Son bir ay içinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından iki tane demir yolu projesi ile ilgili açıklama yapıldı. Önce Ankara ve İzmir arasında yapımına 2013 yılında başlanan hızlı tren projesinin 2027 yılında tamamlanacağı kamuoyu ile paylaşıldı. İkincisi ise İstanbul’da iki havalimanını birbirine bağlayacak olan demir yolu hattının açıklanması oldu. Şimdi iki projenin detaylarına bakalım...
İlk proje Ankara - İzmir
İlki Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren (YHT) projesi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Ankara-İzmir arasını 824 kilometreden 624 kilometreye indirecek; karayolu ile 7 saat, demiryolu ile 14 saatlik seyahat süresini ise 3.5 saate düşürecek projede hattın bu yıl sonuna kadar Afyonkarahisar’a ulaşacağını, 2027 yılı sonunda ise İzmir’e kadar tamamlanarak faaliyete geçeceğini açıkladı.
Aslında Ankara-İzmir YHT projesinin 2016’da faaliyete geçmesi bekleniyordu. Zira 2013 yılında duyurulduğunda “bin 80 günde yani üç yılda bitirileceği” duyurulmuştu. Fakat aradan 10 yıl geçmesine rağmen proje hala tamamlanamadı. Peki, bu 10 yıllık gecikmeye ne sebep oldu?

7 ilden geçiyor
503 kilometrelik bir hat üzerinde inşa edilen ve Ankara, Eskişehir, Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak, Manisa ve İzmir güzergahını kapsayan projenin inşaat işlerine, Binali Yıldırım’ın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı döneminde, 2012 yılında başlandı. Dört kesimden oluşan projede altyapı işlerinden birden fazla yüklenici şirket sorumluydu. 2018 yılında altyapı işleri askıya alındı. 2020 yılında ise üstyapı, elektrifikasyon, sinyalizasyon, binalar ve tesislerin yapımından sorumlu ana yüklenici firma, yapılan ihale neticesinde 2.16 milyar euro bedelle ERG Ortak Girişimi oldu [ERG International UK Ltd., ERG İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. (ERG İnşaat) ve SSB Sauerwein & Schaefer Bau AG (SSB) olmak üzere üç kardeş şirketin ortak girişimi]. 2021 yılı 2. çeyreği itibarıyla da TCDD tarafından daha önce sözleşme yapılan diğer yüklenicilerin sorumluluğunda olan kesimlerin yapım çalışmalarına devam edildi.
“İdari engeller vardı”
Bu süreçte proje, gecikmelere yönelik eleştirilerle gündeme geldi. Fakat bakanlık tarafından, gecikmenin nedenlerine dair bir resmi açıklama yapılmadı; yalnızca dolaylı olarak gecikmeye işaret eden açıklamalar yer aldı. Örneğin Ağustos 2025’te projenin son durumunu yerinde görmek için yaptığı bir şantiye ziyareti sonrası bakan Abdulkadir Uraloğlu, “projede zaman zaman bazı problemlerle karşılaşıldığını belirterek önlerindeki idari ve diğer engellerin tamamen ortadan kalktığını” söyledi.

“Çalışmalar hiçbir aşamada durmadı”
Öte yandan ERG İnşaat ise 22 Aralık 2025 tarihinde, projedeki gecikmelere yönelik eleştirilere karşılık şu açıklamayı paylaştı: “Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesi, basit bir ‘tarih ertelemesi’ meselesi değildir. Bu proje;
1.Güzergah ve proje revizyonları,
2. Zorlu jeolojik ve zemin koşulları,
3. Finansman yapıları,
4. Uluslararası teknik standartlar,
5. Pandemi süreci, küresel tedarik zinciri sorunları ve deprem sonrası değişen kamu öncelikleri gibi çok sayıda teknik, yapısal ve dışsal etkenin birlikte yönetildiği, yüksek mühendislik gerektiren büyük ölçekli bir altyapı yatırımıdır.
Proje süresince:
1. Çalışmalar hiçbir aşamada durmamış,
2. Sahada fiilen imalatlar devam etmiş,
3. Teknik gereklilikler doğrultusunda projeler güncellenmiş,
4. Kamu kaynaklarının etkin, verimli ve kalıcı şekilde kullanılması esas alınmıştır.”
“Normalin dışında bir gecikme”
Bununla birlikte Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası’ndan görüştüğümüz isimler de “zemin etüdünde yaşanan problemlerin projede defalarca kez revizyon yapılmasına neden olduğunu; buna bağlı maliyet artışları ve müteahhit değişikliklerinin de projede normalin dışında bir gecikmeye yol açtığını; pandeminin de süreci yavaşlattığını” belirtiyor.

