İBB’ye yönelik “yolsuzluk” davası kapsamında tutuklu bulunan Resul Emrah Şahan, savunmasında Şişli’deki Taş Yapı projesine karşı çıktığı için yargılandığını söyledi. Şahan, söz konusu projede yeşil alanı savunduğunu belirterek, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın plan değişikliğiyle bölgede gökdelen yapılmak istendiğini söyledi.
İstanbul Valisi’nin kendisine “Şişli’de her yerde gökdelen var, bir tane daha olsun” dediğini iddia eden Şahan, projeye karşı durduğu için hedef alındığını savunarak "Bu yüzden buradayım" dedi.
Şahan: O gökdelen bugün benim karşımda
Mahkemede yaptığı savunmada Resul Emrah Şahan, Şişli’deki gelir eşitsizliğine dikkat çekerek, “7 metrelik bir yolun bir tarafında milyon dolarlık daireler, karşısında derin yoksulluk var. O yolun karşısındaki gökdelen bugün benim karşımda” ifadelerini kullandı.
Şahan, Şişli’nin merkezinde yaklaşık 24 dönümlük bir alanda 72 katlı gökdelen projesine karşı çıktıklarını, ilçenin ihtiyacının yüksek yapı değil yeşil alan ve deprem toplanma alanı olduğunu savundu. Projeye ilişkin denetim yaptıklarını, ruhsata aykırılıklar tespit ettiklerini ve inşaatı mühürlediklerini belirten Şahan, buna rağmen çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Savunmasında, mühürlü şantiyede yaşanan ve bir kişinin hayatını kaybettiği kazaya da değinerek, “Demek ki bu ülkede bir insanın canı, bir metrekare inşaattan daha değersiz görülüyor” dedi.
Şahan, tutuklanma gerekçesini ise şu sözlerle özetledi:
“Müteahhitlerin istediğini yaptığım için değil, yapmadığım için buradayım.”
Valilik: 'Gerçekler farklı'
İstanbul Valiliği ise yazılı açıklamayla iddiaları yalanladı. Açıklamada, Şahan’ın mahkemede dile getirdiği ifadelerin “gerçeği yansıtmadığı” ve “çarpıtma niteliğinde olduğu” belirtildi.
Valiliğe göre tartışma konusu proje, Şişli Kaptanpaşa Mahallesi’nde Bulgar Vakfı’na ait bir arsa üzerinde geliştirildi. Taş Yapı ile vakıf arasında 2006 yılında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandı ve proje için 72 katlık plan 2008’de Şişli Belediyesi tarafından onaylandı.
Ruhsat süreci ve bakanlık müdahalesi
Açıklamada, belediyenin projeyi onaylamasına rağmen inşaat ruhsatının 2015 yılına kadar verilmediği vurgulandı. Bunun üzerine şirketin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurduğu, bakanlığın da projeyi 72 kattan 38 kata düşürerek onayladığı ifade edildi.
Valilik, bakanlık onayının ardından başlatılan inşaat çalışmalarının ise Şişli Belediyesi tarafından çeşitli gerekçelerle engellendiğini belirtti.
Şirketin, belediyenin uygulamalarını 'keyfi' bulduğu gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı, İstanbul Valiliği, kaymakamlık ve savcılığa başvurduğu aktarıldı. Bu süreçte İçişleri Bakanlığı’nın konuyla ilgili mülkiye başmüfettişi görevlendirdiği bilgisi paylaşıldı.
Valilik, Şahan ile İstanbul Valisi Davut Gül arasında gerçekleşen görüşmenin de bu şikâyetler ve Bulgar Vakfı’nın imar haklarına ilişkin talepleri kapsamında yapıldığını açıkladı.
Tartışmalı arazi: 20 bin metrekare, milyarlık değer
Oksijen Gazetesi Muhabiri Esen Dolma, 25 Nisan 2025'te yayımlanan haberinde söz konusu alanın Şişli’de belediye binasının karşısında yer alan yaklaşık 20 bin metrekarelik bir arsa olduğunu yazdı. Dolma'nın haberine göre, Taş Yapı’nın hafriyat çalışmalarına başladığı bu alan, aynı zamanda süren davalara da konu.
Kaptanpaşa Mahallesi’ndeki 20 bin 214 metrekarelik arazi, hem ekonomik büyüklüğü hem de planlama geçmişi nedeniyle dikkat çekiyor.
Değeri ve satış süreci: İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi’nin ilanına göre taşınmazın toplam değeri yaklaşık 3 milyar 494 milyon TL. Arazinin 24 hissedarından birinin açtığı “ortaklığın giderilmesi” davası sonrası, hisselerin önemli bir bölümü icra yoluyla satışa çıkarıldı. İhalede hisselerin yarı değerinden az olmamak üzere teklif verilmesi gerekiyor ve satış süreci birkaç aşamalı açık artırma şeklinde ilerliyor.
Yüksek yoğunluklu proje tartışması: Aynı alan için hazırlanan projelerde kat yüksekliği yıllar içinde değişti. İlk aşamada 72 katlı gökdelen planı gündeme gelirken, daha sonra bu yükseklik 37 ve 27 katlı iki blok şeklinde revize edildi. Buna rağmen proje, bölgedeki mevcut yapı dokusuna kıyasla hâlâ son derece yüksek yoğunluklu kabul ediliyor.
İmar planları ve hukuki süreç: Alanın imar statüsü yıllar içinde birçok kez değiştirildi. 2015’te bakanlık tarafından “ticaret + turizm + konut” alanı ilan edilen parsel için meslek odaları ve çeşitli kurumlar tarafından davalar açıldı.
- 2019’da mahkeme plan değişikliğini iptal etti
- 2021’de “rezerv yapı alanı” ilanı yapıldı, bu karar da iptal edildi
- 2022’de yeniden rezerv alan ilan edildi ve yeniden yargıya taşındı
- 2023’te davalar istinaf sürecine girdi
Yoğunluk ve nüfus etkisi: İstanbul Planlama Ajansı’na göre proje mevcut emsal değerleriyle hayata geçirilirse, bölgeye Şişli Merkez Mahallesi büyüklüğünde ek nüfus getirebilecek. Bu da altyapı, trafik ve kamusal alan kapasitesi açısından ciddi tartışma yaratıyor.
Deprem toplanma alanı tartışması: Söz konusu alanın geçmişte deprem toplanma alanı olarak işaretli olduğu, ancak hafriyat çalışmalarıyla birlikte çevrilerek kullanıma kapatıldığı belirtiliyor. Bu durum, özellikle İstanbul’un deprem riski bağlamında, projenin en kritik tartışma başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Haberin detayları:
Kaynak: Gazete Oksijen

