05 Kasım 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 05.11.2026 07:44 | Son Güncelleme: 05.11.2026 07:48

Mekke Anlaşması'nın ilk maddesi Meclis'ten geçti

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması'nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifinin ilk maddesi TBMM'de kabul edildi. Üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılmasını öngören anlaşmaya ilişkin görüşmeler bugün devam edecek
Fotoğraf: Arşiv
Fotoğraf: Arşiv

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşmasının onaylanmasına ilişkin kanun teklifinin birinci maddesi kabul edildi. Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelere geçildi. İlk maddenin kabul edilmesiyle TBMM Başkanvekili Celal Adan birleşime ara verdi. Aranın ardından ilgili komisyonun Genel Kurul'da yerini almaması üzerine birleşim, 5 Kasım Perşembe günü saat 14.00'te yeniden toplanmak üzere kapatıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından 7 Ağustos 2026'da Mekke'de imzalanan anlaşma, 21 Ekim'de TBMM Başkanlığına sunulmuş, 27 Ekim'de ise Dışişleri Komisyonunda kabul edilmişti.

Mekke Anlaşması neleri kapsıyor?

16 maddeden oluşan Mekke Anlaşması, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında ortak savunma, güvenlik, istihbarat paylaşımı ve savunma sanayii alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesini öngörüyor.

Anlaşmanın ikinci maddesine göre taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı, üç ülkeye birden yapılmış sayılacak. Saldırıya uğrayan ülkeye askeri imkân ve kabiliyetler dahil olmak üzere karşılıklı yardım sağlanması öngörülüyor. Ancak desteğin kapsamı ve niteliği, tarafların yapacağı değerlendirmelerin ardından belirlenecek.

Anlaşmada, ülkelerin egemenliklerinin ve toprak bütünlüklerinin korunması, ortak tehditlere karşı caydırıcılığın artırılması ve silahlı kuvvetler arasındaki koordinasyonun geliştirilmesi de hedefleniyor.

CHP anlaşmayı destekliyor: Türk askerinin yurt dışına gönderilmesi tartışması

TBMM Dışişleri Komisyonundaki görüşmelerde AK Parti, MHP ve CHP anlaşmaya destek verirken Yeni Parti, DEM Parti, Yeni Yol ve İYİ Parti karşı oy kullanmıştı.

Genel Kurul'da konuşan CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, anlaşmanın Türkiye'ye "NATO dışında, merkezinde kendisinin yer aldığı, yeni bir bölgesel güvenlik yapısı kurma imkanı" sunduğunu belirterek teklife destek vereceklerini açıkladı.

Ancak anlaşmadaki bazı hükümlerin belirsizliğine dikkat çeken Öztrak, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışında görevlendirilmesinde TBMM'nin yetkisinin korunması gerektiğini vurguladı.

Öztrak, "Bizim olmazsa olmazımız milletimizin evlatları Mehmetçiğimizin ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin önü sonu belli olmayan maceralara sürüklenmemesidir" dedi.

Anlaşmanın savunma ve caydırıcılık sınırları içinde kalması gerektiğini savunan Öztrak, İran'la diplomatik ilişkilerin korunmasının da bölgesel çatışmaların önlenmesi açısından önemli olduğunu söyledi.

AK Parti: Türkiye kendi iradesi dışında çatışmaya girmeyecek

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay ise anlaşmanın Türkiye'yi otomatik olarak askeri çatışmalara dahil etmeyeceğini savundu.

Oktay, "Bu doğrultuda, ülkemizin kendi iradesi dışında, kontrolsüz bir sürecin içine çekilmesi söz konusu değildir" dedi.

Türk askerinin yurt dışında görevlendirilmesinin Anayasa'nın 92. maddesi uyarınca TBMM'nin yetkisinde olduğunu vurgulayan Oktay, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin çatışmalara katılmak üzere yurt dışına gönderilmesi, ancak Anayasa'mızın 92. maddesi uyarınca TBMM'de kabul edilecek tezkerelerle mümkün olabilir" ifadelerini kullandı.

Muhalefetten Yemen ve askeri yükümlülük eleştirisi

Anlaşmaya karşı çıkan partiler ise Türkiye'nin bölgesel çatışmalara dahil olma ihtimaline dikkat çekti.

Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, anlaşmanın Türkiye'yi Yemen'de Husilere karşı yürütülen çatışmalarda askeri yükümlülük altına sokabileceğini savundu.

İktidarı eleştiren Emir, "En fazla bir yılınız kaldı. Siz geçicisiniz. Siz böyle bir anlaşma yapamazsınız" dedi. Emir, anlaşmayı "ihanet seviyesinde" olarak nitelendirdi.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo da yeni askeri ittifakların bölgedeki savaşları derinleştirebileceğini belirterek "Gözümüz kapalı bir şekilde savaşa gitmeyi reddediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bakan Güler: Husilerle çatışmaya girmeyi öngörmüyoruz

Anlaşmanın özellikle Suudi Arabistan'a yönelik Husi saldırıları nedeniyle Türkiye'nin Yemen'deki çatışmalara dahil olup olmayacağı tartışmaları sürüyor.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 23 Ekim'de yaptığı açıklamada, anlaşmanın TBMM tarafından onaylanmasının ardından Suudi Arabistan'dan gelebilecek taleplerin değerlendirileceğini belirtmişti.

Güler, "Katar'da olduğu gibi Suudi Arabistan'a yönelik muhtemel askeri desteğimizin temel amacı da caydırıcılığın güçlendirilmesi olacaktır. Husilerle herhangi bir çatışmaya girilmesini kesinlikle öngörmüyoruz. Önceliğimiz, bölgede yeni gerilimlerin ortaya çıkmasını önlemek, güvenlikle istikrara katkı sağlamaktır" demişti.

Anlaşmadan 10 yıl boyunca çekilmek mümkün olmayacak

Anlaşmanın tartışma yaratan hükümlerinden biri de çekilme koşulları oldu. Metnin 16'ncı maddesine göre taraflar, anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren 10 yıl boyunca anlaşmadan çekilemeyecek. Bu sürenin ardından çekilmek isteyen ülkenin en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunması gerekecek.

Ayrıca anlaşmadan çekilme, devam eden ortak projeleri ve gizlilik yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacak.

TBMM Genel Kurulu, bugün saat 14.00'te anlaşmanın onaylanmasına ilişkin kanun teklifinin kalan maddelerini görüşmeye devam edecek.

Kaynak: Gazete Oksijen