CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mutlak butlan kararının ardından olağanüstü toplanan MYK'ya başkanlık etti. Yaklaşık 5 saat süren toplantının ardından kameraların karşısına geçen Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Bugün Türk demokrasisi adına kara bir gün. Bugüne nasıl geldiğimiz kısaca özetlemek isterim. Hikayemiz Mayıs 2023'te başladı. Türkiye'yi yeniden ayağa kaldırmaya, demokratikleştirmeye, o seçimi kazanmaya çok istekliydik, tüm Türkiye istekliydi. Ancak o seçimi kazanamadık. En büyük sorumluluk CHP'deydi. Millet o gün partimizden bir duygusal kopuş yaşamaktaydı. CHP'nin özeleştiri yapması lazımdı ve milletin gönlünde kabul görmesi lazımdı. Bu duygu durumu içinde biz CHP değişmelidir dedik. Sonra görevi hep birlikte üstlendik.
"Delege sokağın sesini dinledi, değişime karar verdi"
Aday dahi olamayacağımızı, 60 imza dahi bulamayacağımızı söylediler. Bütün Türkiye'yi, il kongrelerini gezdik. Dediler ki delegeleri ikna edemezsiniz. Dedik ki 'O delegeyi saçını kestirdiği berberi, apartmanındaki öğrenci, torunu, eşi ikna edecek'. Delegelerimize 'En güvendiğinizle konuşun, kurultaya öyle gelin' dedim. Kurultayda 'Delege sokağın sesini dinle' diye bağırıldı. Delege de bu sesi dinledi, değişime karar verdi. O kurultaydan sonra bizim sevincimizin kimsenin mağlubiyeti olmasını istemedik.
"O gece bize savaş açmaya niyetlenmişler"
Bana 'Sana devlet geldi mi?' diye sordular. İcazet almadan değişim olmazmış. Kimseden icazet almadan değişebileceğini bütün Türkiye'ye ve dünyaya gösterdik. Bizden onay almadan değişim olmaz diyenler o gece bize savaş açmaya niyetlenmişler. Önümüzde seçimlere dört ay vardı. 1 Nisan'da felaket, kayıp bekleyenler, parti tarihinin en kısa genel başkanlığını yapacak diyenler, o akşam televizyonda en büyük yerel seçim başarısını gördüler. AK Parti'nin kara düzenine, müesses nizama esas çomağı da orada soktuk. Bunu görmeyen, bilmeyen, yaşamayan var mı? Bizim suçumuz 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yapmak, AK Parti'yi ilk kez yenmek. Bizim suçumuz günahımız bu.
"Mutlu mesut muhalefet liderliği koltuğunu reddediyorum"
Demokrasi sandıkla gelenin sandıkla gitmesidir. Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, bir kere kaybedince milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri kurultayı kazanmamızı, diğerleri yerel seçimleri kazanmamızı hazmedemedi. Milletin kararına savaş açmayı tercih ettiler. 19 Mart'ta darbeye kalkıştılar. Ekrem İmamoğlu 14 aydır hapiste. Bize sağdan soldan 'Ekrem'i bırak, Ankara'ya dön, partinin başında otur' dediler. Mutlu mesut muhalefet liderliği koltuğunu reddediyorum. Kontrollü muhalefet partisi genel başkanlığı koltuğunu reddediyorum.
"Yarım saatte verdikleri zarar 10 milyar dolar"
Bugün gelinen noktada, kazanacak Cumhurbaşkanı adayı belirleme, kendini aday göstermeme, en doğru adayı bulurum deme suçundan da saldırı altındayım. Cumhurbaşkanı adaylığını kabul etseydim benden iyisi yoktu. Mesele ne Özgür Özel meselesi, ne de kurultayda göreve gelenlerin şahsi meselesidir. 19 Mart'ta geleceğin Cumhurbaşkanına, 21 Mayıs'ta da geleceğin iktidar partisine darbe yapılmıştır. Resmi rakamlara göre bu kararla yarım saatte verdikleri zarar 10 milyar dolardır. Erdoğan milleti adaysız, partisiz ve seçeneksiz bırakmanın çabası içinde. Şunu herkes bilsin ki, CHP de Özgür Özel de kendisini savunmanın peşinde değildir. CHP, Cumhuriyeti, demokrasiyi, sandığı ve sandığa umut bağlamış milyonları savunmak durumundadır. Bu kararla hiçbir partinin kongresinin artık bir garantisi kalmamıştır.
