Geçtiğimiz hafta ABD Dışişleri Bakanlığı, Kongre'nin inceleme şartlarını kaldırmak için "acil durum" yetkisini kullanarak İsrail'e 151,8 milyon dolarlık olası silah satışı yapılmasına onay verdi.
Washington'dan yapılan açıklamaya göre, 151,8 milyon dolarlık olası satış; 12 bin BLU-110A/B genel amaçlı bomba gövdesi ile mühendislik, lojistik ve teknik destek hizmetlerini içeriyor.
Burada dikkat çeken nokta ise olası satışın ana yüklenicisinin Texas merkezli Repkon USA şirketi olması. Repkon normal şartlarda Türkiye merkezli bir şirket.
Geride kalan yıllarda Repkon’un ABD’de kurduğu iştiraki Repkon USA, Teksas’ta 155 mm top mermileri için yanıcı kartuş kovanlarının üretim hattını tasarlayıp kurmak üzere ayrı anlaşmalar imzalamıştı.
Şirketin adı sessizce değiştirildi
Middle East Eye'ın haberine göre şirket salı günü yaptığı açıklamada adını Paligen Technologies Inc. olarak değiştirdiğini duyurdu ve kendisini “ABD merkezli bir savunma yüklenicisi” olarak tanımladı.
Bu ani isim değişikliği, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Kongre incelemesini bypass ederek İsrail’e mühimmat satışını onayladığını açıklamasından birkaç gün sonra geldi.
Gazze savaşı tartışmaları büyüttü
BLU-110 bombaları, İsrail’in Gazze savaşında yoğun biçimde kullandığı mühimmatlar arasında yer alıyor.
Uluslararası Af Örgütü, Human Rights Watch, İsrailli insan hakları kuruluşu B’Tselem ve Birleşmiş Milletler’e bağlı bir komisyon, İsrail’in Gazze’deki eylemlerinin “soykırım veya soykırım niteliğinde fiiller” kapsamına girdiği sonucuna varmıştı.
Dahası söz konusu gelişme kısa sürede sosyal medyada da gündem oldu ve yoğun tepki çekti. Eleştiriler, bir Türk şirketinin İran ile savaşın sürdüğü bir dönemde İsrail’e mühimmat sağlamasına yönelikti.
İstanbul’daki şirket merkezinin önünde protesto gösterileri düzenlendi. Göstericiler, şirketi “ABD ve İsrail’in ölümcül politikalarına ortak olmakla” suçladı.
Muhalefet hükümete soru önergesi verdi
Türkiye'ye muhalefet kanadı hükümete resmi soru önergeleri vererek, şirketin Mart 2025’te General Dynamics-Ordnance and Tactical Systems (GD-OTS) Garland Operations tesisini satın almasının Ankara tarafından onaylanıp onaylanmadığını sordu.
Söz konusu tesis, İsrail’e gönderilecek bomba gövdelerinin üretildiği tesis olarak biliniyor.
Ankara ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı ancak yine Middle East Eye'ın haberine göre açıklamama gelmemesi Ankara'nın durumdan rahatsızlık duyduğunu belirtiyor.
“Satışı reddetmek kolay değil”
Türkiye’de tartışmaların büyümesi üzerine birçok kişi şirketin İsrail’e yapılan satışı reddedip reddedemeyeceğini sorguladı.
Atlantic Council’de kıdemli araştırmacı ve askeri konular uzmanı Rich Outzen, yabancı askeri satış (FMS) sistemi kapsamında bir şirketin satışa zorlanamayacağını fakat çoğu şirketin ticari nedenlerle bu tür anlaşmaları kabul ettiğini söyledi. Outzen’e göre şirketin ABD’deki iştirakleri genellikle kendi ticari kararlarını alıyor.
Repkon’dan bir yetkili de şirketin ABD’deki yönetiminin büyük ölçüde Amerikan vatandaşlarından oluştuğunu ve ticari kararların çoğunun ABD’deki iştirak tarafından alındığını belirtti.
Yetkili, satışın ABD ordusu ile yapılan bir işlem olduğunu ve resmi olarak son kullanıcının “ABD ordusu” olduğunu savundu.
Daha önce de İsrail’e mühimmat anlaşması yapılmıştı
Bu açıklamalara rağmen ABD Savunma Güvenlik İşbirliği Ajansı’nın Şubat 2025’te açıkladığı başka bir anlaşma da Repkon USA’in İsrail’e yönelik mühimmat satışlarında yer aldığını gösteriyor.
