Tedavi gördüğü hastanede 13 Mart Cuma günü 78 yaşında hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı için ilk tören saat 11.00’de Galatasaray Üniversitesi’nde tören düzenlendi. Anma programının ardından usta tarihçinin cenazesi Fatih Camii’ne getirildi. Ortaylı'nın fotoğrafı cami avlusunda musalla taşının yakınına yerleştirildi. Cami içerisinde ve cami çevresinde polis ekipleri tarafından güvenlik önlemi alındı. Cami yakınında park halinde bulunan araçlar ise sürücülerine bilgi verilerek çekildi. Ortaylı’nın naaşı, Fatih Camii Haziresi’nde toprağa verildi.
İlber Ortaylı toprağa verildi
İkindi namazının ardından Fatih Camii avlusunda Prof. Dr. İlber Ortaylı için cenaze töreni düzenlendi.
Törende İlber Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı taziyeleri kabul etti. Törene ayrıca Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, TBMM Başkanvekili MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, fotoğraf sanatçısı Coşkun Aral, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Gazeteci Murat Bardakçı, oyuncu Zerrin Arbaş, Fener Rum Patriği Bartholomeos, sanat camiasından çok sayıda isim, öğrencileri, akademisyenler katıldı. İlber Ortaylı'nın cenaze namazını İstanbul Müftüsü Emrullah Tuncer kıldırdı. Cenaze namazının ardından helallik alındı, dualar eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı.
Galatasaray Üniversitesi'nde saat 11.00'de başlayan tören için Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır, Ortaylı’nın kardeşi Nuriye Ortaylı, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, gazeteci Fatih Altaylı, Prof. Dr. Celal Şengör, çok sayıda akademisyen ve vatandaş üniversiteye geldi.
Galatasaray Üniversitesi’nde yapılan anma törenine; tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy,İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan çelenk gönderdi.

NTV canlı yayınına konuk olan Doç. Dr. Ali Faik Demir, İlber Hoca'nın öğrencisi olduğunu ve çok üzgün olduğunu ifade etti. Ortaylı için “Yaşayan bir kütüphaneydi” diyen Demir, “Bir üniversite önünde bu kuyruğu hiç görmedim. Nasıl bir sevgi ki bu soğuk havada tören için bir sürü insan buraya gelmiş. Bu çok az insana nasip olabilecek bir şey bence. Hoca söylediklerini yaptı ve yaptıklarını söyledi.
Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak da "Hepimizin başı sağ olsun. Benim için çok özel biriydi. Onu bir kutup yıldızı olarak gördüm akademi dünyası için, bilimin toplumla buluşabilmesi adına çok büyük bir gayret sarf etti. Hep halkın içerisindeydi. Anlatmak, bildiğini aktarmak için çok büyük bir efor sarf etti. Arkasından öldü değil, güzel yaşadı diyebileceğimiz biri. Bir ömre çok fazla ömür sığdırdı" dedi.
"Sadece tarihçi değil, büyük bir entelektüel"
Anma törenine katılan Ortaylı'nın arkadaşı Prof. Dr. Celal Şengör, Ortaylı'nın Türkiye'nin en büyük entelektüeli olduğunu belirterek, "Sadece tarihçi değil, büyük bir entelektüel. Geçen gün Pelin Batu'nun programını seyrettim. Ağladım, kendimi tutamadım. Çok büyük adamdı. En son bir hafta 10 gün önce hastanede görüştük. Biz de 'Birkaç gün sonra çıkar herhalde' dedik. Birkaç gün sonra öldü. Bütün milletimizin başı sağ olsun" diye konuştu.
"İçime doğmuş gibi cep telefonuyla o anları hep kaydettim, bakıp bakıp onu seyrediyorum"
"Türkiye yerine konmayacak büyük bir vatanseveri kaybetti" diyen gazeteci Fatih Altaylı da şöyle konuştu:
"Hakikaten ben dostumu kaybettim. Üç gün oldu galiba, değil mi? Onu şu anda çok özledim. Şuradan böyle sallana sallana gelecek diye bekliyorum ama gelmiyor. En son hastanede yoğun bakımdan bir gün evvel gördüm. Önce Celal ile gittik, ertesi gün de Murat Bardakçı'yla uzun uzun dedikodu yaptık. Artık aramızda o. Son ana kadar neşesini hiç kaybetmedi. O görüntüler duruyor. Ben de sanki içime doğmuş gibi cep telefonuyla o anları hep kaydettim, bakıp bakıp onu seyrediyorum."
