Tutuklandıktan sonra görevinden uzaklaştırılan eski İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 92’si tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasının altıncı haftası davanın 25. celsesiyle devam ediyor.
Beyoğlu Belediyesi dosyasının da İBB dosyasıyla birleştirilme kararının ardından tutuklu eski Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney de ilk kez duruşmaya katılarak salonda yerini aldı.
24. günde savunmasına başlanan İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu’nın savunması bugün de devam edecek.
Elçin Karaoğlu savunmasına devam ediyor
İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun savunmasının tamamı ise şu şekilde kaydedildi:
"Bugün eylemlere kaldığım yerden devam edeceğim; 58 numaralı eylemle başlamak ve devam etmek istiyorum. Sayın Başkanım, 58 numaralı eylemle ilgili oldukça uzun kaleme alınmış bir değerlendirme kısmı var, bu sebeple bu kısmı özetleyeceğim. Buradaki iddia; Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nün yetki sınırı içinde olduğu söylenen ve Mehtabiye Köşkü olarak bilinen mülkün ruhsat onayının müdürlükte bekletildiği yönündedir. Müşteki olarak geçen mülk sahibi Murat Özyeğin’in, bunun üzerine kendiliğinden Yakup Öner ile iletişime geçtiği, konunun daha sonra bir rüşvet talebine konu edildiği, bu talebin tarafınca kabul edilmediği ve eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı öne sürülmektedir. Sonrasında müşteki Murat Özyeğin’in Ekrem İmamoğlu ile görüşerek, ruhsat onayının hızlandırılmasını istediği, Ekrem İmamoğlu’nun da Yakup Öner’e talimat vererek, ruhsat sürecinin ilerletilmesini talep ettiği iddia edilmektedir. Yakup Öner’in de bana talimat vermesiyle ruhsat onayının yapıldığı şeklinde özetlenecek bir değerlendirme mevcuttur.
Bu eylemdeki iddia yine iki ifade üzerinde kurgulanıyor; ancak esas anlamda tek bir ifadeye dayanıyor. Yani etkin pişmanlıktan yararlanarak ifade veren Yakup Öner ve daha sonra soruşturmaya dahil olan müşteki Murat Özyeğin’in ifadeleri söz konusudur. Bu ifadeleri tek tek irdeleyeceğim. Burada, diğer eylemlerde olduğu gibi iddia tamamıyla gerçek dışıdır. Bunu da Boğaziçi İmar Müdürlüğü olarak tesis ettiğimiz işlemleri tarih tarih ortaya koyarak somut belgelerle kanıtlayacağım. Öncelikle şunu söyleyeyim: Bu eylemde ben, Türk Ceza Kanunu’nun 37/1. maddesi uyarınca Yakup Öner’e yönlendirme yapmakla suçlanıyorum. Bu yönlendirme iddiası da esasen ruhsat onayının önce bekletilmesi, sonra konunun yönlendirilmesi ve ardından talimat üzerine sürecin devam ettirilmesi aşamalarına dayanıyor. Yönlendirme bu iki ayak üzerine oturduğu için, ben öncelikle bu "bekletme" meselesini açıklığa kavuşturmak istiyorum.
Murat Özyeğin, 1.10.2025 tarihli ifadesinde şunu söylemiş: "2023 yılının mayıs ayında Anıtlar Kurulu ve Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın izinleri çıkmıştı. Son izin için Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nden onay bekleniyordu." Baktığımız zaman ruhsat süreci bu şekilde ilerlemiyor. Ben, Murat Özyeğin’in, bu ifadeden önce sürece ilişkin yanlış bilgilendirildiğini düşünüyorum. Bunu neye dayandırıyorum? Neticede yaptığımız tüm işlemler, olması gereken usul ve mevzuata uygun şekilde ilerlemiştir. İddianamede söz edildiğinin aksine hiçbir yavaşlama da söz konusu değildir. Burada müsaade ederseniz Ekran 9 görselini alabilir miyiz? Başkanım, eklerde 41 olarak görünüyor. Evet, şimdi bu ekrana yansıttığımız görüntüde…
Mahkeme Başkanı: Eğer 41 yansıyorsa bizde bir hata vardır. Bizde 56 nolu eylemden sonra 41. ekten itibaren devam ediyor, 58 ile ilgili evrak bulamadık. Problem değil, biz buradan takip ederiz. Yansıtılan dilekçeye "Eylem 56" yazılmış, bir yanlışlık olmuş olabilir ama dilekçe burada.
