Koç Ailesi, Koç Topluluğu üst düzey yöneticileri, çalışanları, Ankara’daki bayileri ve yetkili servisleri; Topluluğun 100. yılında Anıtkabir’i ziyaret etti. Yaklaşık 6 bin kişinin katıldığı törende Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı.

Koç Topluluğu’nun 100. yılı kapsamında Anıtkabir’e düzenlenen ziyarete, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanvekili Ali Y. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Semahat Arsel, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Caroline N. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi İpek Kıraç, Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, Koç Topluluğu üst düzey yöneticileri, çalışanları, Ankara’daki bayileri ve yetkili servislerinden yaklaşık 6 bin kişi katıldı.

Aslanlı Yol’dan yürüyüşle başlanan tören kapsamında mozoleye çelenk bırakıldı. Saygı duruşunun ardından Koç Ailesi ve beraberindeki heyet, Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.

Anıtkabir Özel Defteri’ni Koç Topluluğu adına Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç imzaladı.

Ziyarete ilişkin Koç Holding'in sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, "Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da, kurucumuz Vehbi Koç’un ülkemize hizmet anlayışından ve Cumhuriyetimizin değerlerinden aldığımız ilhamla çalışmaya devam edeceğiz" ifadeleri yer aldı.
Koç Topluluğu’nun 100. yılı etkinlikleri kapsamında bu akşam Ankara ATO Congresium'da bir etkinlik düzenlendi.
Koç Holding'in 100. Yıl Töreni #Canlı https://t.co/Lgubo3TgZH
— ANKA Haber Ajansı (@ankahabera) June 4, 2026
Koç Ailesi'nin ev sahipliği yaptığı etkinliğe Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş ve TBMM Başkanvekili Celal Adan'ın da aralarında olduğu çok sayıda siyasetçi katıldı.
Özgür Özel ile Devlet Bahçeli, CHP'ye mutlak butlan kararının ardından ilk kez bir araya geldi. İki isim el sıkıştı ve kısa bir sohbet gerçekleştirdi.
Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç ve Koç Holding Yönetim Kurulu üyeleri, tören başlayana kadar katılımcılarla sohbet etti.

Törende konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Ankara'nın Cumhuriyet'in kuruluşuyla kalkınma ve çağdaşlaşma iradesinin de merkezi haline geldiğini belirterek, Vehbi Koç'un kurduğu teşkilatın, Ankara Ticaret Odası'na (ATO) 31 Mayıs 1926'da kaydedildiğini söyledi.
"Topluluğumuz pek çok alanda öncü oldu"
Kaydı yapılan teşebbüsün, bugün sanayi, üretim ve mühendislik gücünü dünya ölçeğinde temsil eden bir firmaya dönüştüğüne işaret eden Koç, "Topluluğumuz asırlık hikayesinde Cumhuriyet'imizin iktisadi ve toplumsal kalkınma hamlesiyle aynı istikamette gelişmiştir. Ülkemizde ilk anonim şirketin kurulması, ilk endüstriyel girişim, ilk uluslararası ortaklık, ilk halka arz, ilk holding olma ve ilk özel vakfı kurma gibi pek çok alanda öncü olmuştur" dedi.

