Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP 38'inci Olağan Kurultayı'nda 'para karşılığı oy kullandırıldığı' iddiası üzerine soruşturma başlatırken, eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve eski grup başkanvekili Akif Hamzaçebi tanık olarak ifadeye çağrıldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara'da Kasım 2023'te gerçekleşen CHP 38'inci Olağan Kurultay'a ilişkin iddialarla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, "Ankara’da gerçekleşen Cumhuriyet Halk Partisi Kurultayında ‘kurultay günü para karşılı oy kullandırıldığı' şeklinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan ihbar üzerine yetkisizlik kararıyla evrakın yetki itibarıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilmesini müteakip başsavcılığımızca soruşturma başlatılmıştır. Soruşturmaya konu olayla ilgili basın organlarında ve sosyal medyada yapmış oldukları açıklamaları nedeniyle Kemal Kılıçdaroğlu ve Akif Hamzaçebi tanık sıfatıyla ifadeye çağrılmıştır. Soruşturmaya titizlikle devam edilmektedir" denildi.
Hamzaçebi'den yanıt geldi
Hamzaçebi, soruşturma kapsamında tanık olarak ifadeye çağrılmasına ilişkin sosyal medya hesabı X üzerinden açıklama yaptı. Hamzaçebi, "Benim, bizim kurultayımızla ilgili şaibe vs gibi herhangi bir iddiam yok" dedi.
CHP eski grup başkanvekilinin açıklamasının devamı ise şöyle:
- Benim, bizim kurultayımızla ilgili şaibe vs gibi herhangi bir iddiam yok. Böyle bir bilgiye de sahip değilim. Bir imada da bulunmadım. Tanık da değilim. Önceki açıklamama bakılırsa bu görülecektir.
- Benim dediğim şudur. Sayın Erdoğan, Sayın Özgür Özel’in CHP Genel Başkanı seçildiği Kurultayla ilgili olarak benim saydığım dördüncü keredir şaibe iddiasında bulunuyor. Erdoğan’ın her dediğine cevap vermek onun gündeminin peşine takılmaktır. Bunu ben de doğru bulmam. Ancak sürekli olarak delegelerimizin iradesine gölge düşürmeyi amaçlayan bu ifadelere sert bir karşılık verip konuyu kapatmak lazımken bu yapılmıyor. Erdoğan’ın bugüne kadar Partimizle ilgili ettiği ağır sözler, hakaretler en sert şekilde karşılığını bulmuştu.
- Benim söylediğim artık süreklilik arzeden bu iddialar karşısında suskun kalınmamasıdır.
- Susmak benim kabullenebileceğim bir şey değildir.
- Ben Parti yönetiminde olsaydım suskun kalmayıp meydan okurdum. En azından şöyle bir cevap verirdim: “𝗦𝗮𝘆ı𝗻 𝗘𝗿𝗱𝗼𝗴̆𝗮𝗻’ı𝗻 𝗞𝘂𝗿𝘂𝗹𝘁𝗮𝘆ı𝗺ı𝘇𝗮 𝗴𝗼̈𝗹𝗴𝗲 𝗱𝘂̈𝘀̧𝘂̈𝗿𝗺𝗲𝘆𝗶 𝗮𝗺𝗮𝗰̧𝗹𝗮𝘆𝗮𝗻 𝗶𝗳𝗮𝗱𝗲𝗹𝗲𝗿𝗶𝗻𝗶 𝗰𝗶𝗱𝗱𝗶𝘆𝗲 𝗮𝗹𝗺ı𝘆𝗼𝗿𝘂𝗺. 𝗕𝗶𝘇 𝗞𝘂𝗿𝘂𝗹𝘁𝗮𝘆ı𝗺ı𝘇𝗱𝗮𝗻, 𝗱𝗲𝗹𝗲𝗴𝗲𝗹𝗲𝗿𝗶𝗺𝗶𝘇𝗱𝗲𝗻 𝗲𝗺𝗶𝗻𝗶𝘇. 𝗢 𝗯𝗶𝘇𝗲 𝗹𝗮𝗳 𝗲𝗱𝗲𝗰𝗲𝗴̆𝗶𝗻𝗲 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶 𝗽𝗮𝗿𝘁𝗶𝘀𝗶𝗻𝗲 𝗯𝗮𝗸𝘀ı𝗻. 𝗦̧𝗮𝗶𝗯𝗲 𝗱𝗲𝘆𝗶𝗻𝗰𝗲 𝗮𝗸𝗹𝗮 𝗴𝗲𝗹𝗲𝗻 𝗽𝗮𝗿𝘁𝗶 𝗔𝗞 𝗣𝗮𝗿𝘁𝗶𝗱𝗶𝗿, 𝗖𝗛𝗣 𝗱𝗲𝗴̆𝗶𝗹. “
- Böyle bir cevap niye verilemiyor. Eleştirim böyle bir cevabın verilmeyerek Erdoğan’ın konuyu sürekli gündemde tutmasına meydan verilmesinedir.
Ne olmuştu?
Kılıçdaroğlu, seçimi kaybettiği son kurultaya ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kullandığı "şaibeli" ifadesiyle ilgili konuşmuştu. CHP yönetiminin açıklama yapması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Yapmıyorsanız, sükut ikrardan gelir o zaman başka bir şey var demektir burada" ifadesini kullanmıştı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın CHP Genel Başkanlığı seçimine yönelik "şaibe" çıkışına ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Parti yönetimi yanıt vermeli yoksa sükut ikrardan gelir." açıklamasına şu sözlerle tepki göstermişti: "Sayın Erdoğan'ın bir siyasi partinin içini karıştırmak için söylediği sözlere yanıt vermeye kalksak... Ben 14 yıldır Sayın Erdoğan bundan önceki kurultayımıza da Sayın Kemal Bey'in geldiği kurultaya olmadık şeyler söylüyordu. Bir gün cevap verdik mi, Kemal Bey buna bir gün cevap verdi mi? Buna cevap mı verilir?"