Elçin Karaoğlu: Sayın Başkanım, Murat Özyeğin ifadesinde ne demişti? "2023 yılının mayıs ayında Anıtlar Kurulu ve Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın izinleri çıkmıştı; son izin için Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nden onay bekleniyordu." Buradan ne anlarız? Bir ruhsat talebiyle ilgili ocak, şubat ya da mart ayında bir dilekçe verilmiş olması ve bu dilekçe üzerine sürecin yürüyerek izinlerin çıkmış olması gerekirdi. Oysa dilekçe ne zaman verilmiş? Tarihe dikkat çekiyorum: 1 Haziran 2023 tarihinde verilmiş. Dilekçede, projelerinin koruma kurulunca onaylandığı belirtilerek tarafına ruhsat verilmesi talep ediliyor. Yani "Mayıs ayında her şeyim tamamdı, bekliyordum" dediği noktada, dilekçesini henüz haziran ayında vermiş. Peki, Ekran 10’u yansıtabilir miyiz? Şimdi burada da baktığımız zaman 20.09.2023 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü komisyon kararı, Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararı. Ne diyordu Murat Özyeğin? "Benim Çevre Şehircilik Bakanlığı'ndan da izinlerim çıkmıştı" demişti değil mi? Ne zaman? Mayısta. İzin ne zaman gelmiş? 20 Eylül 2023'te. Biz neyi beklemişiz burada? Yani bu ifade tamamıyla dediğim gibi yanlış bilgilendirmeden kaynaklandığını düşünüyorum.
Bir de şöyle bir şey var, ben bunu Yakup Öner'in de ifadesiyle bağlamak istiyorum aslında. Şimdi Yakup Öner ifadesinde diyor ki, "Proje, ben önce konuyu Ekrem İmamoğlu ile görüştüm. Ekrem İmamoğlu, bana sürecin hızlandırılmasını söyledi. Ben de Elçin'e gittim, söyledim durumu, proje onaylanıp kurula gönderildi diye biliyorum" diyor. Yani proje onaylanıp kurula gönderildi diye biliyorum diyor. Şimdi projeyi zaten biz onaylamışız Başkanım. Proje Koruma Kurulu’nda, yani iki tane kurul var. Bir tanesi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, bir tanesi de Çevre Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu, iki tane. Zaten Murat Özyeğin'in de atıfta bulunduğu bu. Koruma Kurulu'nun onayı mayısta gelmiş. Biz, mayıstan önce projeyi zaten onaylayıp kuruma göndermişiz. Ekran Özyeğin olarak bir yansıtabilir miyiz ekran Özyeğin? Son eklenen evet.
Sayın Başkan, bu ekran eklerde yok, şimdi bunun tarihi 15.12.2022. 15.12.2022'de vatandaş müracaat ediyor kuruma, diyor ki "Ben ekte sunduğum projeleri, rekonstrüksiyon ve set altı otopark projesini onaylayıp Koruma Kurulu'na gönderin" diyor. Biz de bunu bu dilekçe üzerine bu projeleri onaylayıp Koruma Kurulu'na gönderiyoruz. Koruma Kurulu kararı da 9 Mayıs 2023 tarihinde çıkıyor. Mayısta geldiği söylenen izin Koruma Kurulu'nun izni. Yani izinler... İzin iki ayaklı olduğunu düşünelim, ayaklardan bir tanesi tamamlanmış Koruma Kurulu'nun izni. Ve Koruma Kurulu'na giderken de proje onaylanmış. Proje onaylanmış. Fakat hangisi eksik? Çevre Şehircilik Bakanlığı izni eksik. Ne diyordu? "Benim Çevre Şehircilik Bakanlığı iznim de tamamdı" diyordu. Oysa biz neyi gördük? Evet Koruma Kurulu izni var fakat ruhsat dilekçesini haziranda vermiş, Çevre Şehircilik Bakanlığı da 9. ayda onaylamış.
Şimdi ifadelere baktığınızda ne Yakup Öner'in dediği bir yere oturuyor, yani hiçbir yere oturmuyor. Diyor ki "Ben söyledim, projeler onaylandı diye biliyorum". Ya projeleri biz zaten 2023'ün mayısından önce onaylamışız zaten. Onaylanmış. Mayısta da Koruma Kurulu'nun izni çıkmış. Ama Çevre Şehircilik'in izni çıkmamış. Çevre Şehircilik'e de bu konu nasıl gitmiş? Hani Çevre Şehircilik Bakanlığı'na siz mi göndermediniz? Yok. Koruma Kurulu kararının üst yazısında, üst yazısında bu konu yazı dağıtımlı olarak, dağıtımlı olarak hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi ilgili birimlerine, Boğaziçi İmar Müdürlüğü'ne, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı'na ve de İstanbul Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne gönderilmiş zaten. 18.05.2023. Yazı bu. Bu yazının ekinde de karar var. Diyor ki "Bu karardan bilgi alınması ama gereği için de Çevre Şehircilik Bakanlığı'na bilgi vermiş." Demiş ki "Ben bunun projesini onayladım, yani Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün onaylayıp bana gönderdiği projeyi onayladım, bunu siz de gereği neyse siz de yapın, onaylayın.” Dolayısıyla Çevre Şehircilik Bakanlığı bu konudan 18.05.2023 sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Koruma Kurulu'nun yazısıyla haberdar zaten. Bu konuya muttali. Biliyor bu konuyu. Bilmesine rağmen bu izin, bu izin 9. ayın 20'sinde geliyor.
