İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12 Temmuz'da başlattığı Ahbap Derneği soruşturması, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından toplanan bağışların kullanımına ilişkin iddialar üzerine başlatıldı. Soruşturma ilerledikçe kapsamı genişledi ve yalnızca derneğin mali işlemlerini değil, dernek yöneticileri ile bağlantılı kişi ve şirketlerin para hareketlerini de inceleyen çok yönlü bir dosyaya dönüştü.
Sözcü TV, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen AHBAP Derneği soruşturması kapsamında Ece Üner, Fatih Portakal, Feyza Altun, Gökhan Özoğuz ve Öykü Serter’in ifade vereceğini aktardı.
Üner ve Portakal, Haluk Levent'i eleştiren paylaşımlar yapmıştı
Gazeteci Fatih Portakal, Haluk Levent'in soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından kendine ait internet sitesinde "Kime Güvenmek!" başlıklı bir yazı yayınlayarak " Eğer kendimize ihanet etmeyi azaltabilirsek, başkasının ihanetini gördüğümüzde kolay etkilenmeyiz. Muhakemem bundan sonra bu olacak." ifadelerini kullanmıştı.
Gazeteci Ece Üner de X hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşımda "Türk halkının ortak dayanışma ruhuna ve güven duygusuna vurduğu darbe nedeniyle lanetliyor, olayın tüm boyutlarının aydınlatılmasını adaletin yerini bir an evvel bulmasını kamu vicdanı adına talep ediyorum" ifadelerini kullanmıştı.
“Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım.”
— Ece Üner (@eceuner12) July 15, 2026
Haluk Levent’e ait bu savunma ve ifadesinin geri kalanı ne insani, ne vicdani ne ahlaki.
Türk halkının ortak dayanışma ruhuna ve güven duygusuna vurduğu darbe nedeniyle lanetliyor, olayın tüm boyutlarının…
Soruşturmada bugüne dek neler oldu?
Savcılık dosyasında, Ahbap'ın depremzedeler için yaklaşık 158 milyon dolar bağış topladığı, ancak bu kaynağın bir bölümünün amacı dışında kullanıldığı öne sürülüyor. İddialara göre bağışların bir kısmı kişisel hesaplara aktarıldı, buradan da dernek yöneticileriyle bağlantılı kişi ve şirketlere transfer edildi. Dosyada bu para hareketlerine ilişkin banka kayıtları ve mali incelemelere yer verildiği belirtiliyor.
Soruşturmanın ilk dalgasında Ahbap'ın kurucusu Haluk Levent gözaltına alındı. Levent hakkında "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt üyeliği" gibi suçlamalar yöneltildi. Savcılık ayrıca bazı belgelerde "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarına da yer verdi.
Emniyet ve savcılık ifadelerinde tüm suçlamaları reddeden Levent, deprem bağışlarının neredeyse tamamının afet bölgesindeki çalışmalarda kullanıldığını savundu. Harcamaların valilikler ile İçişleri Bakanlığı denetiminde olduğunu belirten Levent, Yeliz Kaya'ya aktarılan paranın ise Ahbap'a devretmek istediği taşınmazlarla ilgili olduğunu öne sürdü. Buna karşın mahkeme, dosyada "kuvvetli suç şüphesi" bulunduğu gerekçesiyle tutuklanmasına karar verdi.
İlk operasyonun ardından İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da ikinci dalga gözaltılar gerçekleştirildi. Bu operasyonlarda Ahbap'ın kurucularından Alper Çelik'in de aralarında bulunduğu 17 kişi gözaltına alındı. Böylece soruşturma kapsamında gözaltına alınanların sayısı 42'ye yükselirken, dört şirkete de kayyım atandı.
Soruşturma kapsamında dikkat çeken isimlerden biri de CHP Parti Meclisi Üyesi ve eski TÜRMOB Başkanı Emre Kartaloğlu oldu. Kartaloğlu'nun, Ahbap'ın deprem dönemine ilişkin hesaplarını daha önce inceleyerek usulsüzlük tespit etmediği yönünde rapor hazırladığı, bu raporun da soruşturma kapsamında yeniden incelenmeye alındığı açıklandı.
Son operasyonda ise Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur ile birlikte yedi kişi daha gözaltına alındı. İddiaya göre Uğur'un "gerçek faydalanıcısı" olarak gösterildiği Babala TV hesabına yurt dışından yüksek tutarlı döviz transferleri yapıldı ve bu işlemlerden biri bir banka tarafından MASAK'a şüpheli işlem olarak bildirildi. Uğur ve diğer şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Gözaltına alınmasının ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Oğuzhan Uğur, soruşturmada ortaya konulan iddiaları kabul etmedi. Dosyada bir yanlışlık varsa bunun kendisine ve ekip arkadaşlarına da yapıldığını savunan Uğur, soruşturma sürecinde hukuki mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.