22 Nisan 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 22.04.2026 12:44 | Son Güncelleme: 22.04.2026 12:48

Adalet Bakanlığı'ndan adli kontrol adımı: 450 bin kişi biyometrik olarak uzaktan takip edilecek

Adalet Bakanlığı, denetimli serbestlik kapsamında karakola imza uygulamasını kaldırarak yaklaşık 450 bin yükümlünün akıllı cihazlar üzerinden biyometrik doğrulama ve GPS takibiyle izlenmesini öngören BİOSİS sistemini ihale aşamasına getirdi
Adalet Bakanlığı'ndan adli kontrol adımı: 450 bin kişi biyometrik olarak uzaktan takip edilecek
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Adalet Bakanlığı, denetimli serbestlik ve adli kontrol uygulamalarında köklü bir değişikliğe hazırlanıyor. “Biyometrik İmza Yöntemi ile Takip Sistemi Projesi” (BİOSİS) kapsamında, karakola giderek imza verme ve bazı yükümlülüklerin yerinde denetimi uygulamasının dijital ortama taşınması planlanıyor.

Bakanlığın 2025 yılı faaliyet raporunda ayrıntıları netleşen projeye göre, sistemin hayata geçmesiyle birlikte yaklaşık 450 bin yükümlü akıllı telefonları üzerinden takip edilecek.

Birgün'de yer alan haberde mevcut elektronik izleme altyapısının kapasitesi yaklaşık 3 bin kişiyle sınırlıyken, yeni sistemin bu kapasiteyi 150 kat artıracağı belirtiliyor.

Türkiye Gazetesi’nin haberine göre sistem, TÜRKSAT iş birliğiyle geliştiriliyor ve ihale aşamasına gelmiş durumda. Uygulama ile birlikte “karakolda imza” ve “kamu yararına çalışma” gibi yükümlülüklerin büyük ölçüde dijitalleşmesi hedefleniyor.

Anlık uyarı sistemi de devreye girecek

BİOSİS kapsamında denetim üç temel mekanizma üzerinden yürütülecek. Yükümlüler, telefonlarına gönderilecek bildirimler aracılığıyla biyometrik doğrulama yapacak. Yüz tanıma veya parmak izi gibi verilerle kimlik teyidi sağlanacak. Ayrıca GPS tabanlı konum takibi ile belirlenen kısıtlı alan ihlalleri sistem tarafından otomatik olarak tespit edilecek. Kurallara aykırı hareketlerde ise anlık uyarı sistemi devreye girecek.

Adalet Bakanlığı, sistemin saha personeli ihtiyacını azaltacağını, emniyet birimlerinin iş yükünü hafifleteceğini ve kamu maliyetlerini düşüreceğini belirtiyor. Yetkililer ayrıca uygulamanın “daha az kısıtlayıcı ancak daha etkin” bir denetim modeli sunduğunu ifade ediyor.