"Hatırası daima yaşayacak"
Törende söz alan Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. A. Muhammed Uludağ, "Geçtiğimiz cuma günü kaybettiğimiz Türkiye'nin önde gelen tarihçisi İlber Ortaylı'yı uğurlamak için bir araya geldik. İlber Hoca sadece bir tarih hocası değildi, hocanın engin kültürü, hafızası ve keskin zekâsı bir yana, hitabeti çok kuvvetliydi. İyi bir hikâye anlatıcıydı ve bu dünyada iyi bir hikâyeden daha güçlü hiçbir şey yoktur. Tarih bilgisini geniş kitlelerle paylaştı. Tarihi kitlelere sevdirdi. Bugün gördüğümüz itikata mazhar olmasının sebebi bence budur. İtiraf etmeliyim, bir tarihi vakadan diğerine geçişine, engin bilgi dağarcığındaki hikâyeleri takip etmekte ben de sizler gibi zorlandım. Akademik açıdan en etkileyici yönü ise hem doğuya hem de batıya hâkim olmasıdır. Ayrılık günü geldi çattı. Kaybımız, üzüntümüz çok büyük. Hatırası daima yaşayacaktır" sözlerini kaydetti.
"Milliyetçiliği asla yabancı düşmanlığı, azınlık düşmanlığı olarak görmedi"
Düzenlenen törende konuşan Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Emre Öktem, İlber Ortaylı'yı şu sözlerle anlattı:
"Vatanını çok severdi. İlber Hoca şunu öğretmiştir ki; bir aydın vatansever ve inançlı olabilir, bunlar aydın olmakla bağdaşmaz şeyler değildir.
Dinini severdi, gösterişsiz ve sessizce inancını yaşardı. Başka dinlere yönelik büyük hürmet ve merakı vardı ve bunları çok iyi bilirdi. Devletini severdi. Devlete sadakat ve hizmet bakımından hepimize rehber ve örnek olmuştur, olacaktır.
Türktü, Türkçüydü, milliyetçiydi. Milliyetçiliği asla yabancı düşmanlığı, azınlık düşmanlığı olarak görmedi, görenlere çok kızdı. Gönlündeki engin sevgiyi; sayısız milletten, kültürden, dinden, mezhepten can dostlarıyla paylaştı. Kendisi nasıl Türk olmakla iftihar ederse, onların da kendi kimlikleriyle iftihar etme hakkına saygı duyardı.
Dostlarını severdi. Hep vefalı, hep yardımsever, hep müşfikti. Hastaları ziyaret eder, mutsuzları muhteşem mizah duygusuyla teselli eder, ihtiyacı olanlar için elinden geleni cömertçe yapardı.
Çok iyi hatırlıyorum; kendisi söylemişti, 'Beni bilen bilir, çocuk severim ve kedi severim.' Üniversitedeki çalışma masasının köşesinde uyuyan bir kedi görebilirdiniz. Kediler duyguları çok kuvvetli hayvanlardır. Kendilerini sevenleri de bilirler, yanlarında dururlar."

"Yaşamaya doyamamış bu adamla daha gülünecek çok an vardı"
Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı, "Bu kurumun bir parçası olmaktan büyük bir mutluluk ve onur duymuş bu meslektaşınızı sizler de her zaman sevgi ve saygıyla kucakladınız. Bunun için sizlere minnettarım. Babamın evi olarak gördüğü Galatasaray üniversitesinde babamın anısını paylaştığınız için hepinize teşekkür ederim. Hastane sürecinde etrafı kitapları, sözlükleri ve gazetelerle çevriliyken bir yandan da çıkacak kitabının tashihini yapıyordu. Dün Kronik Kitap’taki odasına girdiğimde masasının üzerinde yarım kalan tashihi görmek içimi acıttı. Düşününce, hayatını dolu dolu yaşamış ama hala yaşamaya doyamamış bu adamla baba olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçireceği çok vakit, yapılacak çok iş ve gülünecek çok an vardı. Ben kendisiyle ilgili olarak bir tek bunlara hayıflanıyorum. Umarım sizler de İlber Hocayı düşününce sadece birlikte yapılmamış şeylerin burukluğunu hissediyorsunuzdur" dedi.

