14 Ekim 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 14.10.2026 07:58 | Son Güncelleme: 14.10.2026 09:28

Halk TV'ye kayyım kararına tepkiler: Tam da İmamoğlu'nun savunmasının başlayacağı gün...

Halk TV'ye sabah saatlerinde düzenlenen polis baskınıyla kanala kayyım atanması ve yayının durdurulması, siyasetçiler ile gazetecilerin tepkisine yol açtı
Halk TV'ye kayyım kararına tepkiler: Tam da İmamoğlu'nun savunmasının başlayacağı gün...

Halk TV'nin İstanbul'daki binasına sabahın erken saatlerinde polis baskını düzenlendi. Kanala kayyım atanırken televizyon yayını da durduruldu. Polis ekiplerinin binadaki aramaları sürerken, kanalın bulunduğu yol trafiğe kapatıldı ve çalışanların binaya girişine izin verilmedi. Operasyona çok sayıda isim de tepki gösterdi.

Operasyona ilk tepki Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'den geldi. Özgür Özel, kayyım kararına tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:

"Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir. Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler.

Millet, fon soygununun hesabının sorulmasını isterken…. Ekonomik kriz, geçim derdi, adaletsizlikler ülkemizin her yerinde sürerken… Tam da Türkiye'nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün, bunu yaptılar.

Belediyelere kayyım atayıp milletin iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV'ye kayyım atadılar. Çünkü ACİZ ve KORKAKLAR!

Halk TV'nin, basın özgürlüğünün, orada çalışan yüzlerce emekçinin ve ailelerinin yanındayız. Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindeler.

Türkiye bu kötülüğü yenecek. Halkımızı bu mücadeleye sonuna kadar sahip çıkmaya davet ediyoruz. Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler YeniLECEK!"

Mansur Yavaş: Basın hürdür, sansür edilemez

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Halk TV'ye kayyım atanmasına tepki göstererek Türkiye'nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'ndeki sıralamasına dikkat çekti. Anayasa'nın basın özgürlüğünü güvence altına aldığını hatırlatan Yavaş, şu ifadeleri kullandı:

"2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 163. sırada. Bu tablo, ülkemizde basın özgürlüğünün geldiği noktayı bütün açıklığıyla ortaya koyuyor.

Oysa Anayasamızın 28. maddesi son derece açıktır: “Basın hürdür, sansür edilemez.”

Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil, halkın doğru haber alma hakkının da güvencesidir ve eleştiri suç değil demokrasinin vazgeçilmez bir parçasıdır.

En çok izlenen haber kanallarından biri olan Halk TV’ye kayyum atanması, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik açık bir müdahaledir!"

Faruk Bildirici: Muhalif medyaya tam kuşatma

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici de gelişmeye tepki göstererek, "Ya biat ya kayyum… Muhalif medyaya tam kuşatma… İktidarın bağımsız ve eleştirel medyaya tahammülsüzlüğünün yeni bir uygulaması bu. Tele1'den sonra Halk TV'ye de el koydular. Biat etmeyen gazeteciliği engellemek için ellerinden gelen hukuksuzluğu yapıyorlar. Baskıda sınır yok…" dedi.

Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut

Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut da daha önce Tele 1'e kayyım atanmasını hatırlatarak iktidarın bağımsız medya kuruluşlarını baskı altına almaya çalıştığını savundu. Bulut, açıklamasında şunları söyledi:

"Sandıkta kazanamadıkları belediyelere kayyımla çökenler, Tele 1’in ardından şimdi de Halk TV’ye kayyım atadılar…

Halkın gerçekleri öğrendiği, ülkenin gerçek gündemini takip ettiği ekranları susturarak gerçekleri gizleyebileceklerini, halkın sesini bastırabileceklerini sanıyorlar.

Özgür basını baskıyla, tehditle ve kayyımla kontrol altına almaya çalışanlar, aslında ne kadar büyük bir acz içinde olduklarını gösteriyorlar.

Özgür basını, basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını sonuna kadar savunacağız.

Halk TV emekçilerinin yanındayız!"

Can Ertuna: Ortalık üç maymunu oynayanlara bırakılmaya çalışılıyor

Gazeteci ve akademisyen Can Ertuna da Halk TV'nin 2013'teki Gezi Parkı protestoları sırasında üstlendiği rolü hatırlatarak kanala kayyım atanmasını eleştirdi. Halk TV'nin kısıtlı imkânlarla yaptığı yayınlar sayesinde geniş kitlelere ulaştığını belirten Ertuna, şu ifadeleri kullandı:

"Halk TV 2013’te gezi sürecinde holding medyası üç maymunu oynamaya çalışırken kısıtlı olanaklarla yaşananları gösterdiği için tanındı, kitleselleşti. Şimdi yine ortalık telefonlar ve WhatsApp mesajılarıyla yönetilen medyaya kalsın isteniyor. Zaman zaman yapılan program, ekran yüzü, konuk tercihleri vs tartışılır ama ancak özgür bir ortamda, bugün değil. Burası bünyesinde hala çok iyi gazeteciler barındıran ve haber üreten bir kanaldı. 13 yıl önce olduğu gibi bugün de ortalık üç maymunu oynayanlara; göstermelik habercilere, göstermelik muhalefete bırakılmaya çalışılıyor."

TİP Genel Bakanı Erkan Baş: Halkın iradesini de sesini de teslim alamayacaksınız

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada iktidarı eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

"Sabah 5.30’da polis baskını ile yayın durdurmak ve kanal yönetimine kayyum atamak da bu iktidara yakışırdı. Halkın seçtiği milletvekillerini, belediye başkanlarını cezaevinde tutup, belediyelere zor yoluyla çökenler, halkın haber alma hakkına da el koyuyorlar, kendilerine biat etmeyen basını susturmaya çalışıyor. Halkın iradesini de sesini de teslim alamayacaksınız."

