Adalet Bakanı Akın Gürlek, vatandaşın avukat olmadan dava dilekçesi hazırlayabileceği yapay zeka destekli bir platform kurmayı düşündüklerini söyledi. Edirne’de üniversite öğrencileriyle bir araya gelen Gürlek, “Vatandaş girdiği zaman; 'benim problemim kira davası, işte nafaka davası, alacak davası' diye yazdığı zaman, hemen kendisine örnek bir şablon çıkacak. Yani avukat olmadan bir dava dilekçesi çıkacak" dedi.
Adliyeye gitmeden online olarak da dava açılabildiğini belirten Adalet Bakanı şöyle konuştu:
"Burada tek tek, adım adım yapay zekayı da kullanarak vatandaşa ne kadar kolay bir şekilde dava açması gerektiğini, açmış olduğu davada ne tür kararlar çıkabileceğini, cevap dilekçesi ya da delilleri hangilerini sunması gerektiğini söyleyecek. Bu konulara çalışıyoruz. Bu konuda yapay zeka ile ilgili bir çalışmamız var.”
"Elbette ki avukatlık müessesine alternatif olarak değerlendirilemez"
Akın Gürlek'in bu açıklamaları yargı dünyasında yeni bir tartışmaya yol açtı. Bakan Gürlek, eleştiriler üzerine sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Elbette ki yapay zeka uygulamaları, savunma makamını temsil eden ve yargının üç sacayağından biri olan avukatlık müessesine alternatif olarak değerlendirilemez. Amacımız, vatandaşlarımızın haklarını bilen, sorumluluklarının farkında olan ve adalete etkin şekilde erişebilen bireyler olarak güçlenmesini sağlamaktır" ifadelerini kullandı.
Anadolu Ajansı'nın haberine göre Adalet Bakanlığı kaynakları da Akın Gürlek'in açıklamalarının vatandaşların adalete erişimini kolaylaştırmak ve hukuk okuryazarlığını artırmak amacıyla yürütülen çalışmalara ilişkin olduğunu ifade etti. Kaynaklar, gündemdeki yapay zeka destekli platformların, hukuki süreçlere dair vatandaşlara rehberlik eden uygulamalar şeklinde tasarlandığını, yargının kurucu unsurlarından biri olan avukatlık müessesesine alternatif teşkil etmediğini belirtti.
"Yargı sisteminin temel güvenceleri üzerindeki etkileri dikkatle değerlendirilmeli"
Akın Gürlek'in yargıda yapay zeka kullanımına ilişkin sözleri baroların da tepkisine yol açtı. Aralarında Ankara, İstanbul, İzmir, Diyarbakır, Antalya, Bursa, Adana ve Konya barolarının da bulunduğu 78 baro, "Savunma hakkı yapay zekaya devredilemez" başlıklı ortak açıklama yayımladı.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından bir söyleşide dile getirilen 'yargıda yapay zeka kullanımı' ve 'vatandaşların hukuki süreçlere erişiminde yapay zeka desteği' başlıklı projeler, barolar tarafından dikkatle izlenmektedir. Bu yaklaşımın, yargı sisteminin temel güvenceleri üzerindeki etkilerinin dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir. Adil yargılanma hakkı; bağımsız ve tarafsız yargı önünde, savunma hakkının etkin kullanımı ve hakkaniyete uygun yargılama güvenceleriyle birlikte korunması gereken temel bir ilkedir. Bu güvencelerin zayıflaması, hukuk güvenliğini ve yargıya duyulan güveni doğrudan sarsar.
Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca avukatlık; kamu hizmeti niteliğinde olup yargının kurucu unsurlarından bağımsız savunmayı temsil eder. Aynı Kanun'un 35. maddesi ile hukuki mütalaa verme, yargı mercileri nezdinde hakları dava ve savunma ile adlî işlemleri takip etme yetkisi münhasıran avukatlara aittir. Kanun'un 2. maddesinde belirtilen amaç; hukuki ilişkilerin düzenlenmesi, uyuşmazlıkların adalet ve hakkaniyetle çözülmesi ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasının sağlanmasıdır. Bu amaç, ancak etik ilkeler, meslekî sorumluluk ve vicdani muhakeme ile hayata geçirilebilir.
"Savunma hakkının özüne doğrudan müdahale niteliğinde"
Vatandaşların avukat yardımı olmaksızın yapay zeka üzerinden hukuki destek almasına imkan tanıyan uygulamalar, savunma hakkının özüne doğrudan müdahale niteliğindedir. Hukuki süreçler; salt teknik veri işleme faaliyetinin ötesinde, somut olaya göre şekillenen vicdanî değerlendirme ve hak koruma faaliyetidir. Hak arama hürriyeti ve savunma dokunulmazlığı, algoritmik sınırlara indirgenemeyecek nitelikte temel ve dokunulmaz anayasal güvencelerdir. Teknolojik dönüşüm vurgusu, avukatlık mesleğinin kısıtlayan veya ikame eden bir noktaya evrilemez. Avukatların 'yapay zeka hakim' talebi ne kadar hukuk mantığına aykırı ise, idarenin "yapay zeka avukat " yaklaşımı da eşit ölçüde sakıncalıdır. Adalet, yalnızca veri işlemesiyle elde edilen matematiksel bir sonuç değil, vicdanî bir süzgeçten geçen insanî muhakemenin ürünüdür. Yargıda kalite, bağımsız mahkemeler önünde nitelikli savunma ile hakka en kısa sürede ve en adil şekilde ulaşılmasıyla ölçülür. Bu çerçevede dijitalleşme, amaç değil; yargısal süreçleri destekleyen bir araç olarak konumlandırılmalıdır.
Adalet Bakanlığı'nın önceliği; savunma makamının yetki alanlarını tartışmaya açmak yerine, bağımsız savunmayı güçlendirmek, hakim ve savcı niteliğini güçlendiren liyakat esaslı reformları hayata geçirmek, yargılamayı hızlandıracak teknik altyapıyı geliştirmek ve yargının tüm unsurları bakımından fiziki ve hukuki imkanları iyileştirmek olmalıdır. Barolar olarak; yargının kurucu unsuru olan savunma makamının teknolojik araçlar gerekçe gösterilerek zayıflatılmasına, mesleki yetkilerin daraltılmasına ve 'yapay zeka' adı altında hukuk hizmetlerinin mekanik bir yapıya indirgenmesine yönelik her türlü girişime karşı hukuki ve kurumsal mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz."