20 Mayıs 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 20.05.2026 15:18 | Son Güncelleme: 20.05.2026 15:25

İBB'den 'sosyal kafe' projesi

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, ekonomik kriz koşullarında vatandaşların "120 liraya, 150 liraya bir fincan kahve içmekte zorlandığını" vurgulayarak bunun çözümü için "sosyal kafe" projesi üzerinde çalıştıklarını açıkladı
İBB'den 'sosyal kafe' projesi
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, 1991'de hizmete giren ancak bu yıl güçlendirilerek yenilenen Arnavutköy Sosyal Tesisleri’nin açılışında konuştu. “Genel Sekreterimiz büyük bir çalışma yürütüyor; BELTUR'un yanında bir de ‘sosyal kafe’ anlayışını oturtacağız" açıklamasında bulunan Aslan, "Vatandaşımız bu ekonomik koşullarda 120 liraya, 150 liraya bir fincan kahve içmekte zorlanıyor. Dolayısıyla onu da sosyal belediyecilik kavramı çerçevesinde, genel sekreterimizin yürüttüğü çalışmalarla inşallah bu sene uygulamalarına başlayacağız” dedi.

Deprem mesajı

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, sözlerine sabah saatlerinde Malatya’da meydana gelen depreme değinerek başladı. Geçmiş olsun dileklerini ileten Aslan, "Bizim birinci önceliğimiz, 2026 bütçesinde de 155 milyarlık dev bir pay ayırdığımız kentsel dönüşüm ve ulaşım aksıdır. İstanbul'u olası bir afet anına minimum kayıpla hazırlamak için gece gündüz çalışıyoruz" dedi. Türkiye'nin ve İstanbul'un içinden geçtiği ekonomik zorluklara da değinen Aslan, "Vatandaşımızın bu ekonomik koşullarda zorlandığını biliyoruz. Sosyal belediyecilik anlayışıyla halkımızın yanındayız. BELTUR bünyesinde bu yıl uygulamaya başlayacağımız 'Sosyal Kafe' konseptiyle vatandaşlarımıza çok daha uygun fiyatlı hizmet sunacağız" diye konuştu. Aslan konuşmasına şu şekilde devam etti:

“İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak 2019 yılından itibaren halkçı belediyeciliğin daha öne çıktığı, vatandaşa dokunmanın daha hassas olduğu bir süreci yaşıyoruz. Hatırlarsanız 2019 seçimlerine girerken ‘İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını Ekrem İmamoğlu kazanırsa birçok sosyal yardımın, sosyal desteğin ortadan kalkacağı, vatandaşın mağdur olacağı’ ile ilgili bir süreç yürütülürken, kampanya yürütülürken bugün gelinen noktada bir vatandaş olarak beni sevindiren; İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve diğer belediyelerin, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin uygulamalarını kopyalayarak sosyal belediyecilik anlayışıyla devletin geçtiği bu ekonomik ve sosyal süreçte belediyelerin milletiyle beraber bir bütün halinde hareket etmesi. Aslında bu, milletin ve devletin bütünlüğü açısından çok kritik. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak ne yaptık? 2019'da seçimleri kazandıktan sonra o halkçı belediyecilik anlayışının aslında Cumhuriyet Halk Partisi'nin halkçılık politikasının yerel yönetimde ne kadar etkin olduğunu göstermek için de işte sosyal tesislerimizi güçlendirdik.

2 milyon kişiye hizmet verildi

İçinde bulunduğumuz sosyal tesis 1991 yılında Nurettin Sözen tarafından faaliyete açılmış ve yaklaşık 34 sene bilfiil faaliyet göstermiş; bölgenin en çok uğrak yerlerinden, en beğenilen yerlerinden birisi. Çünkü manzarası da gerçekten çok güzel. Bir süre sonra baktık ki Ekrem Bey geldikten sonra ya da belediyecilik anlayışımızla, buradaki hem alan küçük hem de artık yıpranmış.

Burası normalde 1991 yılında hizmete açıldıktan sonra bugüne kadar 2 milyonun üstünde kişiye burada hizmet verilmiş, yani bir düşünün. Ve ortalama oturma kapasitesi 60 kişi; 2 milyon ziyaretçi, İstanbullu veya İstanbul'u ziyaret eden kişi gelip burada tesislerimizden yararlanmış.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin toplamda 37 tane sosyal tesisi var aslında. Bunların 19 tanesi restoran ve kafeterya, 6 tanesi sadece kafeterya, 7 tanesi düğün-davet salonu ve organizasyonlar için kullanılıyor, 2 tanesi büfe kapsamında, 3 tanesi de konaklama tesisi olarak toplam 37 tane tesisimiz var ve 106 milyon kez kullanılmış bu tesislerimiz. Dolayısıyla bu tesislerin şöyle bir avantajı var: Bir tanesi; İstanbul Büyükşehir Belediyesi bir devlet kurumu. Yani diğer belediyeler gibi, işte valilik gibi, kaymakamlık gibi belediyeler de aslında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir kurumu. Dolayısıyla bu kurumlara geldiğinizde yediğiniz, içtiğiniz veya aldığınız hizmet bir kamu kurumu hizmeti niteliğinde. Ayrıca da tabii piyasaya göre çeşitli sosyal belediyecilik anlayışıyla geçmişten beri gelen yani sadece Ekrem İmamoğlu döneminde olan bir süreç değil bu; işte Bedrettin Dalan, Ahmet İsvan, Nurettin Sözen, şimdiki Cumhurbaşkanımız o zamanki Büyükşehir Belediye Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan Bey, Kadir Topbaş, döneminde de yürüyen bir süreç ama Ekrem Bey dönemiyle beraber aslında pik noktasına çıktı. Onun sebebi de şöyle: Adında ‘Halk’ olan Cumhuriyet Halk Partili bir belediye gelince ‘halkla kopacak’ diye düşünüldü. Oysa ki tam tersi halkla, milletle büyük bir bütünleşme gerçekleşti.

