Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır'ın hayat arkadaşı, sanatçı Jülide Kural, İnanır'ın mirasına dair T24'ten Sibel Yükler'e açıklamada bulundu.
Kural, "Öncelikle, Kadir İnanır'ın büyük bir servete sahip olduğu iddiası doğru değildir. Mal varlığı, birlikte yaşadığımız evimizden, eski üç otomobilden ve bankadaki bir miktar birikiminden ibarettir. Kurbağa koleksiyonu ise maddi değil, manevi değeri olan küçük eşyalardan oluşmaktadır. Sözü edilen 25 Rolex saat ve benzeri iddialar tamamen uydurmadır" dedi.
Kural, "Yıllarca maddi ve manevi destek verdiği bazı kişilerin, Kadir'in sağlık sorunlanı nedeniyle bu yardımları sonlandırmasını kabullenememeleri ve bugün gerçek dışı iddialarla ortaya çıkmaları düşündürücüdür. Hayatımızda yıllarca bulunmayan insanların, onun hastalığı ve ölümünün ardından söz sahibi olmaya çalışmalarını kabul etmiyorum. Kısa bir sağlık merkezi ziyaretinin bile tartışma konusu yapılması, şahsıma yönelik ağır bir psikolojik şiddetin açık göstergesidir" diye konuştu.
"Bugüne kadar sessiz kalmayı tercih ettiğim gerçek dışı iddialar ve kişilik haklarıma yönelik sistematik saldırılar karşısında artık bazı gerçekleri açıklama gereği duyuyorum" ifadelerini kullanan Kural, sözlerine şöyle devam etti:
"Asıl mesele bir miras tartışması değildir. Asıl mesele, yaşamı boyunca kendi emeğiyle var olmuş bağımsız bir kadını, bir erkeğin servetine konmuş edilgen ve niteliksiz bir kişilik olarak göstermeye çalışmaktır. Bu, yalnızca şahsıma yönelik bir itibarsızlaştırma girişimi değil, kadınların emeğini ve özgür iradesini yok sayan zihniyetin de açık bir yansımasıdır. Oysa ben yaşamım boyunca emeğiyle var olmuş, ekonomik bağımsızlığını ve özgürlüğünü korumuş bir kadınım. Evlenmeye sıcak bakmayan bendim çünkü Kadir'le birlikteliğimizin gücü hukuki bir statüden değil, sevgimizden, güvenimizden ve ortak hayat irademizden geliyordu. Kadir İnanır, yaşamı boyunca ilkelerinden ödün vermeyen, inandığı değerleri kararlılıkla savunan, sözünün ve kararlarının arkasında duran, iradesini hiçbir koşulda başkalarına teslim etmeyen bir insandı. 2015 yılında birlikte yaşadığımız evi, 2022 yılında ise tüm mal varlığını ve isim haklarını bana vasiyet etmiştir. Son vasiyetnamesi, aynı gün alınan devlet hastanesi raporuyla, noter ve iki tanık huzurunda düzenlenmiştir".
"Ah Kadir, sen gideli dünya fena... Çok fena!"
Kural, "Kimsenin benim emeğimi, kişiliğimi, bağımsız kadın kimliğimi ve Kadir'le kurduğumuz hayatı kendi çıkarlarına uygun bir hikayeye dönüştürme hakkı yoktur" diyerek açıklamalarını şöyle sonlandırdı:
"Ben yalnızca kendi onurumu değil, yirmi yılı aşkın bir sevginin, emeğin ve ortak yaşamın hakikatini savunuyorum. Bundan sonraki süreçte, şahsıma yönelik gerçek dışı beyanlar ve kişilik haklarımı ihlal eden tüm girişimler karşısında gerekli hukuki süreçler, avukatım Bişar Alinak tarafından başlatılacaktır. Kamuoyunun bilgisine sunarım. Kadir'le birbirimize verdiğimiz bir söz vardı: 'Her ne olursa olsun mutlaka ayağa kalkacağız. Bütün onurlu insanlar gibi.' Bugün de o söze sadık kalmaya çalışıyorum. Ah Kadir, sen gideli dünya fena... Çok fena! Saygılarımla, Jülide Kural".
İnanır, zatürre nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 27 Haziran'da 77 yaşında yaşama veda etti.
T24, İnanır’ın 2022 yılında Beyoğlu 48. Noteri’nde doktor raporu ve beraberinde iki tanıkla birlikte hazırlattığı vasiyetnameye ulaştı.
T24 tarafından görülen vasiyetnamede, İnanır'ın üç otomobilini, gayrimenkullerdeki tüm hak ve hisselerini, bankalardaki ve yatırım hesaplarındaki tüm parasını ve faizlerini, koleksiyonlarının da aralarında bulunduğu maddi-manevi değeri olan tüm eşyalarını, sanat eserlerini, tüm alacak haklarını ve tüm telif haklarını Kural’a bıraktığı ifade edildi.
İnanır'ın hayatını kaybetmesinden sonra Kural’ın da hayatta olmaması durumunda tüm mirasını Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Nesin Vakfı ve İnsan Hakları Derneği’ne bırakılmasını istediği aktarıldı.
Kaynak: Diğer
