22 Mayıs 2026, Cuma
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 22.05.2026 20:08 | Son Güncelleme: 22.05.2026 21:34

Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu telefonda görüştü

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile mutlak butlan davasında istinafın tedbir kararıyla parti yönetimine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu telefonda görüştü. Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı, "En uygun zamanda partiyi kurultaya götürmekle ilgili niyetini Sayın Özel’e iletti" açıklamasını yaptı
Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu telefonda görüştü
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mutlak butlan davasında istinafın tedbir kararıyla parti yönetimine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, görüşmeyle ilgili şu bilgileri paylaştı:

“Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ile görüştü. Görüşmede, Kılıçdaroğlu, en uygun zamanda partiyi kurultaya götürmekle ilgili niyetini Sayın Özgür Özel’e iletti. Özgür Özel de kendi taleplerinin de bu yönde olduğunu, bundan memnuniyet duyduğunu ifade etti.”

"En uygun zaman, en erken zaman"

CHP Genel Merkezi'ne yakın kaynaklardan alınan bilgilere göre Özel görüşmede, mutlak butlan kararının ardından partililerde ve vatandaşlarda çok büyük bir öfke olduğunu, bu nedenle bir an önce olağanüstü kurultay kararı alınması gerektiğini iletti. Özel, tüm siyasi partilerin, sendikaların, meslek odalarının, sivil toplum örgütlerinin, baroların kararı hukuksuz bulduğunu belirterek, olabilecek en erken tarihe kurultay kararı alınmasının ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Özel'in "Partililerin ve halkın bu beklentisi benim de net talebimdir, bu konuda bir tavizim olamaz" dediği öğrenilirken Kılıçdaroğlu bunun üzerine kendisinin de "en uygun" zamanda kurultaya götürme niyetinin olduğunu söyledi. Özel'in de 'en uygun' zamanın 'en erken' zaman olduğunun altını çizdiği belirtildi.

Ne olmuştu?

Özgür Özel, dün mutlak butlan kararı üzerine olağanüstü toplanan MYK sonrası yaptığı açıklamada Kılıçdaroğlu'nun kendisini telefonla aradığını ancak henüz dönüş yapmadığını belirterek şunları söylemişti:

"Çok sayıda telefon gelmiş. Arayanlar arasında Sayın Kılıçdaroğlu var. Kendisinin telefonuna henüz dönmedim. Zaten hani dönüp de ne konuşacağız? Daha bugün Cumhuriyet Halk Partisi ‘Butlan kararı çıkarsa bu bir yargı kararıdır, biz yargıya saygılıyız’ diyen bir milletvekilini disipline vermişiz. O yüzden ben Sayın Kılıçdaroğlu’ndan daha önce şanla şerefle seçildiği, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı koltuğuna, AK Parti yargısının eliyle dönmek isteyeceğini ihtimal dahilinde görmek istemem. Ama birtakım açıklamalar, birtakım yaklaşımlar buna işaret ediyor. Bu durumda bu gecenin psikolojisi içinde o telefona açmanın, o telefona dönmenin bir manası olmaz. O telefon eğer bu yargının bu kararını meşrulaştırmak veya o kararla uzlaşmaksa, ben öyle bir şeyde uzlaşmam. Onunla uzlaşırsam milletle uzlaşamam. Ancak Sayın Kılıçdaroğlu partimizin önceki dönem seçilmiş Genel Başkanıdır. Elbette telefonuna bir şekilde dönülecektir. Ona da düşüncelerimiz ifade edilecektir. Ancak bir butlan kararını meşru görmemi bekleyeceğini beklemem. Onun dışında kendisine, yani bunlar yaşanmasaydı zaten bayram günü ben arayacaktım Sayın Kılıçdaroğlu’nu. O aramış. O telefona bir şekilde dönülür. Ama o dönüş rejimle uzlaşma, saray yargısının kararını kabullenme ya da ona yönelik bir tutum içinde olma olamaz. Sayın Kılıçdaroğlu ile de bugünün şartları altında böyle bir diyalog zeminine girmeyi aramızdaki geçmiş hukuka da yakıştırmam."

CHP lideri, bugün İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile düzenlediği basın toplantısında gelen bir soru üzerine ise şu ifadeleri kullanmıştı:

"Sayın Kılıçdaroğlu'nun dün beni aradığı ifade edilmişti. Ben de bugün kendisine öğle saatlerinde döndüm ama telefonu kapalıydı. Ondan dolayı bir görüşme gerçekleşmedi ama telefonun açık olması ya da kendisinin yeniden araması durumunda tabii ki dün de ifade ettiğim gibi telefon görüşmesi yaparız. Ancak bizim bu durumdaki pozisyonumuza dair ifadelerimiz, dün akşamki basın toplantısında, ardından dayanışma için gelenlere hitaben yaptığımız konuşmanın sınırlarıyla çerçevelidir."