İngiltere’den 2.3 milyar dolar kredi
2027’de tamamlanması hedeflenen projede 49 tünel ve 779 köprü olmak üzere bin 200’ün üzerinde sanat yapısı yer alacak. Ayrıca hattın yıllık 13.3 milyon yolcu ve 90 milyon ton yük taşıması bekleniyor. Bununla birlikte 2013 yılında 4.3 milyar TL olarak açıklanan proje maliyeti ise (o yılki ortalama döviz kuruyla yaklaşık 2.26 milyar dolar) aradan geçen yıllar içinde birçok defa revize edildi. Ve son olarak 2026 yılında 101 milyar 487 milyon 60 bin TL yani yaklaşık 2.34 milyar dolar olarak yeniden hesaplandı. Proje kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığı’na da, Birleşik Krallık resmi ihracat kredi kurumu olan UK Export Finance garantörlüğünde, Credit Suisse ve Standart Chartered Bank tarafından 2022 yılında 1.7 milyar sterlin (o dönemki karşılığı 2.3 milyar dolar) kredi verildi.
YHT, British Steel’e can suyu oldu
O dönem UK Export Finance’in açıklamasında “İngiltere hükümetinin şimdiye kadarki en büyük sürdürülebilir sivil altyapı anlaşması, seyahatin karbonsuzlaştırılması için Türkiye’deki yeni yüksek hızlı elektrikli demiryolu hattının finansmanına yardımcı olacak ve büyük sözleşmeler İngiliz ve Türk şirketlerine verilecek” denilmişti. Nitekim 18 Şubat 2026’da ERG International Group tarafından yapılan açıklamaya göre proje yalnızca Ankara-İzmir arasını kısaltmakla kalmadı, İngiltere merkezli sanayi devi British Steel’e de somut ekonomik fayda sağladı. Şirket ile yapılan anlaşmaya göre ERG, bu yıl British Steel’den 36 bin ton ray tedarik edecek.
Mayıs 2019’da nakit sıkışıklığı ve Brexit belirsizliği nedeniyle iflas sürecine giren British Steel, Mart 2020’de Çinli Jingye Grubu tarafından satın alınmasının ardından da zarar etmeye devam etmiş ve Haziran 2025’te iki büyük fırınının kapanması ve bu kapanmalar nedeniyle 2 bin 700 kişinin işsiz kalması ihtimali gündeme gelmişti. Fakat ERG’den yapılan açıklamaya göre, Ankara-İzmir YHT projesine yönelik ray tedariki anlaşması sonrası British Steel’de 23 yeni nitelikli üretim pozisyonu yaratıldı ve daha birkaç ay önce kapatılma riski olan Scunthorpe tesisindeki demiryolu üretim kapasitesi genişletildi.
Altyapı ve üstyapı işlerinden sorumlu taraflar
| Kesim | Bölge | Uzunluk (km) | Altyapı | Üstyapı |
| Kesim 1 | Polatlı-Afyon | 151.2 | ERG | ERG |
| Kesim 2a | Afyon-Hatipler | 78.8 | ERG | ERG |
| Kesim 2b | Hatipler Geçidi | 11.5 | ERG | ERG |
| Kesim 3a | Banaz-Esme | 85.6 | AGA Energy | ERG |
| Kesim 3b | Esme-Salihli | 74.3 | Bayburt Grup+Kolin | ERG |
| Kesim 4a | Salihli-Manisa | 17.5 | NAS+Budakyol | ERG |
| Kesim 4b | Salihli-Manisa | 44.5 | ERG | ERG |
| Kesim 4c | Manisa Kuzey | 14.0 | ERG | ERG |
| Kesim 4d | Manisa-Menemen | 25.8 | AGA Energy | ERG |
İkinci proje Kuzey Demiryolu Geçişi
İstanbul’da iki havalimanını bağlayacak proje için 27 Şubat günü Resmi Gazete’de ihale ilanına çıkıldı. Yayımlanan ihale ilanına göre, Çayırova ve Çatalca’yı birbirine bağlayan 122.3 km uzunluğunda ve maksimum hızı 160 km/saat olan bir yüksek hızlı demiryolu altyapısı inşa edilecek. Proje Marmaray hattının Çayırova kesiminden başlayacak, Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan sonra kuzeye dönecek ve demiryolu kullanımı için önceden belirlenmiş bir alan bulunan 4 gidiş ve 4 geliş olmak üzere 59 metre genişliğindeki Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden Boğaz’ı geçerek İstanbul Havalimanı’na ulaşacak, oradan da Çatalca’da, şu an yapım çalışmaları devam eden Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı’na entegre olacak.