"Sosyal kafe anlayışını oturtacağız"

Bu tesislerin yanında aslında BELTUR'larımız var biliyorsunuz. Şimdi genel sekreterimiz büyük bir çalışma yürütüyor; BELTUR'un yanında bir de ‘sosyal kafe’ anlayışını oturtacağız. Dolayısıyla vatandaşımız bu ekonomik koşullarda 120 liraya, 150 liraya bir fincan kahve içmekte zorlanıyor. Dolayısıyla onu da sosyal belediyecilik kavramı çerçevesinde, genel sekreterimizin yürüttüğü çalışmalarla inşallah bu sene uygulamalarına başlayacağız. Yine BELTUR'da bildiğiniz üzere 70'in üstünde BELTUR tesisimiz vardı, aslında daha fazlaydı. Ama işte devlette devamlılık esastır; milletin bütünleşmesi, barışması, kucaklaşması gerekir. Yerel yönetimle Ankara iktidarının, yani genel yönetimin, ulusal hükümetin bir bütün halinde çalışması gerekir. 2019'da Ekrem İmamoğlu Bey'in seçimi kazanmasıyla beraber maalesef belli BELTUR'lardan biz sözleşmelerimiz iptal edilerek çıkmak durumunda kaldık. Bunlar aslında büyük hastanelerdi; yaklaşık 30'un üstündeki hastanede tesislerimizi kapatmak durumunda kaldık. Oysa ki BELTUR'lar oralarda da yirmi saate yakın hizmet verip oradaki hasta yakınlarının, ziyaretçilerin veya da gece gündüz bekleyenlerin yardımına koşuyordu. Bilirsiniz, herkesin ailesinde insanlar hastalanır, bizim de başımıza geldi; benim de annem hastalandı, sekiz ay yoğun bakımda yattı ve gece gündüz orada bekliyorsunuz. Dolayısıyla o zaman BELTUR vardı ve BELTUR'da gidip bekleyebiliyordunuz, hizmet alabiliyordunuz.

“20 Kent Lokantamız var"

Bu süreçlere rağmen biz hiç durmadık. Bunun yanına yine 2019'dan sonra Kent Lokantaları’nı ekledik. Şu an 20 tane kent lokantamız var; 12 tanesi Avrupa Yakası'nda, 8 tanesi Anadolu Yakası'nda bu kent lokantalarımızın. Ve şu ana kadar 9,5 milyon civarında yurttaşımız bugünkü bedelle 100 TL karşılığında dört çeşit yemeğini, öğle yemeğini yiyor ve gidiyor. Bununla beraber ne yaptık biz aslında? İşçiye, emekçiye, asgari ücretliye, öğrenciye, efendime söyleyeyim, emekliye dedik ki: ‘Gelin, evinizde pişirdiğiniz yemek daha pahalıya mal oluyorsa biz sosyal belediyecilik anlayışı yoluyla sizin yanınızda olalım’ Aslında biz sadece insanlara dört çeşit yemek vermiyoruz; aslında sadece buradaki Arnavutköy'de veya 19 tanedeki restoran-kafe tesislerimizde biz sadece uygun fiyata hizmet vermiyoruz. Mesela burası bir kahvaltı organizasyonu ve balık restoranı gibi işlev görecek. Aslında buradaki söylediğimiz şey şu, yaptığımız işlem şu: Balık mı seviyorsunuz? Gelin Arnavutköy'e, bizim sosyal tesisimize; mutlaka bir arkadaşınızı, bir dostunuzu görürsünüz ve sosyalleşirsiniz. Asıl olan; insanların evde televizyonların başına mahkum olmaması ve cep telefonlarındaki o sosyal medya bağımlılığına hapsolmaması. Yurttaşın bütün imkanlardan, bütün koşullardan eşit yararlanması için büyük bir mücadele veriyoruz"

"Önceliğimiz İstanbul'un ulaşılabilir olması"

