Anayasa Mahkemesi (AYM), Van Valiliğinin 2019 yılında il genelindeki tüm etkinlikleri yasaklamasına ilişkin bireysel başvuruda, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Yüksek Mahkeme, başvurucu Van Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Mahmut Kaçan'a 50 bin TL manevi tazminat ödenmesine ve ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına hükmetti. 8 Ocak 2026'da verilen kararın gerekçesi, 6 Ekim tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı.
Başvuruya konu süreç, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın ceza infaz kurumundaki koşullarına ilişkin iddialar nedeniyle 2018'in Kasım ayında başlatılan açlık grevlerinin Mayıs 2019'da sona ermesinin ardından başladı. Van Valiliği, 28 Mayıs 2019'da kamu düzeni ve güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve şiddet olaylarının yaygınlaşmasının engellenmesi gibi gerekçelerle, bildirim şartına bağlı ve spor faaliyetleri kapsamındaki kutlamalar dışındaki tüm etkinlikleri il genelinde 15 gün süreyle yasakladı. Yasaklama kararı düzenli olarak uzatılarak yıl boyunca devam etti.
Kaçan, 28 Mayıs tarihli kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Van 2. İdare Mahkemesinde dava açtı. Başvurucu, yasaklamanın somut bir güvenlik riskine dayanmadığını ve sistematik hale gelen yasaklarla anayasal hakların kullanılamaz duruma geldiğini belirtti.
İdare Mahkemesi ise yasağın kanuni yetki kapsamında olduğunu, olası şiddet olaylarının önlenmesi ile can ve mal güvenliğinin sağlanması bakımından meşru amaç taşıdığını ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olduğunu belirterek davayı reddetti. İstinaf başvurusu da Erzurum Bölge İdare Mahkemesi tarafından kesin olarak reddedildi.
AYM Genel Kurulu, yaptığı değerlendirmede toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına müdahale edilebilmesi için kamu düzenini bozacak somut bir tehlikenin ortaya konulması, bu tehlikenin daha hafif tedbirlerle giderilemeyeceğinin gösterilmesi ve alınan önlemin zorunlu olduğunun gerekçelendirilmesi gerektiğini vurguladı. Mahkeme, uzun veya ayrıntılı açıklamaların tek başına hakka müdahale için yeterli gerekçe oluşturmayacağına işaret etti.
Kararda, Van'daki yasaklamanın hangi somut olgulara dayanılarak gerekli görüldüğünün ortaya konulmadığı, kamu düzeni açısından açık ve yakın tehlikenin ne olduğunun somut verilerle desteklenmediği belirtildi. AYM ayrıca, art arda alınan yasak kararlarında önceki müdahaleyi haklı gösteren gerekçelerin devam edip etmediğinin daha ayrıntılı biçimde açıklanması gerektiğini kaydetti. İdare Mahkemesinin de başvurucunun yasakların süreklilik kazandığı yönündeki iddiasını yeterince araştırmadığı sonucuna varıldı.
AYM, bu gerekçelerle Anayasa'nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine oyçokluğuyla karar verdi. Kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Van 2. İdare Mahkemesine gönderilmesine ve başvurucuya net 50 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.
6 üyeden karşı oy
Anayasa Mahkemesinin kararına üyeler Recai Akyel, İrfan Fidan, Muhterem İnce, Yılmaz Akçil, Ömer Çınar ve Metin Kıratlı karşı çıktı. Altı üye ortak karşıoy yazısında, Van Valiliğinin 15 günlük eylem ve etkinlik yasağının başvurucunun toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını ihlal etmediğini savundu.
Karşıoyda, başvurucunun yasak süresi içinde belirli bir toplantı veya gösteri düzenlemeyi planladığını ve yasak nedeniyle bunu gerçekleştiremediğini ortaya koymadığı belirtildi. Üyeler, AYM'nin daha önce ihlal kararı verdiği benzer dosyalarda toplantıların fiilen engellendiğine veya başvurucular hakkında idari ya da cezai yaptırım uygulandığına dikkat çekerek, mevcut başvuruda doğrudan ve kişisel bir müdahalenin gösterilemediğini kaydetti.
Altı üye ayrıca Valiliğin kararının, PKK lideri Abdullah Öcalan için yapılan açlık grevleri sonrasında ortaya çıkan gelişmeler, sosyal medya paylaşımları ve olası şiddet olaylarına ilişkin güvenlik değerlendirmelerine dayandığını belirtti. Bu çerçevede yasağın kamu düzeninin, can ve mal güvenliğinin korunması ile terör faaliyetlerinin önlenmesi bakımından meşru ve ölçülü olduğu savunuldu.
Karşıoyda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ciddi kamu düzeni ve çatışma riski bulunan bazı durumlarda genel nitelikteki gösteri yasaklarını hak ihlali olarak değerlendirmediği kararlara da atıf yapıldı. Derece mahkemelerinin yasak kararını yeterli biçimde incelediğini savunan üyeler, kararlarda “bariz takdir hatası veya açık keyfilik” bulunmadığını belirterek toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ihlal edilmediği görüşünü dile getirdi.
AYM, Van'daki gösteri yasağı hakkında daha önce de hak ihlali kararı vermişti
Anayasa Mahkemesi daha önce de Van’da uygulanan eylem ve etkinlik yasaklarını bireysel başvurular kapsamında incelemişti. HDP Çaldıran ilçe örgütü yöneticilerinin 23 Şubat 2020’de Ankara’da düzenlenecek HDP 4. Olağan Kongresi öncesinde ilçe merkezinde el ilanı dağıtmasına dair polisin 10 HDP ilçe yöneticisine, kentte yürürlükte olan “eylem ve etkinlik yasağını ihlal ettikleri” gerekçesiyle idari para cezası uygulammasına dair davada AYM, üç kişinin başvurusunu süre aşımı nedeniyle reddederken diğer yedi başvuruyu incelemeye alarak Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan “toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının” ihlal edildiğine karar vermişti.
Ne olmuştu?
Van’da eylem ve etkinliklere yönelik genel yasak uygulaması, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL döneminde, 21 Kasım 2016’da başladı. Van Valiliği, ilk kararın ardından yasakları çoğunlukla 15’er günlük sürelerle art arda yenileyerek uygulamayı yıllarca sürdürdü.
Kararlar kapsamında kent genelindeki gösteri yürüyüşleri ve açık hava toplantıları yasaklanırken, basın açıklaması, oturma eylemi, stant ve çadır kurulması, imza kampanyası ile bildiri, broşür ve el ilanı dağıtılması gibi faaliyetler de yasaklandı ya da mülki idare amirinin iznine bağlandı. Valilik, kararlara gerekçe olarak milli güvenliğin ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, can ve mal güvenliğinin sağlanması ve şiddet olaylarının önüne geçilmesini gösterdi. Yasaklarda 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu dayanak gösterildi. Türkiye genelinde OHAL Temmuz 2018’de sona ermesine rağmen Van’daki uygulama devam etti.
Kesintisiz genel yasak uygulaması yaklaşık altı yıl sürdü. 24 Temmuz 2022’de uygulama kısmen gevşetilerek kentte bazı noktalarda eylem ve etkinlik yapılmasına izin verilmeye başlandı.