33 milyon yolcu
Bu hat sayesinde Marmaray üzerindeki yük ve yolcu taşımacılığının rahatlaması hedeflenirken İstanbul Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı da ilk kez doğrudan demiryolu ile birbirine bağlanmış olacak. Proje kapsamında uzunluğu 59.1 kilometre olan 44 tünel ve 22.4 kilometre uzunluğunda 42 köprü inşa edilecek. Bakan Uraloğlu tarafından yapılan açıklamaya göre, projenin yapım ihalesi hazırlıkları devam ediyor, bu yıl içinde ihale sürecinin tamamlanması ve yer tesliminin gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Hattın tamamlanmasıyla birlikte ise yılda 33 milyon yolcu ve 30 milyon ton yük taşınacağı öngörülüyor.

6.75 milyar dolar
Asya Altyapı Yatırım Bankası, Asya Kalkınma Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, İslam Kalkınma Bankası ve OPEC Uluslararası Kalkınma Fonu olmak üzere altı uluslararası finans kuruluşu tarafından ortak finansmanla desteklenecek projenin toplam finansman tutarı ise 6.75 milyar dolar. 4 kesim halinde tamamlanması planlanan projede, mart ayında danışmanlık işleri için üç, nisan ayında da yapım işleri için beş adet özel ihale yayımlanması planlanıyor.
| İhale paketi | Kategori | Tahmini yayım tarihi |
| Kesim 1: 28.49 km | Yapım | Nisan 2026 |
| Kesim 2: 25.76 km | Yapım | Nisan 2026 |
| Kesim 3: 32.15 km | Yapım | Nisan 2026 |
| Kesim 4: 39.49 km | Yapım | Nisan 2026 |
| Sinyalizasyon ve telekomünikasyon | Yapım | Nisan 2026 |
| Yapım işleri müşavirliği | Danışmanlık | Mart 2026 |
| Proje yönetimi danışmanı | Danışmanlık | Mart 2026 |
| Proje uygulama gözetim danışmanı | Danışmanlık | Mart 2026 |
Taşıma için de kullanılacak
Proje için hazırlanan Çevresel ve Sosyal Etki Raporu’na göre Sabiha Gökçen Havalimanı İstasyonu’nda: Demiryolunu terminalin altından geçirmek ve havalimanı kompleksinde bir istasyon kurmak suretiyle INRAIL hattının Sabiha Gökçen Havalimanı ile doğrudan entegrasyonu ve yük taşımacılığı operasyonlarını da kapsayacak ek düzenlemeler yapılmasına karar verilmiş.
İstanbul Havalimanı İstasyonu içinde ise yük ve yolcu hizmetleri için ayrı demiryolu hatları ve özel istasyonlar inşa edilmesini öneren Alternatif 2 seçilmiş. Bu seçeneğin, özellikle yük trenleriyle tehlikeli maddelerin taşınmasıyla ilişkili potansiyel riskler göz önüne alındığında, operasyonel güvenlik açısından önemli avantajlar sunduğu belirtiliyor.
Ayıca İstanbul Havalimanı İstasyonu’nda kargo terminaline doğrudan demiryolu bağlantısı yapılacak. Çevresel ve sosyal etki analizinde bunun, hava ve demiryolu yük sistemleri arasında kesintisiz transferleri mümkün kılarak verimliliği artıracağı, karayolu taşımacılığına olan bağımlılığı azaltacağı ve ilgili emisyonları düşüreceği ifade ediliyor.
Kaynak: Gazete Oksijen
