24 Nisan 2026, Cuma
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 24.04.2026 15:37 | Son Güncelleme: 24.04.2026 16:28

Maaşlarını alamayan madencilerin Ankara'daki eylemi sürüyor

5 aydır maaş alamadıkları gerekçesiyle Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen Doruk Madencilik işçilerinin açlık grevi eylemi 5. gününde devam ediyor
Maaşlarını alamayan madencilerin Ankara'daki eylemi sürüyor
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen Doruk Madencilik işçileri, açlık grevlerinin 5. gününde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürümek istedi. Polis ablukasına alınan madencilere biber gazıyla müdahale edildi. Fenalaşan 5 işçi hastaneye kaldırıldı. Açlık grevindeki maden işçileri, üstlerini çıkarıp soğuk betona yatarak eylemini sürdürüyor.

Aylarca ücretlerini alamadıklarını belirterek Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen Doruk Madencilik işçileri, başkentte sürdürdükleri açlık grevi ve oturma eylemine bugün de devam etti. Kurtuluş Parkı'nda bulunan madenciler, eylemlerinin 5. gününde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürümek istedi. Madencilerin yürüyüşüne polis izin vermedi. Bakanlığa gitmek isteyen işçiler polis ablukasına alınırken, müdahale sırasında biber gazı da kullanıldı.

Günlerdir açlık grevinde olan bazı madenciler protesto sırasında üzerlerindeki kıyafetleri çıkardı. İşçiler, “Direne direne kazanacağız” sloganları atarak haklarını almadan eylem alanından ayrılmayacaklarını söyledi. Madenciler, polis ablukasına baretlerini yere vurarak tepki gösterdi.

5 işçi hastaneye kaldırıldı

Polis müdahalesi sırasında biber gazından dolayı rahatsızlanan madencilerin durumu üzerine açıklama yapan Bağımsız Maden-İş avukatı Abdurrahim Demiryürek, "Hastaneye kaldırılan arkadaşlarımızın bir kısmının durumu iyi, bir kısmına henüz ulaşamadık. İbn-i Sina ve Hacettepe hastanelerine kaldırıldıklarını söylediler. Bizler de sendikamız adına takip ediyoruz. Yani aileleri korkmasın. Bizler arkadaşlarımız için her şeyi yapacağız. Onların yanlarındayız. İyi olacaklardır diye düşünüyorum" diye konuştu.

Açlık grevindeki madencilerden biri oturma eylemine geçildiği sırada bayıldı.

Erkan Baş: Ben de açlık grevine katılacağım

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş da Doruk Madencilik işçilerinin maruz kaldığı müdahaleye tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Baş, “Haklarını almak için günlerce yürüyüp Ankara’ya gelen, Bakanlık görüşmeye bile tenezzül etmeyince açlık grevine başlayan Doruk Madencilik işçilerinin bir kez daha polis şiddetine uğramasını televizyondan izlemeyeceğiz” dedi.

Dün Kurtuluş Parkı’nda işçileri ziyaret ettiğini belirten Baş, saldırı haberini alır almaz İstanbul’dan Ankara’ya doğru yola çıktığını duyurarak, “Dün onların yanındaydım, bugün ve gerekirse her gün onların yanında olacağım ve ben de açlık grevine katılacağım” ifadelerini kullandı.

"Bir an önce masaya oturulsun ve işçilerin özlük hakları verilsin"

CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, "Maden emekçilerimiz yürüyüşe başladıkları günden beri tek dilekleri alamadıkları haklarını almaktı. Ne yazık ki geldikleri zaman sadece gazla ve gözaltıyla karşılaştılar. Bugün Yıldızlar Holding yönetimi sadece üç aydır maaş veremediklerini söylüyor. Bu bile çok büyük bir gaftır çünkü üç aydır maaş alamayan bir işçinin tenceresinde taş mı kaynayacak? Bunu bile düşünmüyorlar. Madencilerimiz haklarını, emeklerinin karşılığını, çocuklarının geleceği için yaptıkları emeğinin karşılığı için biz buradayız" dedi.

CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, "Geldiğimiz noktada Ankara'nın göbeğindeyiz. İşçilerimizin hepsi kuşatma altında ve bir polis ordusuyla karşı karşıyayız. Haklarını aramak için bu işçileri siz yürüttünüz. Neden; çünkü masaya oturmadınız. Özlük haklarını alamamışlar, işten çıkartıyorsunuz. Biz bu oyunu bütün maden şirketlerinde görüyoruz. Zarar eden sadece işçiler ve aileleri. Bir an önce masaya oturulsun ve işçilerin özlük hakları verilsin" ifadelerini kullandı.

"Bu işçiler çoluk çocuğundan ayrılmışlar ekmek peşindeler"

Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ ise şu ifadelere yer verdi:

"Türkiye'nin bir anayasayla yönetildiği söyleniyor ama anayasada toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkı var. Bu insanların yürüyüş hakkını neden engelliyorsunuz? Hani siz demokratik bir Türkiye'de özgürlükleri genişletmek için geldiğinizi söylüyordunuz. Bu işçiler yürümek istiyorlar neden polis ablukasıyla karşı karşıyalar? İçişleri Bakanı'a falan seslenmiyorum Cumhurbaşkanı'na sesleniyorum; bu Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, daha önce şu ya da bu nedenle başkalarına ait olan bu yer 15 Temmuz sonrası birilerine verilmiş. Nasıl verildiği bile belli değil. Bu şirket çoğu maden işçisini sadece Eskişehir'de değil çoğu yerde mağdur ediyor. Mağdur eden şirketle ilgili bir işlem yapıyor musunuz? Bunlar kar mı ediyorlar zarar mı, vergilerini ödüyor mu? Bu işçiler çoluk çocuğundan ayrılmışlar, ekmek peşindeler. Emeklerinin karşılığı maaşlarını almak, özlük haklarını almak."

"Bu bir alacak verecek mücadelesi değil bir haysiyet mücadelesi"

Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ise şunları söyledi:

"Burada olanlara değil birtakım nedenlerle burada olmayan, konforundan vazgeçmek istemeyenlere sesleniyorum; bu bir alacak verecek mücadelesi değil bir haysiyet mücadelesi. Burada bu mücadele küçük küçük her yerde var. Çocuklarımızın geleceğini gasbedenlere karşı, zenginin parasını yoksulun bin şarlatanlığıyla sömürdüğü manevi duyguyu seven bu hırsızlar ordusuna karşı bir mücadele. Bu sadece bir avuç işçi arkadaşın, madencinin, sokakta katledilen kadının, ağaçları için mücadele eden çevrecinin mücadelesi değil hepimizin mücadelesi. Soru çok basit; nasıl bir ülkede nasl yaşamak istiyoruz? Gelecekte bu enkaz ortaya çktığında üzerinde yaşayacağımız bir toprak parçası kalıp kalmayacağına ilişkin bir mücadele. Herkes kendisine sorsun; 'ben nasıl bir insanım' diye. İktidar yöneticileri, cumhurbaşkanları bunu sormazlar."

Şık, polislere dönerek, "Size verilen emir kanunsuzdur, kanunsuz emre uymamak da bir haktır" dedi.

Kaynak: ANKA