"Yargıtay'a itirazımızı yaptık, yarın da YSK'ya başvuracağız"
Biz bugün ilk itirazımı tedbir kararının kaldırılmasını da içerecek şekilde Yargıtay'a yaptık. Yarın da YSK'ya başvuracağız. Başvuruların en acil şekilde ele alınarak YSK'nın siyasi partiler rejimine sahip çıkmasını bekliyoruz. Yargıtay'ın tedbir kararını kaldırarak Türkiye'yi bir felaketten kurtarmasını bekliyoruz. Bu gecenin bir felaket gecesi olmaktan bir umut gecesine dönüştüğünü ifade etmek isterim. Bir yanda boş bir sokak, koşturan muhterisler, diğer tarafta partisine sahip çıkanlar. Muhalefet partileri bu akşam tarihe geçmiştir. Şanlıurfa Barosu'nun ilk açıklamayı yapması ve peşi sıra yapılan açıklamalar kıymetlidir. Sendikaların, meslek örgütlerinin açıklamaları bu geceyi matem gecesinden umut gecesine dönüştürmüştür. CHP bu darbeye asla ve asla teslim olmayacaktır. Buradayız, bu darbeye karşı sonuna kadar direneceğiz. sözümüze kıymet veren herkesi direnişe, mücadeleye, bir arada olmaya, tepkiyi yükseltmeye davet ediyorum. Yarın aklıselimin hakim olmasını ümit ediyorum. CHP'yi savunmak rekabetçi bir seçimi savunmaktan başka bir şey değildir. Biz buradayız ve bütün o kirli teklifleri reddediyoruz. Müesses nizamın makbul partisi olmak yerine her şeyi göze almışız. Sadece ve sadece milletimizden yetki ve destek bekliyoruz. Onun dışında her türlü kirli teklife kapalıyız.
"Ne milleti ne partiyi yarı yolda bırakmayacağız"
Biz öncelikle mücadeleyi yükselteceğiz. Bunun yanında hukuk mücadelesi veriyoruz. Kararın YSK tarafından nasıl yorumlanacağını göreceğiz. Her mücadele zemininde güçlüyüz. Bize verilen bayrağı yere bırakmayacağız. O bayrak elimizde, ölebiliriz ama milletin verdiği emaneti bırakmayacağız. Millete borcumuz var. Ne milleti ne partiyi yarı yolda bırakmayacağız.
"Kılıçdaroğlu'nun telefonuna dönmedim"
Bu akşam arayanlar arasında Kılıçdaroğlu da vardı. Telefonuna henüz dönmedim. Zaten dönsem de ne konuşacağız? O telefonun anlamı yargının bu kararını meşrulaştırmaksa o kararı meşrulaştırmam. Elbette telefonuna dönülecektir ama o dönüş rejimle uzlaşma olamaz.
"Butlana karşı yedek partiyi düşünmeyiz"
Ben genel merkezdeyim, arkadaşlarımız genel merkezde. Nasıl Saraçhane'ye sahip çıktıysak genel merkeze de sahip çıkacağız. Yedek parti seçeneği Türkiye'de tüm siyasi partilerin gündeminde olabilir ama butlana karşı böyle bir tedbir düşünmeyiz. Çünkü biz burada ev sahibiyiz. Baba ocağında kimin oturacağına da o ocağın sahipleri karar verir, mahkemeler değil.
İstinafta mahkeme başkanı avukatlarımıza bu hafta müzakere yapmayacağız demişti. Dün bir basın yayın kuruluşunda, gizli soruşturmaların sızdırıldığı bir kanalda 'karar UYAP'a yüklenecek' demişti. Kararın başka bir yerde yazıldığı, mahkeme başkanlarının bunu temize çektiği bir dönemdeyiz. Saray yargısı böyle bir şey."