Koç, sanayileşmenin önemine dikkati çekerek, Vehbi Koç'un "Ülkem varsa ben de varım, demokrasi varsa hepimiz varız" sözünün bireysel bir yaklaşım olmadığını ve nesilden nesile taşınan bir görev olduğunu dile getirdi. Türkiye'nin rekabet gücünü ileriye taşımak için çalıştıklarını ifade eden Koç, şöyle devam etti:
"Geride bıraktığımız yüz yıl boyunca attığımız her adımda yatırımı ve istihdamı müşterek refahın unsurları olarak telakki ettik. Büyümeyi hiçbir zaman sadece rakamlarla tarif etmedik. Asıl başarıyı, memleketimizin sanayi ve mühendislik birikimini güçlendirmekte, beşeri sermayeyi desteklemekte ve Türkiye'nin rekabet gücünü ileriye taşımakta gördük. Kuşaklar boyunca inşa edilen birikim neticesinde, 60'un üzerinde ülkede, 120 binden fazla çalışma arkadaşımızla faaliyet gösteren uluslararası bir topluluk haline geldik."
"Toplam ihracatın yüzde 8'ini gerçekleştiriyoruz"
Koç, otomotivden enerjiye, dayanıklı tüketimden finans ve turizme kadar pek çok sektörde katma değer sağladıklarını belirterek, "Bugün 155 ülkeye ihracat yapıyor, Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 8'ini gerçekleştiriyoruz. Controlling olarak Fortune Global 500'de yer alan tek Türk şirketi olma başarısını sürdürüyoruz. Hangi coğrafyada faaliyet gösterirsek gösterelim, daima memleketimize karşı duyduğumuz mesuliyetin ve bayrağımızı dünyanın dört bir yanında dalgalandırmanın şevkiyle hareket ediyoruz" dedi.
"Cumhuriyet'in değerlerine sahip çıkarak yolumuza devam edeceğiz"
Türkiye için kalıcı değer üretme hedefiyle hareket ettiklerini vurgulayan Koç, yalnızca iktisadi alanda değil, eğitim, kültür, sanat ve sağlık alanlarında da fayda sağlamayı öncelik edindiklerini bildirdi.
Koç, Topluluğun, ilk yüzyılını, gayret ve kararlılıkla geride bıraktığı işaret ederek, şunları kaydetti:
"İkinci asrımıza adım atarken genç nüfusumuzun girişimcilik kabiliyetinden, sanayi tecrübemizin ve yetişmiş insan kaynağımızın ülkemizi çok daha ileriye taşıyacağına eminiz. Bundan sonra da Büyük Atatürk'ün açtığı medeniyet yolunda laik Cumhuriyet'in değerlerine sahip çıkarak aynı inanç, aynı çalışma azmi ve aynı memleket sevgilisiyle yolumuza devam edeceğiz. Çok iyi biliyoruz ki elde ettiğimiz başarılar, emekleri ve bağlılıklarıyla topluluğumuza güç veren çalışma arkadaşlarımızın, bayilerimizin ve iş ortaklarımızın sayesinde mümkün oldu. Kendilerine ve ayrıca bize bir asırdır teveccüh gösteren milletimize ve desteklerini esirgemeyen devletimize müteşekkiriz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan törene mesaj
Törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gönderdiği mesaj da okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajında şu ifadeler yer aldı:
"Koç Topluluğunun 100'üncü Kuruluş Yıl Dönümü etkinliğine davetiniz için teşekkür ediyorum. Ülkemizin büyük sanayi ve hizmet şirketlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdüren Koç Topluluğu'nun Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal gelişimine katkılarını kıymetli buluyorum. Bir asra ulaşan tarihinde Koç Topluluğunun Türkiye'nin menfaatlerini önceleyen bakış açısı, Türkiye Yüzyılı hedefimizde de katkı sağlamaktadır. Bu düşüncelerle Koç Topluluğunun 100'üncü kuruluş yıl dönümünü kutluyor, etkinliğe katılanları en kalbi duygularımla selamlıyorum."
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Nice yüzyıllara diyorum
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mesajının okunmasının ardından, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz konuştu. "Koç Topluluğu yüzyılı doldurdu. Nice yüzyıllara diyorum" ifadesini kullanan Yılmaz'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"Cumhuriyetimizin ilk yıllarında Ankara Ulus'ta başlayan bu yolculuk geçen bir asır boyunca Türkiye'nin üretim, sanayileşme ve kalkınma hamlelerine eşlik eden son derece önemli bir kurumsal başarı hikayesine dönüşmüştür. 2. yüzyılına adım atan Koç Topluluğu'nun gelenekten geleceğe uzanan bu güçlü birikimi yepyeni başarılarla taçlandırmasını temenni ediyorum.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çok sevdiğim bir sözü var doğrusu. Onu burada ifade etmek istiyorum. 'Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa kazanılacak başarılar yaşayamaz ve sürekli olamaz.' Bu çok önemli bir tespit.
