13 Mart 2026, Cuma
Haber Giriş: 12.03.2026 21:58 | Son Güncelleme: 12.03.2026 22:55

Bahçeli: İstihbarat oyunlarının tuzağına kapılacak yeni yetme bir devlet değiliz

Bahçeli, İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yöneldikten sonra imha edilen füzelerle ilgili "Hiçbir tehdide eyvallah demeyiz. Bununla birlikte Siyonist-emperyalist menşeli derin çukura düşecek, algı ve istihbarat oyunlarının tuzağına kapılacak yeni yetme bir devlet de hiç değiliz" dedi
Bahçeli: İstihbarat oyunlarının tuzağına kapılacak yeni yetme bir devlet değiliz
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve milletvekillerinin katılımıyla düzenlenen iftar programında açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına değinen Bahçeli, "Haksız ve soysuz bir savaşın bütün sonuçları karşımızdadır. Bir savaşı başlatmak kolaydır, ama bitirmek zordur. Bir askeri operasyonda çok boyutlu taarruz her an mümkündür, ama ricat, yani geri çekilme çok yüksek maliyetlere yol açabilecektir. ABD ile İsrail’in İran karşısında teklemeye başladığı, iç kamuoylarında ise çözülmelerin hız kazandığı anlaşılmaktadır" ifadelerini kullandı.

"Kahredici bir provokasyon devrede"

"Savaşın bölgesel mahiyet kazanması, etnik ve mezhebi bir hüviyete bürünmesi hususunda kahredici bir provokasyon devrededir" diyen MHP lideri şöyle devam etti:

"Hatta Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmek, İran’la Körfez ülkelerini çatıştırmak, bu suretle savaşın akışını değiştirmek amacıyla karanlık planların yapıldığı da esasen sır değildir. Stratejik bilgi çift katmanlıdır. Bir yandan dış çevreyi anlamayı, diğer yandan da sahip olunan kapasiteyi doğru tartmayı gerektirmektedir. Türkiye gelişmeleri doğru anlarken, kendi kapasitesini bilmekte, stratejik dengeleme ve doğrulamayı yapmaktadır. Hiçbir tehdide eyvallah demeyiz, diyemeyiz. Bununla birlikte Siyonist-emperyalist menşeli derin çukura düşecek, algı ve istihbarat oyunlarının tuzağına kapılacak yeni yetme bir devlet de hiç değiliz."

"Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız"

ABD-İsrail için savaşın askeri, siyasi ve ekonomik külfeti arttıkça Türkiye'nin etrafında biriken tehlikenin de yoğunlaşacağı yorumunu yapan Bahçeli şunları söyledi:

"Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız. Türkiye’yi gayya kuyusuna itmek için yapılan ahlaksız tezgâhları isabetle okumalı, bu kuyuyu kazanları boşa düşürmeliyiz.

Görüldüğü kadarıyla, ABD ve İsrail için evdeki hesap İran’a uymamıştır. Birbiriyle bağlantısız ve tutarsız açıklamaları bir yana bırakırsak, bölgesel sıkışma ve basınç yüksekliği küresel mahiyet almak üzeredir. Hürmüz Boğazı’ndaki darboğazlar, Basra Körfezi’ndeki tıkanmalar, petrol ve diğer enerji kaynaklarının taşınması ve lojistiğiyle ilgili çok ciddi aksaklıklar ve sıkıntılar savaşın çok boyutlu sonuçlarının doğacağını işaret etmektedir. Karşılıklı füze saldırıları, bombalanan okullar, hastaneler, sivil ve masum insanlar küresel vicdanı titretmektedir.

"İran, yeni bir Vietnam’a dönebilir"

Savaşın en büyük mağduru elbette gene çocuklardır. Yol yakınken ateşkes rejimi devreye girmelidir. Eller tetik yerine uzlaşma gayesiyle birleşmelidir. Aksi halde İran; ABD-İsrail ortaklığı için yeni bir Afganistan’a, yeni bir Irak’a, hatta yeni bir Vietnam’a dönebilecektir. Siyonist eşkıyalığın İran’da rejim değişikliğini sağlama hesabıyla ABD’nin askeri ve stratejik altyapıları vurma hedefi çelişmekte, görüş farklılıkları iyice ayyuka çıkmaktadır. Lübnan’dan Bahreyn’e, Katar’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Kuveyt’ten Irak’a, Ürdün’den Umman’a kadar bölgemiz barut fıçısı, patlamaya hazır saatli bomba gibidir.

Bizim için yegâne öncelik barış ve istikrardır. Bu savaşa derhal son verilmelidir. ABD-İsrail, İran’dan elini çekmelidir. Karşılıklı diyalog ve diplomasiyle silahlar susmalı, siyaset konuşmalıdır. Herkesi uyarıyorum, sıcak gelişmelerin her türlü ihtimale açık olması münasebetiyle körüklenen şiddet ateşi küresel ve bölgesel alana sıçramadan söndürülmelidir. Aksi halde dünya ve beşeriyet çok ağır bir bedel ödeyecektir.

Bizim için öncelikli hedef Türkiye’nin güvenliğidir. Muazzam devlet ve millet aklımızın hikmetli müktesebatıyla kapımızın önünde olup bitenleri anbean takip etmek durumundayız. Türkiye’mizi ve aziz milletimizi riske atacak, hedef yapacak, hatta İran’la ve diğer bölge ülkeleriyle çatıştırmayı sağlayacak niyet ve emellere ağır başlı bir şekilde yaklaşmak esas olmalıdır. Fakat buna rağmen kasti ve doğrudan musallat olan hiçbir düşmanca muameleye de kesinlikle tahammül etmeyeceğimizi, kim olursa olsun egemenlik haklarımızı ve bağımsızlık onurumuzu cansiperane şekilde savunacağımızı herkes çok iyi bilmeli, hesabını ise buna göre yapmalıdır."