Şimdi geldik tekrar ifadelere döndük. Neydi? 2023 yılıydı, aylardan mayıs ayıydı. Onaylar gelmişti. E hani gelmiş? Hiçbir tanesi gelmemiş. E biz Yakup Öner ne diyordu? "Projeler ben söyledim de öyle onaylandı." Yani tarih skalasına bakarsanız ondan şu anlam çıkıyor: Mayıs ayından bütün izinler çıkmış olmasına rağmen şöyle bir tarih skalası çıkıyor: Mayıs ayında tüm izinler çıkmıştı, 9. aya kadar çünkü 3-4 ay beklettiler bizi diyor, 9. aya kadar, 9. ayın sonuna kadar bekletildi. Ondan sonra projeler onaylandı, onaylandı, ondan sonra ruhsat verildi. Ya biz projeyi 7-8 ay önce onaylamışız, izinlerden bir tanesi çıkmış, öbür izin de 9. ayda gelmiş. Şunu da söyleyeyim, yani burada yine bir başka detay daha var. Şimdi Çevre Şehircilik Bakanlığı, bu Koruma Kurulu'nun yazdığı yazı üzerine ne yapmış? 2 ay beklemiş. 2 ay bekledikten sonra "Dağıtım Yerlerine" diye bir yazı yazmış, bu yazı bize gelmiş. Diyor ki: "Yazının ilgisi de İstanbul 3 Nolu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 18.05.2023 tarihli yazısı."
Yani bana Koruma Kurulu böyle bir yazı gönderdi, bana şunları gönderin bu parselle ilgili:
- İmar durum belgesi
- 1/1000 ölçekli meri plan paftası,
- Onaylı meri plan notları,
- 1/1000 ölçekli halihazır pafta harita plan örneği,
- İnşaat istikamet rölevesi,
- Aplikasyon krokisi,
- Kot kesit belgesi,
- Varsa ağaç röleve planı ve teknik raporu; Orman Fakültesi'nden veya Orman Mühendisleri Odası'na kayıtlı orman mühendisi tarafından hazırlanmış, Orman Mühendisleri Odası'nca onaylanmış,
- Teklif mimari proje açıklama raporu,
- İmar plan paftası,
- İmar plan notları,
- Onaylı vaziyet planı,
- Alanda ağaç varsa vaziyet planı üzerinde ağaçların işlenmesi,
- Vekaletname,
- Fotoğraf albümü ve uydu görüntüleri.
Bakın burada dikkat ederseniz bu saydığım evraklar içerisinde proje yok. Çünkü proje var zaten onlarda ve onaylı proje var. Şimdi bu yazıyı da bize ne zaman yazmış? Neredeyse 2,5 ay sonra. Hani "beklettiniz" diyor ya, burada bekleten bir kurum varsa Çevre Şehircilik Bakanlığı, Koruma Bölge Komisyonu. Biz bunun üzerine, şu yazı üzerine, burada saydığı aşağı yukarı 10-15 tane dokümanı -ki bunlar hazırlık gerektiren dokümanlar- bir ay içerisinde... Müdürlük içindeki iç yazışmalar var, onlara hiç değinmek istemiyorum. Var yani yazışmalar yapılıyor; diyor ki "bu ilgi yazı üzerine bilgi belgeleri tamamlayın". Bir ay içerisinde bütün bu belgeleri tamamlayıp Bakanlığa gönderiyoruz. Bakanlık 9. ayın 20’sinde bu izni, bu kararı bize gönderiyor. Evet.
Şimdi esasında biz tabii ifade üzerinden, ifadenin çelişkisi, yani çelişkiyi bırakın yani ifadenin gerçekle hiçbir yerinden kesişmediği üzerinden konuyu değerlendirmeye çalıştık. Ama bu ifadenin dışında zaten imar işlem dosyasının içine girildiğinde bu mesele sadece şu izinlerle de alakalı değil. Bununla ilgili ruhsat verilebilmesi için tamamlanması gereken başka evraklar ve dokümanlar var. Bunlar yine ilgilisinin tamamlaması gereken evrak ve dokümanlar.
