Gazeteci Murat Ağırel; Melih Gökçek, oğlu Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek'in Almanya’da "Hamag" adlı şirket üzerinden milyonlarca Euro'luk gayrimenkul yatırımı yaptığını ve Türkiye’den şirkete kayıt dışı yollarla milyonlarca Euro aktarıldığını iddia etti. Ağırel, 2022'de 30 bin Euro sermayeyle ve sıfır ciroyla kurulduğunu belirttiği şirketin 2024'te yaklaşık 3 milyon 800 bin Euro'luk mal varlığına ulaştığını öne sürdü.
Bu varlıkların Düsseldorf’ta 15 daire ve iki ticari alandanoluştuğunu belirten Ağırel, şirketin daha sonra Velbert’te18 daire ve beş ticari alanın bulunduğu, yaklaşık 8 milyon 700 bin Euro değerindeki bir alışveriş merkezini satın almaya çalıştığını söyledi. Ağırel, önce Hülya Gökçek adına daha sonra Hamag adına sözleşme yapıldığını ancak şartların yerine getirilmemesi nedeniyle satışın gerçekleşmediğini öne sürdü. Ağırel'in iddiaları arasında ailenin Lüksemburg'da yaklaşık 180-280 milyon Euro değerindeki bir alışveriş merkezini satın almak için pazarlık masasına oturduğu da yer aldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise söz konusu iddiaların ardından hem Melih Gökçek hem de ailesi hakkında "ailesinin Almanya’da kurduğu Hamag şirketi üzerinden gayrimenkul yatırımları yaptığı ve yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarıyla soruşturma soruşturma başlatıldı.
Melih Gökçek, soruşturma kapsamında cuma günü Ankara Adliyesi'ne giderek şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Gökçek'in savcılık ifadesinin ardından oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek de aynı soruşturma kapsamında ifadeye çağrıldı.
Ahmet ve Hülya Gökçek, bugün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ifade vermek üzere Ankara Adliyesi'ne gitti.
Melih Gökçek ifadesinin ardından en dedi?
Adliyeye sakız çiğneyerek girmesi gündem olan Gökçek, savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından adliye önünde yaptığı açııklamada şöyle dedi:
"Ben burada savcılığa ifade verdim. Bu ifadenin gizliliği var. Şunu söyledim bunu söyledim gibi bir şey dememi beklemeyin. Allah izin verirse savcılığın araştırması bitecek neticeyi alacağız. Melih Gökçek konuşmayan adam değildir. Ben ısrarla rakiplerimi ekrana davet edip de getiremedim. Ben size bir bilgi vereceğim. Ben hayatımda ilk defa soruşturma geçirmiyorum. Ben belediye başkanlığına ilk olarak 94 yılında seçildim, yaklaşık 9 yıl muhalefette belediye başkanlığı yaptım 500 tane soruşturma geçirdim. Ben 500 defa sıçradım bunların hepsinden takipsizlik aldım. Bunların hepsinde ifade verdim.
En büyük hakem vatandaştır. Ekrana çıkmaktan kim korkar haklı olmayan insan korkar. Mansur Yavaş döneminde 21 tane soruşturmam bitti. Biten bu soruşturmaların hepsine Mansur Yavaş itiraz ettirdi. İtiraz edilen dosyalar da benim lehime onaylandı. Mansur Yavaş ekranlarda en az 3-4 kez söyledi. 109 tane soruşturma geçirdim dedi ama benim için Melih Gökçek yargılanmadı diyor. Benim buralardan takipsizlik almam yasal olmuyor. Kendisi alınca oluyor ben alınca olmuyor. Benim ifade vermediğim konu yoktur. Allah nasip ederse önümüzdeki günlerde buranın kararı çıkacak. Karar çıktıktan sonra hepinizin televizyonlarına bol bol çıkacağım, endişeniz olmasın. Şimdi konu hakkında bilgi vermek istemem."
Gökçek hakkındaki soruşturmanın detayları ve Ağırel'in iddiaları
Ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Murat Ağırel'in iddiaları üzerine eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına ilişkin 29 Ağustos'ta re'sen soruşturma başlattı. Başsavcılık'tan yapılan açıklamada, "Bazı basın ve yayın organlarında, İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönünde öne sürülen iddialara ilişkin olarak, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmıştır" denildi.
Soruşturma kapsamında Ağırel’in de daha önce tanık sıfatıyla ifadesine başvuruldu. Ağırel, ifadesinin ardından Ankara Adliyesi önünde yaptığı basın açıklamasında soruşturmaya ilişkin şu iddialarda bulundu:
"HAMAG, sıfır ciro ve sıfır çalışanla, 30 bin avro sermayesi olan bir şirket. 2024 yılında bir anda 3 milyon 800 bin avro mal varlığına sahip oluyor. Ardından bu mal varlığına sahip olduktan sonra bu mal varlığı 15 daire ve iki ticari alandan oluşuyor. Sonrasında Velbert şehrinde 18 daire ve beş ticari alanın olduğu bir alışveriş merkezine evriliyor. Orası da 8 milyon 700 bin avro değerinde bir yerdi. Buraya iki defa sözleşme yapılıyor. Önce Hülya Gökçek adına yapılıyor. Sonrasında burası "HAMAG" adıyla tekrardan holding oluyor ve sözleşme yeniliyor ama sözleşmenin şartları yerine getirilmediği için bu satış gerçekleştirilemiyor. İstikamet Lüksemburg'a çevriliyor. Lüksemburg'da iki kişiden aldığım bilgiye göre yaklaşık 180-200 milyon avro gibi rakamlara bir alışveriş merkezinin pazarlığı yapılıyor. Bu alışveriş merkezinin pazarlığındaysa uzlaşma sağlanamıyor ve burayı almaktan vazgeçiyorlar. Buranın içerisindeki kişilerle ilgili bütün haberleri anlattım. Bu soruşturmanın nihayetinde çok daha büyük bir olayın, olay örgüsünün ortaya çıkacağı kanısındayım. Savcılık bununla ilgili soruşturmaya devam ediyor"