"Biz ayaktayız, darbecilerin dizleri titriyor"
Basın toplantısının ardından genel merkez önünde toplanan kalabalığa seslenen Özgür Özel şunları söyledi:
En son bu otobüs buradayken, bu otobüsün üzerinde sizin karşınıza çıktığımda 31 Mart akşamıydı. Nüfusun yüzde 65'ine ekonominin yüzde 84'üne CHP'li belediye başkanlarının hizmet edeceği, CHP'nin 47 yıl sonra birinci parti olduğu, AK Parti'nin ilk kez yenildiği akşam buradaydık. İşte arkadaşlar, dostlar, oy verenler vermeyenler, suçumuz budur. Suçumuz kazanmak, AK Parti'yi yenmek, onu dört kez yenen birini Cumhurbaşkanı adayı göstermektir. Şimdi birileri bu binanın ışıkları ilk seçimde erkenden kapansın, CHP iktidar olmasın, AK Parti iktidarı sürsün diye Atatürk'ün kurduğu partiye bugün darbe girişiminde bulundu. Bu darbeciler hakim savcı cübbeleriyle gelirler. Ne haktan ne hukuktan ne vicdandan ne kul hakkından anlarlar. Saraçhane'de nasıl sizi görüp geri adım attılarsa, bunlar bir tek sizden, meydanlardan korkar. Buradan büyük memnuniyetle ifade ediyorum ki biz ayaktayız, darbecilerin dizi titriyor.
"Herkesi mücadeleye, direnişe, meydanlara davet ediyorum"
Buradan soruyorum ve Türkiye'ye sesleniyorum: Bu darbe girişimini püskürtmeye hazır mısınız, var mısınız? Beni kimin yöneteceğine ben karar veririm diyen herkesi mücadeleye, direnişe, meydanlara davet ediyorum. Bugün Ekrem Başkan içinde bulunduğumuz duruma tepkisini gösterdi. Programını iptal edip Londra'dan Türkiye'ye dönüş yolunda olan Mansur Başkanın selamlarını iletiyorum. Dayanışma duygularını ileten, CHP'ye değil demokrasiye sahip çıkan istisnasız bütün muhalefet partilerine yürekten teşekkür ediyorum. İlk açıklamayı yapan Şanlıurfa Barosu'na ve ardından CHP'nin yargı eliyle dizayn edilmesine tepki gösteren tüm barolara teşekkür ediyorum. Tüm sendikalara, meslek odalarına, birliklere ve sivil toplum örgütlerine yürekten teşekkür ediyorum.
"Kendi hırsları için bu milletin ekmeğiyle oynayanların gerekli cevabı alması lazım"
Bu karar yarın Türkiye ekonomisine kara bir gün yaşatacak. Bundan üzüntü duyuyoruz, endişe duyuyoruz. 19 Mart'ta bu hatayı yapanlar, 60 milyar dolar rezerv yakanlar dünyanın tek haneye indirdiği enflasyonu azdırdılar. Türkiye enflasyonda Avrupa'da birinci, dünyada beşinci. Türkiye'nin bir aylık enflasyonu yüz ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazla. Kendi hırsları için bu milletin ekmeğiyle oynayanların bu milletten gerekli cevabı alması lazım.
"Tehlike ortadan kalkana kadar bu binadayım, odamdayım, hiçbir yere gitmiyorum"
Baba ocağına sahip çıkmak için nöbetteyiz, direnişteyiz. Bugün şu andan itibaren tehlike ortadan kalkana kadar, CHP'yi kimin yöneteceğine CHP'liler karar verene kadar bu binadayım, odamdayım, hiçbir yere gitmiyorum. Majestelerinin muhalefeti olmayı reddediyoruz. Sarayın muhalefeti olmayacağız. Bana değil, partiye değil, ülkenin geleceğine sahip çıkmaya hazır mıyız?
"Gerekirse hayatı durduracağız"
Herkese sesleniyorum; gün bugündür, dönem bu dönemdir. Mücadeleye omuz verin, meydanları terk etmeyin. Onlar bir tek meydanlardan korkar. Ne zaman darbeciler geri adım atacak, o zamana kadar meydan meydan büyümeye var mısınız? Meydanların gücünü göreceksiniz, sessiz çoğunluğun sesini duyacaksınız. Gerekirse hayatı durduracağız, gerekirse tüketimden gelen gücümüzü kullanacağız ama teslim olmayacağız. Bundan sonra hiçbir şeyin sorumlusu ben değilim, sorumlusu darbecilerdir. Tek isteğim haklıyken haksız çıkmamak. O yüzden güvenlik güçlerine saygımızı koruyarak ama kanunsuz emirlere, önümüze konan bariyerlere takılmadan yürüyeceğiz. Geri çekilmezlerse vallahi de billahi de durmayacağız. Nereye yürümemiz gerekiyorsa oraya yürüyeceğiz."
Baba ocağımızdayız. https://t.co/qA07Dy6flo
— Özgür Özel (@eczozgurozel) May 21, 2026