Bu anlaşmada Repkon USA ve Boeing, 675,7 milyon dolarlık mühimmat ve güdüm kiti satışının ana yüklenicileri arasında bulunuyordu.
Anlaşma kapsamında:
- 201 adet MK-83 MOD 4/MOD 5 tipi bomba gövdesi
- 4.799 adet BLU-110A/B tipi bomba gövdesi
Repkon USA tarafından üretilecekti. Güdüm kitleri ise Boeing tarafından sağlanacaktı. Teslimatların 2028’de başlaması planlanıyor.
'ABD hükümetine hayır demek zor'
Repkon yetkilisi, şirketin Garland Operations tesisini mart ayında satın aldığını ve son satışın aslında General Dynamics tarafından daha önce düzenlendiğini söyledi.
Yetkili ayrıca isim değişikliğinin, şirketin ABD yasalarına göre faaliyet gösteren bir Amerikan şirketi olduğunu vurgulamak amacıyla yapıldığını ifade etti.
Şirket yetkilisine göre ABD’deki anti-boykot yasaları da İsrail’e yönelik satışların reddedilmesini zorlaştırıyor. ABD’de İsrail’e karşı boykotları yasaklayan çeşitli düzenlemeler bulunuyor.
İsmini açıklamayan bir ABD savunma sanayi uzmanı ise teorik olarak bir şirketin böyle bir satışı reddedebileceğini ancak bunun ciddi sonuçları olacağını belirtti. Söz konusu yetkili gelişmeyle ilgili şöyle dedi:
'ABD hükümetinin satışını reddeden bir şirketin uzun süre ayakta kalması zor olur'
Öte yandan şirketin bu gelişmelere yönelik yayınladığı açıklama şu şekilde:
- Son dönemde ulusal ve uluslararası basında Repkon Grubu hakkında yayımlanan bazı haberler incelendiğinde, farklı ülkelerde ve mecralarda benzer ifadelerle oluşturulan ortak bir anlatı üzerinden şirketimizi hedef alan bir iletişim kampanyası yürütüldüğü görülmektedir. Bu yayınların bir kısmının doğruluğu teyit edilmemiş iddialara dayandığı ve Repkon hakkında yanıltıcı bir algı oluşturmayı amaçladığı anlaşılmaktadır.
- Repkon, mühendislik kabiliyeti ve teknoloji geliştirme kapasitesi sayesinde uluslararası savunma sanayii projelerinde yer edinmiş ve küresel ölçekte faaliyet gösteren bir şirkettir. Şirketimizin farklı ülkelerde yürüttüğü projeler ve uluslararası iş birlikleri, son dönemde bazı çevreler tarafından çeşitli tartışmaların konusu hâline getirilmektedir.
- Nitekim Yunanistan merkezli Europost gazetesinde yayımlanan bir yazıda Repkon doğrudan hedef alınmış ve şirket için “Türk Truva Atı” ifadesi kullanılmıştır. Söz konusu yazıda Repkon’un uluslararası savunma sanayii ekosistemindeki faaliyetleri stratejik bir tehdit gibi sunulmuştur.
- Benzer şekilde bazı yayınlarda Repkon’un Rusya’ya satış yaptığı yönünde iddialar gündeme getirilmiştir. Ancak bu iddia gerçeği yansıtmamaktadır. Nitekim Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un açıklamalarında Repkon’un Ukrayna’ya destek sağlayan savunma tedarik zincirinin parçası olarak gösterilmesi, şirketin Rusya ile ticari bir ilişki içinde olmadığını açık biçimde ortaya koymaktadır.
- Öte yandan ABD’de alınan bir mühimmat tedarik kararı üzerinden yapılan bazı haberlerde de Repkon’un doğrudan satış gerçekleştirdiği veya sürecin karar vericisi olduğu yönünde bir izlenim oluşturulmuştur. Oysa söz konusu süreçte Repkon’un herhangi bir talebi, kararı veya satış işlemi bulunmamaktadır.
Uluslararası basında yer alan bu tür içeriklerin bazı yerli medya kuruluşları tarafından sorgulanmadan tekrar edilmesi ve şirketimizin doğrudan hedef gösterilmesi kabul edilemez bir durumdur. Doğruluğu teyit edilmemiş iddialarla şirketimizi ve çalışanlarımızı hedef alan yayınlar yalnızca kurumumuzun itibarına zarar vermektedir. - Repkon Grubu, gerçek dışı iddialar içeren ve şirketimizin itibarını zedeleyen yayınları yakından takip etmekte olup gerekli hukuki adımları atma hakkını saklı tutmaktadır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.




