22 Nisan 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 22.04.2026 10:54 | Son Güncelleme: 22.04.2026 11:07

WSJ, Barrack’ı başyazıyla hedef aldı: “Ankara Büyükelçisi’ne atandığı ülkenin değil, ABD’nin politikalarını savunması gerektiği hatırlatılmalı”

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack için “İstanbul’daki adamımız” ifadesini kullanan WSJ, “Onun kendi Orta Doğu politikası ve bir Amerikan elçisi için garip görüşleri var” yazdı
WSJ, Barrack’ı başyazıyla hedef aldı: “Ankara Büyükelçisi’ne atandığı ülkenin değil, ABD’nin politikalarını savunması gerektiği hatırlatılmalı”
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Dünyanın en büyük medya imparatoru Rupert Murdoch’un sahibi olduğu ve ABD’nin en çok okunan yayınlarından olan Wall Street Journal, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ı eleştiren bir başyazı yayımladı. Gazetenin yayın kurulu, Barrack’ı ABD’nin politikalarını savunmamakla suçladı.

Başyazıda, “Amerikan Büyükelçilerinin, ev sahibi ülkeleri ABD politikasına karşı savunmaları değil, ev sahibi ülkelerde ABD politikasını savunmaları beklenir. Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın bu konuda bir hatırlatmaya ihtiyacı olabilir” yazdı.

“Tom Barrack’ın kendi Orta Doğu politikası var” başlıklı başyazının spotunda, “İstanbul’daki adamımızın bir Amerikan elçisi için bazı garip görüşleri var” ifadesinin yer alması da dikkat çekti. Barrack Ankara’ya atanmış olsa da İstanbul’da çok zaman geçirdiğine dair haberler daha önce medyada yer almıştı.

WSJ yayın kurulu, “Cuma günü Türkiye'de düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'nda, Bay Barrack 30 dakika içinde Orta Doğu'ya demokrasiye karşı tavsiyede bulunmayı, Hizbullah ile iş birliğini teşvik etmeyi, Lübnan ateşkesiyle dalga geçmeyi, Lübnan görüşmelerine İran'ın dahil edilmesi çağrısında bulunmayı, Türkiye'nin Rus hava savunma sistemleri alımını hafife almayı ve Türkiye adına İsrail'i tehdit etmeyi başardı” ifadelerini kullandı.

Başyazıda bu konuşmadaki her maddenin ABD politikalarını baltaladığı belirtilirken, Barrack’ın sözleri nedeniyle Lübnan hükümetinin ABD’nin Hizbullah’ı silahsızlandırma için yaptığı baskıyı ciddiye almayabileceğini belirtti.

Yazının devamında Barrack’ın Türkiye ile ilgili sözleri üzerine şunlar yazıldı:

“Barrack, Türkiye'nin ABD'nin itirazlarına rağmen satın aldığı Rus S-400 hava savunma sistemleri konusunu bu meseleden ayrı tutarak, Türkiye'ye F-35 jetleri satılmasını savundu. Bu durumu, ilgili ABD yaptırımları kabul edilmeden çok önce, 1990'larda Kıbrıs konusundaki bir anlaşmazlığı çözmek için alınan Yunanistan'ın S-300'leriyle bir tuttu.

Cuma günü demokrasi yerine Orta Doğu'daki ‘iyicil monarşiler’ modelini övmesi üzerine, Türkiye'deki ana muhalefet lideri Barrack'ı ‘istenmeyen kişi’ (persona non grata) ilan etti. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, en güçlü rakibini 2.000 yıla kadar hapis cezasıyla hapse attırmaya çalışıyor.

Bunlar, içinde böylesine pervasızca hareket edilemeyecek kadar hassas sular. Ocak ayında, Barrack'ın onları koruyan Kürt müttefiklerimizi arkadan bıçakladıktan sonra Suriye'deki IŞİD mahkumları konusunu nasıl yüzüne gözüne bulaştırdığını yazmıştık. ABD ordusu onu bu durumdan kurtarmak zorunda kalmıştı.
Temmuz ayında Reuters, Barrack'ın Suriye'deki federalizme karşı çıkışlarının, Devlet Başkanı Ahmed el-Şara’da, birliklerini güneye, Dürzi topraklarına konuşlandırmak için ABD'den yeşil ışık aldığı izlenimini yarattığını bildirdi. Birçok Dürzi, bu güçler ve onların kontrolündeki milisler tarafından öldürüldü ve bu durum İsrail'in hava saldırılarını tetikledi.

Cuma günü İsrail'in Türkiye konusundaki endişeleri sorulduğunda Bay Barrack, İsrail'i geri durması konusunda uyardı. ‘Türkiye şakaya gelecek bir ülke değildir’ dedi. Bu ne anlama geliyor? Bay Erdoğan'a Hamas'ı övmeyi bırakmasını tavsiye etmek çok daha yerinde olurdu.

Bay Barrack bölgede ‘kimsenin Yahudilerle bir sorunu olmadığını’, sadece Siyonizm ile sorunu olduğunu ve bunun ‘bir tanım meselesi’ olduğunu vurguladı. Bu da kendilerini ‘realist’ olarak görenlerin bile nasıl at gözlüğü takabileceğini gösteriyor.”

Kaynak: Gazete Oksijen