13 Haziran 2026, Cumartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 13.06.2026 10:14 | Son Güncelleme: 13.06.2026 10:14

Uzmanlar açıkladı: Yaz aylarında enfeksiyon riskine karşı alınması gereken önlemler

Uzmanlar, yaz aylarında gıda, su ve doğada bulunan bakteri, virüs ve parazitlerin çeşitli enfeksiyonlara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Açık havada sağlıklı kalmak için gıda güvenliğinden kene ve sivrisineklerden korunmaya kadar birçok önlem öneriliyor
Fotoğraf: Shutterstock
Fotoğraf: Shutterstock
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Yaz aylarında açık havada vakit geçirmek birçok kişi için cazip olsa da uzmanlar, doğada ve günlük yaşamda karşılaşılabilecek çeşitli mikroplara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Toprakta, suda, gıdalarda ve açık alanlarda bulunan bazı bakteri, virüs ve parazitler; gıda zehirlenmesinden ciddi enfeksiyonlara kadar çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Independent'ın haberine göre; Indiana Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Bölümü'nden uzmanlar, yaz aylarında sağlığı korumak için alınması gereken önlemlere dikkat çekti.

Bahçede ve mangalda gıda güvenliği önemli

Yaz aylarında sıkça tüketilen et, balık ve kümes hayvanları; Salmonella, E. coli ve Listeria gibi zararlı bakterileri barındırabiliyor. Uzmanlar, çiğ etlerin temas ettiği yüzeylerin ve mutfak gereçlerinin temizlenmesini, ellerin yıkanmasını ve çapraz bulaşmayı önlemek için pişmemiş etlerin hazır gıdalardan ayrı tutulmasını öneriyor.

Et ürünlerinin uygun sıcaklıklarda pişirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Uzmanlar ayrıca bahçe işleri sırasında eldiven kullanılmasını, meyve ve sebzelerin iyice yıkanmasını ve çocuk kum havuzlarının kedi dışkısından korunmasını tavsiye ediyor.

Havuz ve su parklarında enfeksiyon riski

Havuzlar, su parkları ve fıskiyeler yaz sıcağından korunmak için tercih edilse de bazı mikroorganizmalar klorlu suda dakikalar hatta günler boyunca canlı kalabiliyor. Norovirüs, E. coli, Cryptosporidium ve Giardia gibi etkenlerin kişiden kişiye bulaşabileceği belirtiliyor.

Bu mikroorganizmaların yanlışlıkla yutulması; ishal, mide krampları ve sıvı kaybına yol açabiliyor. Uzmanlar, iyi bakımı yapılan tesislerin tercih edilmesini ve havuz suyunun yutulmamasını öneriyor. İshal şikayeti bulunan kişilerin ise en az bir hafta boyunca ortak kullanım alanlarındaki sulara girmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Suda bulunan bakterilerin kulakta enfeksiyona neden olarak "yüzücü kulağı" olarak bilinen rahatsızlığa yol açabileceği, bunun kulak tıkacı kullanılarak önlenebileceği belirtiliyor.

Göl ve nehirlerde de risk bulunuyor

Gölet, nehir ve göllerde de ishal yapıcı bakteri ve parazitlerin bulunabileceği ifade ediliyor. Sıcak tatlı sularda nadir görülen ancak neredeyse her zaman ölümcül sonuçlar doğuran Naegleria fowleri adlı, "beyin yiyen amip" olarak bilinen mikroorganizmanın da yaşayabildiği belirtiliyor. Uzmanlar, burun tıkacı kullanımının enfeksiyon riskini azaltabileceğini kaydediyor.

Ayrıca açık yara, yeni yapılmış dövme veya piercing bulunan kişilerin denize girerken su geçirmez bandaj kullanmaları öneriliyor. Küresel ısınmayla birlikte sayıları arttığı belirtilen ve halk arasında "et yiyen bakteri" olarak bilinen bazı bakterilerin nekrotizan fasiit adı verilen ciddi enfeksiyonlara yol açabildiği, bu vakalarda cerrahi müdahale gerekebildiği ifade ediliyor.

Çiğ deniz ürünleri risk taşıyor

İstiridye, midye ve deniz tarağı gibi kabuklu deniz canlılarının beslenirken deniz suyundaki mikroorganizmaları bünyelerinde biriktirebildiği belirtiliyor. Bu nedenle çiğ tüketilen kabuklu deniz ürünlerinin ciddi gıda zehirlenmelerine ve çeşitli enfeksiyonlara yol açabileceği aktarılıyor.

Kamp ve doğa yürüyüşlerinde içme suyu

Uzmanlar, doğa yürüyüşleri veya kamp sırasında temiz görünen su kaynaklarının doğrudan tüketilmemesi gerektiğini vurguluyor. İçme suyunun kaynatılması veya uygun filtrelerle arıtılması gerektiği belirtiliyor.

Arıtılmamış sularda bulunabilen E. coli, Giardia ve Cryptosporidium gibi etkenlerin mide bulantısı, karın krampları ve ishale neden olabileceği ifade ediliyor.

Kene ve sivrisineklere karşı önlem alınmalı

Ilıman geçen kışların ardından yaz aylarında kene ve sivrisinek popülasyonlarında artış görülebileceği belirtiliyor. Kenelerin Lyme hastalığı, Rocky Mountain benekli ateşi ve babesiosis gibi hastalıkların taşıyıcısı olduğu kaydediliyor. Kene ısırığının ardından gelişen belirtilerin vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarında değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Sivrisineklerin ise Batı Nil virüsü, Doğu At Ensefaliti ve Zika virüsü gibi çeşitli virüsleri taşıyabildiği belirtiliyor. Bu enfeksiyonların çoğunun grip benzeri belirtilerle seyrettiği ancak bazı durumlarda ciddi nörolojik sorunlara veya gebelikte doğumsal anomalilere yol açabileceği bildiriliyor.

Uzmanlar, kene ve sivrisineklerden korunmak için böcek kovucu ürünler kullanılmasını, mümkün olduğunca vücudu örten kıyafetler tercih edilmesini ve açık renkli giysiler giyilmesini öneriyor. Kenelerin yoğun bulunduğu uzun otların düzenli biçimde kesilmesi ve dışarıda vakit geçirildikten sonra vücudun ve saçlı derinin kontrol edilmesi gerektiği belirtiliyor.

Yetkililer ayrıca kişilerin yaşadıkları bölgelerde veya seyahat edecekleri destinasyonlarda görülen bulaşıcı hastalıklarla ilgili yerel uyarıları takip etmelerinin önem taşıdığına dikkat çekiyor. Bu önlemlerin alınmasıyla yaz aylarının sağlık sorunlarıyla kesintiye uğramadan geçirilebileceği ifade ediliyor.

Kaynak: Gazete Oksijen