08 Ağustos 2022, Pazartesi
Haber Giriş: 12.11.2021 04:30 | Son Güncelleme: 16.02.2022 15:17

Saatlere ayar aranıyor

En doğusu ve batısı arasındaki gerçek zaman farkı 76 dakika olan ülkede, çocuklar gün ağarmadan okula giderken yaz saati yine tartışma konusu
Saatlere ayar aranıyor
Editör Editör
Baran Can Sayın
Yaz-kış saati uygulamasının Bakanlar Kurulu kararıyla kaldırılarak enerji tasarrufu  gerekçesiyle saat diliminin sabitlenmesinin üzerinden beş yıl geçti; ancak fayda-zarar tartışması sürüyor. Eski sistemi savunanlar, istenen tasarruf sağlanamadı, güvenlik sorunları oluşuyor derken tek saat dilimini savunanlar bunun sağlık açısından da daha yararlı olduğu, hatta trafik kazalarını azalttığı görüşünde. Çocuklu aileler öğrencilerin hava aydınlanmadan yollara düşmesinden şikayetçi. Peki uzmanlar ne diyor?

Fatsa önerisi

Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özdağ, kalıcı yaz saati uygulamasının enerji tüketimini artırdığını savunuyor: “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, kalıcı yaz saati uygulaması sayesinde 6.82 milyar KWh’lik, yani yaklaşık 4 milyar liralık bir tasarruf sağlandığını öne sürdü. Buna kaynak olarak da İstanbul Teknik Üniversitesi ile birlikte hazırlanan rapor gösterildi ama bu rapor hiçbir zaman açıklanmadı. Çünkü ortada bilimsel bir rapor yok.”  Özdağ konunun çözümsüz olmadığı görüşünde: “Saat dilimini 5 aylık kış döneminde Iğdır’ı merkez alarak başlatırsanız Türkiye’nin yüzde 80’ini mağdur edersiniz. EMO olarak yaptığımız çalışmaya göre Türkiye’nin enerjiyi verimli kullanması açısından en uygun nokta, GMT+2.30 saat dilimi; yani Ordu’nun Fatsa ilçesinden geçen 37.5 derece doğu meridyeni. Oysa şu anda Iğdır GMT+3 saat dilimi uygulanıyor.”

Gün doğumuna göre mesai

Uludağ Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nden Doçent Doktor Ali Yiğit, yaz-kış saati uygulamasını gereksiz bulanlardan. “Bunun yerine yaz mesaisi ve kış mesaisi uygulanabilir. Yani mesai saatleri, gün doğumuna göre düzenlenebilir.” Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doçent Doktor Ali Osman Kocalar ise kalıcı yaz saati uygulamasının Türkiye’de tasarruf sağladığını düşünüyor. “Yaz-kış saati uygulamasında Türkiye’nin batısında toplam 277 gün, doğusunda ise toplam 237 gün, gün ışığından yararlanmadan mesai yapılıyordu. Kalıcı yaz saati uygulamasında ise ülkenin batısında yalnızca 45 gün, doğusunda 85 gün, gün ışığından faydalanmadan mesai yapılmakta. Bu değerler neredeyse yüzde 80’lik bir tasarrufu göstermektedir.” Kış gündönümü olan 21 Aralık günü güneş, İstanbul’da 08.26’da, Türkiye’nin en doğusunda bulunan Iğdır’da ise 07.22’de doğacak. Ülkenin doğu ve batı bölgeleri arasında bulunan bu geniş zaman farkı nedeniyle  “doğu saati” ve “batı saati” uygulaması yürürlüğe konulabilir mi? Uzmanların tartıştığı çözümlerden biri de bu.

Taraflar ne diyor?

İlk olarak 1784 yılında Benjamin Franklin tarafından mum tasarrufu amacıyla öne sürülen yaz saati uygulaması, dünyada bir standart değil ama Batı dünyasının ezici çoğunluğu buna tabi. Saatlerini değiştirmeyen en büyük ülkeler Çin, Hindistan ve Japonya. Uygulama tüm dünyada tartışılıyor. İşte tarafların görüşleri: • Tek saat dilimi uygulaması, bazı uzmanlara göre insan bedenine ve biyolojik saatine daha uygun. • Kimi uzmanlara göre tek saat uyku kalitesini düşürüyor. • Bazı araştırmacılar, karanlık sabahların enerji tüketimini artırdığını söylüyor. • Kış saatinden yaz saatine geçiş döneminde trafik kazalarında artış görülüyor. • Yaz-kış saati uygulamasında güvenlik sorununun azaldığı söyleniyor. Karşıt grup ise gece karanlığı daha uzun süre sürdüğünden suç oranının arttığını iddia ediyor.