Hükümetin "Terörsüz Türkiye" süreci olarak adlandırğı yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasa teklifi 592 vekilden 360'nın imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Kanun teklifi, 7 Ağustos Cuma günü komisyonda, 9 Ağustos Pazar günü de Genel Kurul'da görüşelerek Meclis'ten geçecek.
"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" ismi verilen teklif 277 milletvekili bulunan AK Parti ile 46 milletvekilli MHP'nin tam desteğiyle TBMM'ye sunuldu. Teklife ayrıca 44 milletvekili bulunan CHP'nin grup başkanvekilleri, 57 milletvekili bulunan DEM Parti'nin eş genel başkanları, grup başkanvekilleri ve TBMM başkanvekili, 4 milletvekili bulunan HÜDA PAR, iki Yeni Yol milletvekili, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) milletvekilleri ile bağımsız milletvekillerinin de imza attığını bildirdi. Yeni Parti, teklifi inceledikten sonra imzalama kararı vereceğini açıklarken, İyi Parti teklife karşı çıkacaklarını duyurdu.
Çerçeve yasa ile ilgili TBMM'de basın toplantısı düzenleyen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Kanun teklifimizde amaç terör örgütü ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin ve silah bıraktığının tespiti. Adam öldürme suçları ve 2005 öncesi örgüt yöneticileri olup ağırlaştırılmış ceza alanlar hariç olmak üzere bir düzenleme içeriyor" dedi. Süreç yasası teklifine ilişkin konuşan Güler'in açıklamaları şu şekilde:
Aziz milletimizi selamlıyorum. MHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Yıldız bey, Erkan Akçay Bey ve Filiz hocamız. Abdülhamit Gül Bey ve vekil arkadaşlarımızla birlikte sizleri Meclis Başkanlığı'mıza ilettiğimiz çerçeve yasa hakkında sizleri bilgilendireceğiz. Kanun teklifimiz 12 maddeden oluşuyor. Sayın Erdoğan'a ve Sayın Bahçeli'ye; DEM grubuna, CHP grubuna ve Eş Genel Başkanlara teşekkür ediyoruz. HÜDA Par'a ve bağımsız vekillere teşekkür ediyoruz. 360'a yakın imza ile teklifi Meclis'e arz ettik.
5 Ağustos 2025'te TBMM'de Meclis Başkanlığı başkanlığında komisyon kuruluşundan itibaren ilk toplantısını 5 Ağustos 2025'te yaptı ve 18 toplantı icra etti.
"Kritik eşik örgütün silah bırakması"
Pek çok kişiyi dinledik. Çok değerli fikirler dile getirildi. Komisyonumuz Şubat ayında çalışmaları tamamladı. Temsilci veren grupları ve temsilciler ile müzakereler sonucu bir rapor ortaya çıktı.
18 Şubat 2026'da bu yayınlandı ortak mutabakat ile. İnternet sitesinde de yer alıyor bu rapor. 6. başlıkta sürece ilişkin yasal düzenlemelerle ilgili bir başlık var. Komisyonun bir görevi de örgütün silah bırakması ile ortaya çıkacak yasal çerçeveyi belirlemektir. Kritik eşik örgütün silah bırakması. Örgütün kendini tasfiye etmesinin tespit ve teyit edilmesi. Yalnızca ilan edilmesi ile sınırlı değil hukuk ile hayata geçirilmesi için başlangıç noktası olacak.
Silah bırakma sonrası için müstakil düzenleme
Raporda toplumsal bütünleşmede silah bırakma ve sonrası için müstakil yasal düzenlemeye de ihtiyaç duyulmakta diyor. Silah bırakanların topluma yeniden kazandırılması, meselenin hukuki siyasi zemine çekilmesi ifade ediliyor.
Burada raporda yasal düzenlemelerin toplumda cezasızlık ve af algısı kanaatine yol açmaması gerektiği ifade ediliyor.
Yürütme içerisinde bir mekanizma oluşturulması da teklif edildi. Yine kanunda kamu kurumları arasında eş güdüm sağlanması ve sürecin etkin yürütülmesi de raporumuzdaydı.
Düzenleme bir af algısı oluşturmamalı
"Yine raporda, bu doğrultuda gelişen olayların örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasındaki hukuki durumlarını tespit ve tayin etmeye yönelik olmaması gerektiği belirtilmektedir. Kanunun aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı şekilde toplumla bütünleşmesi ve topluma kazandırılması noktasında da bir hedef ortaya koyması gerektiği ifade edilmektedir. Tabii burada yine raporun 6.3 maddesinde, yapılacak yasal düzenlemelerin toplumda asla bir cezasızlık ya da af algısı oluşturmaması gerektiği de açıkça ifade edilmektedir."
Meclis komisyonu kurulacak
"Değerli basın mensupları. Yine 6. maddenin 5. fıkrasında rapor, kanunla örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlanmasını temin edecek, yürütme içerisinde bir mekanizmanın oluşturulmasını önermektedir. Kanunumuzda da bu husus biraz sonra ayrıntılarıyla anlatacağımız şekilde karşılık bulmuştur. Bu hedef doğrultusunda bir çalışma ortaya konulmuştur. Yine kanunda yürütmeye verilecek çerçevesi belirlenmiş yetki kapsamında kamu kurum ve kuruluşları arasında eş güdüm sağlanması ve bu suretle sürecin etkin bir şekilde yürütülmesi de raporumuzda hedeflenmekteydi. Kanunumuzda da bu konuda arkadaşlarımızla mutabakata varılarak metin hazırlanmıştır.
Sonuç olarak raporumuzun 6.6 maddesinde de, yürütülen süreçte görev alanların, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantılarına iştirak edip görüş, öneri ve değerlendirmelerde bulunanların, komisyon çalışmalarında yer alanların ve görevlilerin faaliyetlerinin yasal güvenceye kavuşturulması önerilerek raporda yer almıştır.
18 Şubat tarihinde yayımlanan ve kamuoyuyla paylaşılan bu raporumuzda yer alan başlıkların tamamına yönelik uzun zamandır özel bir çalışma yürütüldü. Kurumlardan görüşler alındı. Milliyetçi Hareket Partisi ile yakın çalışma içerisindeydik. Yine DEM Parti yetkilileriyle yakın diyalog halindeydik. Bu rapor doğrultusunda nasıl bir kanun metni ortaya konulabilir diye uzman arkadaşlarımızdan görüşler aldık.
En son geçen hafta itibarıyla kanun teklifi belli bir olgunluğa erişmişti ve siyasi parti gruplarıyla görüşmelere başladık. Pazartesi itibarıyla şu anda Mecliste grubu bulunan Yeni Yol Partisi, Yeniden Refah Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, grubu olmayan HÜDA PAR ve diğer siyasi partilerle, raporun bu beklentisini karşılayacak şekilde belli konu başlıklarında nelerin olabileceğine dair istişareler yaptık. Dün itibarıyla ve pazartesi günü Abdülhamit Gül Bey ile Adalet Komisyonu Başkanımız da parti gruplarını ziyaret ederek rapordaki başlıklara yönelik nasıl bir kanun teklifi hazırlandığını ifade ettiler. Sonuç itibarıyla siyasi parti temsilcileri de kanun teklifine destek vereceklerini ve imza atacaklarını beyan ettiler. Bugün de huzurunuzda sizlere bunu açıklamış olalım."