Tatar: "O gerçek bir Türk milletçisiydi"
Esk KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da İlber Ortaylı ile 35 yıl önce Show TV'de üst düzey yöneticiyken tanıştığını belirterek, "Bana hep 'Tatar kardeşim' diyordu. Kendisi de bir Kırım Tatarı, ben de öyle. Dolayısıyla ortak bir özelliğimiz vardı. Yıllar sonra Cumhurbaşkanı olduktan sonra kendisini sık sık arayıp Kıbrıs'a davet ettim. Her davete geldiği üniversitelerde konuşmalar yaptı, basına açıklamalar yaptı. En son değerli Parti Başkanım Hüseyin kardeşim, 12 Haziran günü yeni Cumhurbaşkanı yerleşkesinde Kıbrıs'ta nadir bulunan ve şimdi belki de en büyük salonumuz olan 500 kişilik salonu tıka basa doldurduk. Sayın İlber Ortaylı'yı rahmetle anıyorum, beni kırmadı ve 12 Haziran'da geldi. O salonu tıka basa doldurdu ve kendine has ismi ile çok güzel konuşmalar yaptı, tavsiyelerde bulundu. Bazıları farklı anladı ama o kalbinden konuştu çünkü ifade edildiği gibi o gerçek bir Türk milletçisiydi" dedi.
"Kıbrıs Türk halkının egemenlik temelinde kendi devletiyle bu yolu yürümesi gerektiğini ifade etmişti"
Ortaylı'nın sadece Türkiye'de yaşayan vatandaşlar için değil, aynı zamanda Balkanlar, Türk devletleri ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndekilerin de davasına inanan birisi olduğunu söyleyen Tatar, şunları kaydetti:
"Engin bilgisiyle, tarih bilgisiyle ta 1571'den beri Kıbrıs Türk'ünün verdiği mücadelenin ne kadar asil bir mücadele olduğunu, ne kadar orada Kıbrıs Türk halkının egemenlik temelinde kendi devletiyle bu yolu yürümesi gerektiğini yine o veciz sözleriyle orada ifade etmiş. Bunlar hep kayıtlara geçmiş ve şu anda bütün Türkiye'nin ağladığını görüyoruz. O videolarda, o sosyal medyadaki paylaşımlarda veciz sözleri ve 7 lisanla verdiği güçlü mesajlarla Türklüğe, Türkiye'ye, bütün Türk ulusuna, milletine büyük hizmetler vermiştir. Onun için 1571'den beri bir Türk adası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'yle milletimize özlem eden Kıbrıs Türk halkının Mavi Vatan'ın bekçisi olarak ne kadar önemli bir görev üstlendiğimizi ve Kıbrıs Türkü'nün kendi kimliğiyle, kendi geçmişiyle, kendi maneviyatı ile bu güzelliklerini koruyarak şu anda milletimizin Doğu Akdeniz'e serhat bekçileri olduğunu ve devletin temelinde ancak Kıbrıs'ta bir anlaşmanın olması gerektiğini veciz sözleriyle ifade etmiştir. Dolayısıyla hepiniz de tekrar üzüntümü belirtiyorum. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun. Nur içinde yatsın. Ruhu şad olsun."