Ülkeler kağıt üstünde, işte 200 civarında dünyada ülke var. Hepsi bağımsız kağıt üstünde. Siyasi olarak bağımsız gözüküyorlar. Ancak şunu gayet iyi biliyoruz ki bağımsızlık sadece hukuki bir kavram değildir. Aynı zamanda bir kapasite meselesidir. Güçlü değilseniz bir üretim altyapınız yoksa, kurumsal altyapınız yoksa kağıt üstünde bağımsız olsanız da fiili olarak gerçekten bağımsız olamazsınız. Dolayısıyla bu tespit aslında bütün Cumhuriyet'in ekonomik kalkınma mücadelesinin özeti diye ifade etmek istiyorum.
Cumhuriyet'imizin ilk yıllarında ekonomik bağımsızlığını güçlendirmeyi hedefleyen Türkiye, geçen 100 yıl boyunca üretim kapasitesini arttıran, sanayi altyapısını geliştiren ve küresel ekonomideki konumunu her geçen gün daha da ileriye taşıyan son derece önemli bir dönüşüm gerçekleştirmiştir. Bu bakımdan Koç Topluluğu'nun hikayesi Cumhuriyet'imizin ekonomik kalkınma serüveni ile kesişen, örtüşen bir hikayedir.
"Koç Topluluğu önemli bir referans noktası"
Ankara'nın köklü ticaret kültürü, ahilik geleneğinden beslenen iş ahlakı ve girişimcilik anlayışı İçi içinde filizlenen bu yolculuk, zamanla ülkemizin en büyük sanayi ve hizmet topluluklarından birine dönüşmüştür. Merhum Vehbi Koç'un henüz genç yaşlarda Ankara'da başladığı ticaret hayatı, çalışkanlık, dürüstlük ve ileri görüşlülük temelinde yükselmiş, ortaya koyduğu vizyon nesiller boyunca taşınan güçlü bir kurumsal yapının temelini oluşturmuştur. Topluluğun tarihine bakıldığında Türkiye'nin sanayileşme yolculuğunun birçok önemli durağında izlerini görmek mümkündür.
Koç Topluluğu'nun bir aile şirketinden profesyonel kurumsal yönetime geçişteki başarısı, Türk iş dünyasının kurumsallaşma yolculuğunda önemli bir referans noktasıdır. Bunu ben çok önemli buluyorum doğrusu. Birçok şirketimizde maalesef bunu yaşıyoruz. Başarı hikâyeleri oluyor ama bir yere geldikten sonra bir nesil değişiminde özellikle kırılmalar yaşandığını ve firmalarımızın, şirketlerimizin birikimlerinin heba olduğunu görüyoruz. İşte bu kurumsallaşma, birikimi heba etmeme tuğla üstüne tuğla koyarak geleceğe yürüme anlamında son derece kıymetli ve örnek bir başarı.
Türk Traktör'den Arçelik'e Ford Otosan'dan Tofaş'a uzanan yatırımlar ülkemizin üretim kapasitesinin gelişmesine, teknoloji birikiminin güçlenmesine ve sanayi kültürünün yerleşmesine önemli katkılar sunmuştur. Türkiye'nin ilk holding yapısının kurulması ve ilk özel sektör AR-GE merkezlerinden birinin hayata geçirilmesi de bu vizyonun yansımaları arasında yer almaktadır.
"Cumhuriyet, tüm vatandaşlarına fırsat eşitliği sağlayan rejimin adıdır"
Geride bırakılan yüzyıla baktığımızda, Koç Topluluğu'nun etkisinin yalnızca ekonomi alanı ile sınırlı kalmadığını görüyoruz. Eğitimden sağlığa, kültür ve sanattan sosyal sorumluluk çalışmalarına kadar uzanan, geniş bir alanda gerçekleştirilen girişimler ülkemizin beşeri sermayesinin güçlenmesine ve toplumsal gelişimine önemli katkılar sunmuştur. Koç Holding'le Cumhuriyet'in hikayesi örtüşüyor dedik az önce. Cumhuriyet'le ilgili çok farklı tanımlar yapılabilir. Benim en sevdiğim tanım doğrusu şu: Cumhuriyet nerede doğmuş olursanız olun, hangi sosyo ekonomik arka plandan geliyor olursanız olun. Hangi etnik kökenden, mezhepten geliyor olursanız olun. Tüm vatandaşlarına fırsat eşitliği sağlayan bir rejimin adıdır. İşte bu noktada kalkınma kavramını da, insan odaklı kalkınma kavramını da bu şekilde anlamlandırmak gerekir."
Kaynak: Gazete Oksijen
