Deutsche Welle muhabiri Alican Uludağ’ın 22 sosyal medya paylaşımı nedeniyle tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması, 21 Mayıs’ta Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Ancak Uludağ, duruşma salonunda resmen bulunmayacak, mahkemenin kararı ile SEGBİS aracılığı ile bağlanacak. Uludağ, “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “yargı mensuplarını alenen aşağılama” suçlarından yargılanıyor. Suçlamalar için öngörülen cezaların üst sınırına zincirleme suç hükümleri uygulandığında yaklaşık 19 yıl 6 aya kadar çıkabileceği hesaplanıyor.
Üç aydır tutuklu bulunuyor
Gazeteci Alican Uludağ, 19 Şubat’ta sosyal medya platformu X’te yaptığı bir paylaşımın ardından hakkında resen soruşturma başlatılması üzerine aynı gün Ankara’daki evinden gözaltına alındı. İstanbul’a kara yoluyla götürülen Uludağ’ın gece saatlerinde emniyette ifadesi alındı. Gazeteci, süreci daha sonra “22 saat içinde kendimi cezaevinde buldum” sözleriyle anlattı.
Tutuklanmasının ardından önce Metris Cezaevi’ne gönderilen Uludağ, daha sonra Silivri’deki Marmara Cezaevi’ne sevk edildi. İlk günlerde televizyon, kitap ve gazeteye erişemediğini, kantinden alışveriş yapamadıklarını, yerde uyuduklarını ve sağlıksız koşullarda kaldıklarını belirten Uludağ, “Tahta kuruları üzerimizde geziyordu” ifadelerini kullandı.
Geçici koğuşta kaldıktan sonra 48 kişilik başka bir koğuşa sevk edilen gazeteci, avukatlarının başvurusu üzerine daha sonra Silivri Cezaevi’ne nakledildi. Uludağ, 26 Şubat’tan bu yana tek kişilik hücrede tutuluyor.
Hakkındaki dosya, iddianamenin kabul edilmesi ve ardından verilen yetkisizlik kararıyla Ankara’ya gönderildi. Ancak dosyanın başkente taşınmasına rağmen Uludağ Silivri Cezaevi’nde tutulmaya devam ediyor. İlk duruşmada savunmasını mahkeme salonunda değil, SEGBİS üzerinden yapmasının planlandığı belirtiliyor.
Uludağ’ın tutukluluğu ve soruşturmanın hukuki dayanağı, geçen üç aylık süreçte kamuoyunda tartışma konusu oldu.
Uluslararası Af Örgütü, Uludağ’ın paylaşımlarını inceledi
Uludağ’a yöneltilen suçlamalar, 21’i 2025 yılından, biri ise Şubat 2026’dan olmak üzere 22 sosyal medya paylaşımıyla ilgili. 30 Mart’ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, 217/A, 218/1, 299/1 ve 2 ve 301/1 Maddeleri uyarınca düzenlenen iddianameyi İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sundu.
Uluslararası Af Örgütü, Uludağ’ın 22 paylaşımının yazılı dökümünü inceledi. Uluslararası Af Örgütü incelemenin ardından "Paylaşımlar, Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 19. Maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. Maddesi ile güvence altında alınan ifade özgürlüğü hakkının kullanımı kapsamında olduğu" sonucuna vardı.
Uluslararası Af Örgütü, konuya ilişkin açıklamasında "Uludağ’ın haksız tutukluluğuna ve yargılanmasına derhal son verilmeli, ifade özgürlüğü hakkı korunmalıdır. Türkiye yetkilileri, TCK’nın ceza soruşturmaları, davalar ve keyfi tutukluluk yoluyla özellikle gazetecileri susturmak için araçsallaştırılan, ifade özgürlüğünün kullanımını doğrudan engelleyen ve toplumda caydırıcı bir etki yaratan 217/A, 299. ve 301. maddelerini yürürlükten kaldırmalıdır" çağrısında bulundu.
