11 Mayıs 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 11.05.2026 11:22 | Son Güncelleme: 11.05.2026 11:35

Giden Gelmez Dağları'nda sürpriz keşif: Karadeniz'e özgü doğu kayını Antalya'da ortaya çıktı

Antalya'nın Akseki ilçesindeki Giden Gelmez Dağları'nda Karadeniz'e özgü doğu kayınına ait daha önce kayıtlara geçmemiş yeni bir mikro-sığınak popülasyonu tespit edildi
Giden Gelmez Dağları'nda sürpriz keşif: Karadeniz'e özgü doğu kayını Antalya'da ortaya çıktı
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Meslek Yüksekokulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölüm Başkanı Ali Kavgacı ve ekibi, Antalya'nın Akseki ilçesindeki Giden Gelmez Dağları'nda araştırma yaptı. Araştırmada, 1750-1800 metre yükseltiler arasında karstik yapılı arazi üzerinde ve özellikle dolin (çöküntü) alanlarında yaklaşık 0,5 hektarlık alanda doğu kayını bireyleri görüldü.

Karadeniz'e özgü doğu kayınına (Fagus orientalis) ait, daha önce kayıtlara geçmemiş yeni bir mikro-sığınak popülasyonu tespit edildi.

Türün, Hatay'daki bilinen Akdeniz yayılış alanlarının yaklaşık 400 kilometre batısında yer aldığı ve nemli mikroklima koşullarının etkisiyle bu bölgede varlığını sürdürdüğü belirlendi.

Bölgedeki doğu kayını bireylerinin hem tohum kökenli genç fertlerden hem de kök sürgünü yoluyla oluşmuş çok gövdeli yapılarından meydana geldiği gözlendi. Bölgedeki ormanın büyük ölçüde Toros göknarıyla kaplı olduğu belirtildi.

Alanda doğu kayınıyla birlikte akçaağaç, karaağaç ve üvez gibi kuzey ormanlarına özgü türlerin de bulunduğu kaydedildi.

"Gelecekte iklim değişikliğine uyum açısından çok kritik"

Prof. Dr. Ali Kavgacı AA muhabirine keşfin planlı bir araştırmadan ziyade sahadaki gözlemler ve emekli orman yüksek mühendisi Emin Güzenge'nin yönlendirmesiyle ortaya çıktığını söyledi.

Kendilerine ulaştırılan fotoğraflar üzerine bölgeye gittiklerine işaret eden Kavgacı, yaklaşık 2,5 saatlik zorlu bir yürüyüşün ardından türün ilk bireylerine ulaştıklarını aktardı. Kavgacı, "İlk noktada iki ağaç vardı. Ardından yaptığımız taramada toplam beş farklı yayılış alanı tespit ettik. Bir kısmı tek gövdeli, bir kısmı ise ocak formunda çok gövdeli bireylerden oluşuyordu" dedi.

Kavgacı, popülasyonun özellikle dolin olarak adlandırılan karstik çöküntü alanlarında yoğunlaştığına dikkati çekerek, "Bu alanlarda hem toprak daha derin hem de mikro ölçekte nem birikimi daha yüksek. Türün, bölgede yaşayabilmesini sağlayan temel etken bu mikro iklim koşullarıdır" değerlendirmesinde bulundu.

"Bu popülasyon binlerce yıllık geçmişe sahip"

Keşfin türün geçmişi ve yayılışı açısından önemli sonuçlar ortaya koyduğunu vurgulayan Kavgacı, doğu kayınının bilinen yayılış alanlarının Karadeniz, Kafkasya ve Amanos Dağları ile sınırlı olduğunu hatırlattı.

Kavgacı, şunları kaydetti:

"Bu bulgu, Anadolu diyagonali olarak bilinen Gümüşhane'den Hatay Amanos Dağları'na uzanan göç koridorunun tek açıklayıcı model olmayabileceğini düşündürüyor. Bu popülasyonun binlerce yıllık geçmişe sahip olduğu, son buzul çağından kalan doğal bir miras niteliği taşıdığı değerlendiriliyor. Bu mikro-sığınak dediğimiz alanlar, türlerin ana yayılış alanlarının dışında, kendilerine uygun küçük yaşam cepleri bulup varlıklarını sürdürdükleri yerlerdir. Buradaki alan yarım hektarı bile bulmuyor ancak taşıdığı genetik değer çok büyük".

Söz konusu alanın acilen korunması gerektiğinin altını çizen Kavgacı, "Bu tür alanlar gelecekte iklim değişikliğine uyum açısından çok kritik. Kuraklığa daha dayanıklı bireyler içerebilir. Bu nedenle gen koruma alanı olarak değerlendirilmesi gerekiyor" dedi.

Kavgacı, doğu kayınının gelecekte ormancılık çalışmaları açısından da önem taşıdığını belirterek, bu popülasyondan elde edilecek genetik materyalin yapılacak ağaçlandırma ve uyum çalışmalarında yol gösterici olabileceğini kaydetti.

Öte yandan bölgede geçmişteki yoğun otlatma ve odun kullanımının bazı bireylerde sürgün kökenli gelişimi tetiklediğine işaret eden Kavgacı, buna rağmen popülasyonun binlerce yıldır varlığını sürdürdüğünü ifade etti.

Keşfin yalnızca tür dağılımına değil, Türkiye'nin paleoekolojik geçmişine ilişkin yeni sorular ortaya koyduğuna dikkati çeken Kavgacı, "Bu bulgu bize hem geçmiş göç yollarını hem de gelecekteki iklim senaryolarını yeniden düşünme imkanı veriyor" diye konuştu.

Kavgacı, ilerleyen süreçte genetik analizler ve polen kayıtlarıyla bulguların daha da derinleştirileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA