik yaşı arasındaki farkı ifade ediyor. Tahmin edilen beyin yaşı gerçek yaştan yüksek olduğunda, bu durum beynin beklenenden daha hızlı yaşlandığını gösteriyor.
Kandaki glikoz arttıkça beyindeki yaşlanma belirtileri artıyor
Araştırmanın bir sonraki aşamasında aynı katılımcılardan alınan kan örneklerinden elde edilen metabolomik veriler analiz edildi. Bu incelemeler sonucunda, BAG değeriyle anlamlı biçimde ilişkili dokuz farklı plazma metaboliti belirlendi. Bu metabolitler arasında en güçlü ilişki glikoz ile saptandı. Bulgular, kandaki glikoz düzeyi yükseldikçe beyin görüntülerinde yaşlanma belirtilerinin arttığını ve beynin biyolojik olarak gerçek yaşından daha yaşlı göründüğünü ortaya koydu.
Sadece yaşlanmada değil, beyin hastalıklarında da etkili
Araştırma, yüksek kan şekeri düzeylerinin yalnızca hızlanmış beyin yaşlanmasıyla değil, aynı zamanda beyin işlevlerini etkileyen çeşitli hastalıklarla da ilişkili olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, yüksek glikoz düzeylerinin tüm nedenlere bağlı demans, Alzheimer hastalığı, vasküler demans, Parkinson hastalığı, inme, depresyon ve anksiyete riskinin artmasıyla pozitif yönde ilişkili olduğunu belirledi. Ayrıca yüksek glukoz düzeylerinin bilişsel performansın düşmesi, hareket fonksiyonlarının zayıflaması ve ruh sağlığı göstergelerinin kötüleşmesiyle de bağlantılı olduğu görüldü.
Araştırmacılar, kan şekeri düzeylerinin kontrol altında tutulmasının yaşam boyu beyin sağlığının korunmasına yönelik erken müdahale stratejeleri açısından önem taşıyabileceğini belirtiyor.
Kaynak: Gazete Oksijen

