Giresun’un Eynesil ilçesinde 2018 yılında evinin önünde ağır yaralı halde bulunan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın ölümüne ilişkin dosyada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)Türkiye’ye üç kritik soru yöneltti.
Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan’ın 30 Aralık 2025’te AİHM’ye yaptığı başvuru kapsamında mahkeme, 14 Eylül 2026’da Türkiye’ye başvuruyu bildirdi. AİHM, Türkiye’den hem soruşturmanın yürütülme biçimi hem de iç hukuk yollarında geçen süre konusunda yanıt istedi.
AİHM’nin önündeki üç başlık
AİHM, Türkiye’ye ilettiği belgede öncelikle soruşturma yeniden açılmadan aileye ödenen 350 bin liralık manevi tazminatın yeterli bir giderim sağlayıp sağlamadığını sordu.
Mahkemenin ikinci sorusu, Türkiye’nin Rabia Naz’ın ölümüyle ilgili etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği oldu.
Üçüncü başlık ise soruşturma ve başvuru sürecinin uzunluğu. AİHM, dosyanın Anayasa Mahkemesi’nde yaklaşık beş yıl boyunca görülmesini dikkate alarak, bu sürenin “makul süre” şartını karşılayıp karşılamadığını Türkiye’ye sordu.
AYM yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmetti
Rabia Naz’ın ölümünün ardından yürütülen soruşturma takipsizlik kararıyla sonuçlandı. Ancak ailesi, soruşturmanın başından itibaren olayın aydınlatılmadığını savundu ve Rabia Naz’ın ölümünün intihar olarak değerlendirilmesine itiraz etti.
Dosya yıllar boyunca kamuoyunun gündeminde kaldı. Baba Şaban Vatan, kızının ölümünün koşullarının yeterince araştırılmadığını belirterek soruşturmadaki eksikliklere dikkat çekti ve olayın yeniden soruşturulmasını talep etti.
Aile, iç hukuk yollarında da bu itirazlarını sürdürdü. Dosya Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. AYM, 2025 yılında verdiği kararda soruşturmadaki eksiklikler nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
Yüksek Mahkeme, aileye 350 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Ancak soruşturmanın yeniden açılmasına hükmetmedi.
Bu AİHM'in Türkiye'den yanıt istediği sorulardan da biri: Soruşturmanın yeniden açılmadığı bir durumda verilen tazminat, yaşam hakkı ihlalinin giderilmesi için yeterli mi?
2018’de ne olmuştu?
Rabia Naz Vatan, 12 Nisan 2018’de Giresun’un Eynesil ilçesindeki evlerinin önünde ağır yaralı halde bulundu. 11 yaşındaki Rabia Naz, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
Ölümün ardından yürütülen soruşturmanın seyri, özellikle ailesinin itirazları nedeniyle yıllar boyunca tartışma konusu oldu. Aile, Rabia Naz’ın ölümünün basit biçimde intihar olarak değerlendirilmesine karşı çıktı ve olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istedi.
Şaban Vatan’ın ısrarlı girişimleri, dosyanın yeniden incelenmesi talebi ve soruşturmadaki eksikliklere ilişkin tartışmalar zaman içinde kamuoyunun da gündemine taşındı. Ailenin temel talebi, Rabia Naz’ın nasıl hayatını kaybettiğinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve soruşturmanın etkili biçimde yürütülmesiydi.
AYM’nin 2025 tarihli kararı, ailenin soruşturmanın yeterliliğine ilişkin itirazlarının bir bölümünü hukuken de karşılık bulur hale getirdi. Mahkeme yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmetti ancak soruşturmanın yeniden açılmasına karar vermedi.
Dosya yeniden inceleniyor
AİHM sürecinin yanı sıra Rabia Naz’ın ölümüne ilişkin dosya Türkiye’de de yeniden gündemde.
Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, Rabia Naz’ın ölümüne ilişkin dosyayı yeniden incelemeye aldı.
Böylece 2018’den bu yana kapanmayan dosyada iki ayrı hukuki süreç aynı anda ilerliyor. Türkiye, bir yandan Adalet Bakanlığı bünyesindeki incelemeyi yürütürken diğer yandan AİHM’nin etkili soruşturma, tazminatın yeterliliği ve makul süre konularındaki sorularına yanıt verecek.
AİHM’nin önündeki başvuruda henüz esas hakkında karar verilmiş değil. Türkiye’nin savunmasının ardından mahkeme, başvurunun kabul edilebilirliği ve esası hakkında değerlendirme yapacak.
Kaynak: Gazete Oksijen