Fatih Camii Haziresi'ne defnedilen 10. kişi oldu
Ortaylı, Fatih Sultan Mehmed’in türbesinin de bulunduğu bu hazireye Cumhuriyet döneminde defnedilen 10. isim oldu. Hazirede başta Fatih Sultan Mehmed’in türbesi olmak üzere, eşi ve II. Bayezid’in annesi Gülbahar Valide Hatun, Gazi Osman Paşa, Sadrazam Gazi Ahmed Muhtar Paşa ve yazar Ahmed Midhat Efendi gibi pek çok önemli ismin kabri bulunuyor. Ahmed Cevdet Paşa’nın kabri de Fatih Camii Haziresi’nde yer alıyor.
Cumhuriyet döneminde buraya defnedilen isimler arasında Ortaylı’nın hocası olan ünlü tarihçi Halil İnalcık'ın yanı sıra, Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa, İslam alimi Ahmed Tâhir Marâşî, asker ve siyasetçi Pertev Demirhan, Fatih Camii Vaizi ve Eski Fatih Müftüsü İbrahim Subaşı, tarihçiler Semavi Eyice ve Kemal Karpat, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile İslam alimi Muhammed Emin Saraç yer alıyor.
"Türkiye’ye “tarihi sevdiren adam” İlber Ortaylı, hocası Halil İnalcık’ın yanında, Fatih Camii Haziresi"
Ortaylı hem Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü'nde İnalcık'ın öğrencisiydi hem de yüksek lisans çalışmasını Chicago Üniversitesi'nde Halil İnalcık ile yapmıştı. İnalcık aynı zamanda Ortaylı'nın “Tanzimat sonrası mahallî idareler” başlıklı doktora tezinin danışmanıydı.
25 Temmuz 2016'da yaşamını yitiren İnalcık, Bakanlar Kurulu kararı ile Fatih Sultan Mehmet'in de türbesinin bulunduğu Fatih Camii Haziresi'ne defnedildi. İnalcık için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ile özel bir kabir yapıldı. Geleneksel Osmanlı kabirleri tarzında düzenlenen İnalcık'ın "ulema kabri" 22 Temmuz 2017'de tamamlandı. Kabir düzenlenmesinde Ahmed Cevdet Paşa'nın kabri örnek alındı. Zira Ahmed Cevdet Paşa, 1884'te yayınlanan 12 ciltlik "Târîh-i Cevdet" adlı eseriyle çok önemli bir Osmanlı tarihi eserine imza atmıştı. 1895'te yaşamını yitiren Ahmed Cevdet Paşa'nın kabri de Fatih Camii Haziresi'nde yer alıyor.
İnalcık için “ebced hesabı” ile düşürülen ve son mısraı Hoca’nın vefat tarihi olan hicrî 1437’yi veren tarih manzumesi şöyle:
“Kutb-ı aktâb-ı müverrîhîn idi / Cümle âsârı buna muhkem delîl // Rıhletiyle artık öksüzdür ilim / Böyle emretti bunu nazm-ı celîl // Şimdi mutlak Fatih’in bağrındadır / Fethi ondan dinliyorken biz melîl // Hüzn içinde söyledim tarih-i tâm / Kalbi yıkdı hicr göçdü Mîr Halîl-1437”.
Mısraların günümüzün dili ve geniş yorumlaması şöyle:
“O, tarihçilerin kutublarının kutbu, hepsinden yüksek mertebede idi ve yazdığı bütün eserler bunun böyle olduğunun delilidir. Vefatıyla ilim artık öksüz kalmıştır, herkesin günü geldiğinde öleceğinin bir emir olduğu da Kur’an’da zaten geçmektedir. Halil İnalcık, şimdi mutlaka Fatih Sultan Mehmed’in yanında, onun bağrındadır; İstanbul’un fethini bizzat ondan dinliyordur ama bizler burada üzgün ve boynu bükük haldeyiz. Böyle bir hüzün içerisinde tarih düşürdüm ve hicrî 1437’ye karşılık gelen ‘Ayrılık kalbi yıktı, Halil Bey göçtü gitti’ sözü vefatının tarihi oldu”.
Ulema Kabri, İnalcık'ın ölümünün ardından bir yıl sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla yapıldı. Ortaylı'nın kabriyle ilgili ise henüz net bir bilgi bulunmuyor.
Kaynak: Gazete Oksijen