Şimdi bunlar ne? Bunları da saymak istiyorum size. Ha tamam, izin gelmiş ama izin geldi ama orada da görülüyor ki biz bekletmemişiz yani. Böyle bir şey yok. Projeyi de onaylamışız, Çevre Şehircilik Bakanlığı iznini beklemişiz. Neler var şimdi burada? Eksik neler var?
- 04.10.2023 tarihinde Fiba Holding'in ticaret sicil belgesi geliyor dosyaya giriyor. Olması lazım, ruhsat için gerekiyor.
- 05.10.2023 tarihinde Boğaziçi İmar Müdürlüğü projeyi itfaiyeye gönderiyor. Tabii itfaiyeye göndermesi için haklı olarak Çevre Şehircilik Bakanlığı'nın onayının gelmesini bekliyor. Çünkü orada Çevre Şehircilik Bakanlığı eğer ki projede revizyon yapmış olsaydı, yangın kaçışları ve yangınla ilgili yapılan düzenlemelerle ilgili tekrar bir değerlendirme yapmak gerekecekti. Dolayısıyla proje geldikten sonra, yani o sıralı bir işlem, öncesinde yapılabilecek bir işlem değil. Proje onaylanmış, her iki kuruldan da gelmiş, itfaiyeye gönderiliyor.
- 11.10.2023 yılında proje müellifi inşaat mühendisi taahhütnamesi geliyor. Bunlar olmadan ruhsatın verilebilmesi mümkün değil.
- 16.10.2023'te fenni mesul talimatnamesi geliyor.
- 13.10.2023 tarihinde şantiye şefi hizmet sözleşmesi dosyaya sunuluyor.
- 16.10.2023'te inşaat mühendisi fenni mesul taahhütnamesi sunuluyor.
- 24.10.2023'te asbest envanter raporu sunuluyor.
Bunlar ilgilisinin az önce saydığım evraklar, proje müellifleri ve yapı denetim şirketinin -burası 4708 sayılı yasaya göre denetlenen bir inşaat- bununla ilgili yapı denetim firmasının ve proje müelliflerinin sunması gereken evraklar. Özünde de malikin bir yerde hazırlayıp sunması gereken evraklar.
Bunlar yine devam ediyorum;
- 24.10.2023'te asbest envanter raporu sunuluyor. Bu raporu hazırlayacaksın, asbest envanter raporunu, kuruma sunacaksın. Bize getirmiş 24.10'da.
Sayın Başkanım devam ediyorum;
- Jeofizik proje müellifi taahhütnamesi o da 05.09.2023'te geliyor.
- Yapı müteahhiti imza sirküleri 04.09.2023'te geliyor.
- Mimar ile yaptığı sözleşme; fenni mesul inşaat mühendisi Canan Nilüfer Erbay ile sözleşme yapıyor, bu sözleşmenin tarihi 08.11.2023. Ruhsattan 9 gün önce. Daha fenni mesul ile yaptığı sözleşme daha 9 gün önce geliyor dosyaya giriyor".
Elçin Karaoğlu: "Hiçbir ilgimin olmadığı bu suçlamayla ilgili nasıl savunma yapacağımı bilmiyorum"
İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu yarım kalan savunmasına devam ediyor.
HALK TV'den Gamze Altunay'ın aktardığına göre Mehtabiye Köşkü'ne ilişkin iddialara yanıt veren Karaoğlu, "Murat Özyeğin'in yanlış bilgilendirildiğini düşünüyorum. Mevzuata göre ilerlenmiş, iddianamenin aksine ruhsata ilişkin hiçbir yavaşlama söz konusu değil" dedi.
İBB'nin köşkle ilgili izin verdiğini dile getiren Karaoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın haziran ayında yapılan başvuruyu eylül ayında onayladığını öne sürdü.
Karaoğlu, Yakup Öner'in sözlerinin tutarsız olduğunu belirtti.
Karaoğlu, "Bakanlığın iznine odaklandık ama 20 tane evrak eksik. Yönlendirme iddiası tamamiyle gerçek dışı" ifadelerini kullandı.
Edip Bey Köşkü'ne ilişkin iddia hakkında ise "Ne eylemde ne de eylem değerlendirilmesinde benim adım geçmiyor. Hiçbir ilgimin olmadığı bu suçlamayla ilgili nasıl savunma yapacağımı bilmiyorum" şeklinde konuştu.
Duruşma başladı
İBB davasında 25. gün başlıyor.
İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu’nın savunması bugün de sürecek.
Mahkeme heyeti geldi ve duruşma başladı.
Fransa Konsolosluğu Siyasi İşler Müşteşarı Kilian Vivien, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Kampanyalar Sorumlusu Milena Büyüm ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Türkiye Direktörü Emma Sinclair-Webb duruşmayı takip eden isimler arasında yer alıyor.