İstanbul'un bütün sahillerini, bütün imkanlarını tüm İstanbulluların hizmetine açtıklarını belirten Aslan şöyle devam etti:

"Sadece Büyükçekmece'de şu anda bu yıl, 8.000 metrekarenin üstünde Büyükçekmece'de halk plajları oluşuyor. Yani artık bir sahil kasabasına gidecekseniz, Ege Bölgesi'ne gitmenize gerek yok; Şile'ye gidin, Büyükçekmece'ye gelin. Büyükçekmece sahilini görmenizi tavsiye ederim. Bir gün beraber ziyaret de yaparız yaptıklarımızı göstermek için. Durum böyle. İnşallah buradan hemen sonra da bu yazın sonuna doğru Avcılar'daki sosyal tesisimizi de hizmete alacağız. Orada da büyük bir yenileme çalışması yapıyoruz. Çünkü yıllardır yapılmayan işlemlerle beraber, bu afetle birlikte ve deniz kenarındaki olan yerlerde dalgayla beraber alt boşaltmalarla yapılar çok riskli hale geliyor. Ve bizim birinci önceliğimiz, 2026 bütçesini 155 milyarlık bir önceliğimizi aslında kentsel dönüşüm ve ulaşım aksına ayırdık. Bizim birinci önceliğimiz İstanbul'un ulaşılır olması. Bir afet anında minimum kayıpla, inşallah hiç kayıp vermeden de İstanbul'u hazırlamak.

"Sırf siyasi hırslarla, sırf siyasi beklentilerle bu işi çözemeyiz"

Dün 19 Mayıs kutlamalarını yaptık Maltepe'de. Tüm gün boyunca kutlama yaptık atletizm pistinde. Kenan Onuk Atletizm Pisti'nde bir geçit töreni yaptık İBB çalışanlarıyla beraber. İnsanlardan oluşan bir kule yaptık. Şimdi oraya gittiğimde tabii insanın tüyleri diken diken oluyor; lise yılları aklıma geldi hemen. İşte lisede, ortaokulda nasıl bu bayramları büyük bir heyecanla kutladığımız aklıma gelince...

Değerlerimizin bir kısmı yozlaşıyor ama bu parayla alakalı, ekonomiyle alakalı. Buradaki tek çıkış yolu barış ve huzur. Ülkenin öyle bir heyecanı var ki şu an, bu devletin o kadar büyük bir şansı var ki şu an: Devlet içeride kucaklaştığı andan itibaren... Ukrayna-Rusya savaşı var, oradaki sermayenin kendine yön bulma arayışı var; Arap Yarımadası'nda, Orta Doğu'da büyük bir karmaşa var ve oradaki sermayenin kendine yön bulma arayışı var. Eğer bizim ülkemizde ‘Adalet mülkün temelidir’ deyip tapulu arazilerinizin dahi risk altında olduğu bir dönemde biz kucaklaşmayı başarabildiğimiz takdirde, önümüzdeki yüzyıl Türkiye'nin olacak felsefesinin bir iki yıl içinde gerçekleşebilme imkanını görüyorum. Bütün mevzu birbirimize güvenebilmek ve birbirimizle kucaklaşabilmek. Sırf siyasi hırslarla, sırf siyasi beklentilerle bu işi çözemeyiz.

"Ekrem İmamoğlu o gün ne dediyse biz aynasını yapıyoruz"

Biz genel sekreterimiz, genel sekreter yardımcılarımız, daire başkanlarımızla beraber, tüm arkadaşlarımızla büyük bir mücadele içindeyiz. Ekrem İmamoğlu o gün ne dediyse biz aynasını yapıyoruz aslında. Ne yapıyoruz? Toplandık Ekrem Bey gözaltına alındığında da; dedik ki arkadaşlarımıza:

‘Dün Ekrem İmamoğlu'nun söylemi neydi? ‘Ben anayasaya, kanunlara, hukuka, yönetmeliklere aykırı bir talimat verirsem yapmayın arkadaşlar.' Biz de aynı talimatla; anayasaya, kanunlara, hukuka, yönetmeliklere aykırı bir talimat verirsek bürokrat arkadaşlarımız yapmasın’ Çünkü kanunları, yönetmelikleri en iyi siz biliyorsunuz, bizi uyarın. İşte burada bizim hiçbir gün siyasi bir gayemiz olmadı. Biz vatanımıza, milletimize, ülkemize nasıl faydalı oluruz mücadelesiyle bugüne kadar geldik ve büyük bir başarıyla geldik. Milletin büyük bir memnuniyetini görüyoruz. Siyasi söylemler bizim işimiz değil; partimiz var, partiler kendi aralarında konuşuyorlar, uzlaşıyorlar, kavga ediyorlar ama bizim önerimiz mutlak kucaklaşmak. Önümüzde Kurban Bayramı var, bu bayramın bize büyük bir nimet olduğunu düşünüyorum. Bu bayramla beraber devletin uzlaşmasıyla ülkenin başka bir seviyeye yükseleceğine inanıyorum.”

Kaynak: ANKA