Gazeteci Hilmi Hacaloğlu: Kırmızı pazartesi hadisesi

Gazeteci Hilmi Hacaloğlu da Halk TV'ye yönelik müdahaleyi basın özgürlüğü açısından değerlendirdi. Hacaloğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Polisle beraber kayyum da gelmiş. Halk TV'ye el kondu. Her şey şıkır şıkır düşünülmüş. Basın özgürlüğü bir kez daha ayaklar altında. Maalesef bir "Kırmızı Pazartesi" hadisesi daha. Şafak sökmeden Halk TV'ye polisin gitmesi pek hayra alamet değil. Umarım aylardır beklediğimiz durum oluşmamıştır ama görünen köy de kılavuz istemez. Demokrasi ve basın özgürlüğü için bir kara gün daha!. "

Gazeteci Senem Toluay Ilgaz: Gazetecilik susturulamaz

Gazeteci Senem Toluay Ilgaz ise yaşananların basın özgürlüğü açısından ağır bir tablo oluşturduğunu belirterek Halk TV çalışanlarına destek verdi:

"Polis Halk TV binasında.. Kayyum atandı ve canlı yayın durduruldu.. Basın özgürlüğü adına çok ağır bir tablo... Çok üzücü… Basın özgürlüğü bir ülkenin nefesidir. Bir televizyonun sesini kısmak, o nefesi kısmak demek. Halk TV’nin ve bütün çalışanlarının yanındayım. Gazetecilik susturulamaz."

Gazeteci ve yazar Mehmet Ali Güller: Tam da İmamoğlu'nun savunmasının başlayacağı gün

Gazeteci ve yazar Mehmet Ali Güller de operasyonun zamanlamasına dikkat çekti. Güller, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dört gün önce Halk TV'yi hedef alan açıklamalar yaptığını hatırlatarak şunları söyledi:

"Kılıçdaroğlu dört gün önce Halk TV’yi hedef aldı, “sahibi yurt dışında yaşayan TV olmaz” dedi, “şikayet ettik, RTÜK işini yapmıyor” dedi; dört gün sonra, bu sabah Halk TV’ye polis girdi! Üstelik tam da İmamoğlu’nun savunmasının başlayacağı gün!"

Türkiye Gazeteciler Sendikası: Bu zorbalığı kabul etmiyoruz

Türkiye Gazeteciler Sendikası, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstererek, "Keyfi bir kararla Halk TV sabah saatlerinde polislerce basıldı, yayına müdahale edildi. Bu zorbalığı kabul etmiyoruz. Basın hürdür, sansür edilemez" açıklamasını yaptı.

Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Halk TV'ye kayyum atandı. Son yıllarda siyasi iktidarın her sorunu aşmak için kullandığı hukuksuzluk, bugün bir kez daha basın özgürlüğünü vurdu. Keyfi bir kararla Halk TV sabah saatlerinde polislerce basıldı, yayına müdahale edildi. Bu zorbalığı kabul etmiyoruz. Basın hürdür, sansür edilemez."

ÇGD: Basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Halk TV'ye kayyım atanmasına, "Halk TV'ye kayyum atanması ve yayınının durdurulması, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir. Anayasal hakları ve halkın haber alma özgürlüğünü yok sayan bu karar kabul edilemez" ifadeleriyle tepki gösterdi.

ÇGD'nin X hesabından yapılan paylaşımda şunlar kaydedildi:

"Halk TV'ye kayyum atanması ve yayınının durdurulması, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir. Anayasal hakları ve halkın haber alma özgürlüğünü yok sayan bu karar kabul edilemez. Bundan tam bir yıl önce TELE1'e kayyum atanmış, basın tarihimize kara bir leke olarak geçmişti. Bugün ise Halk TV'ye yönelik bu kararla Türkiye’de hiçbir basın kuruluşunun yayın güvencesinin olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Halk TV çalışanlarının, meslektaşlarımızın yanındayız. Demokrasi, özgür basın ve halkın haber alma hakkı için mücadelemizi sürdüreceğiz. Tüm kamuoyunu demokrasiye, özgür basına ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz!"

DİSK Basın-İş: Basın özgürlüğünü hedef alan kabul edilemez bir müdahaledir

DİSK Basın-İş'ten Halk TV'ye kayyım atanmasına ilişkin yapılan açıklamada, "Halk TV'ye kayyum atanması ve yayının durdurulması, doğrudan basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını hedef alan kabul edilemez bir müdahaledir" ifadeleri kullanıldı.

DİSK Basın-İş'in X hesabından yapılan paylaşımda şunlar kaydedildi:

"Halk TV'ye kayyum atanması ve yayının durdurulması, doğrudan basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını hedef alan kabul edilemez bir müdahaledir. Geçtiğimiz yıl TELE1'e yapılan uygulama, bugün Halk TV'de yinelenmektedir. Bu durum, Türkiye’de medyanın hiçbir hukuki güvencesinin kalmadığını açıkça ortaya koymaktadır.

Bu karar yalnızca yayını durdurmakla kalmamış; mutfağından ekran önüne yüzlerce basın emekçisinin alın terini, işini ve geleceğini de doğrudan hedef almıştır. Yüzlerce meslektaşımızın ve Halk TV emekçilerinin yanındayız. Tüm kamuoyunu basın özgürlüğüne, haber alma hakkına ve meslektaşlarımızın emeğine sahip çıkmaya davet ediyoruz."