Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan ve 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırının ardından eğitim sendikaları bugün Türkiye genelinde iş bıraktı. Sendikaların Ankara'da gerçekleştirdikleri eylem devam ederken, Kahramanmaraş'ta ikici bir okul saldırısı haberi geldi. Yaşanan gelişmelerin ardından Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı önünde "yaşam nöbeti" başlattığı duyurdu. Eğitim-İş ve Eğitim-Sen grev kararını hafta sonuna kadar uzattı.
Eğitimi-İş'ten yapılan açıklamada "Kahramanmaraş’ta yaşanan ve ilk belirlemelere göre 1 öğretmen ve 3 öğrenci yaşamını yitirdiği saldırının ardından bir kez daha gördük ki; okullarda ne öğrenciler güvende, ne de eğitim emekçileri! Eğitim-İş olarak, eğitimde şiddetin kader olmadığını haykırmaya devam ediyoruz. Bu nedenle; yaşanan saldırılar karşısında sessiz kalmıyor, geri adım atmıyoruz. Çocuklarımızın yaşam hakkı, eğitim emekçilerinin can güvenliği için, 15, 16, 17 Nisan tarihlerinde iş bırakıyoruz" denildi.
KESK de konuya ilişkin yaptığı açıklama "Eğitim-Sen'in bugün başlattığı Yaşam Nöbeti ve iş bırakma eylemleri 17 Nisan’a kadar uzatılmıştır. Kaybettiğimiz canların hesabını sormak ve bir daha hiçbir çocuğun, hiçbir eğitim emekçisinin yaşamını yitirmemesi için mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz" ifadeleri kullanıldı.
Sendikaların eylemleri Ankara ve bazı illerde polis barikatı ile engellenirken, eylemciler Siverek'te yaşanan saldırıların münferit bir olay olmadığının altını çizerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e istifa çağrısında bulundu.
Ankara'da polis barikatı
Ankara’da sendikalar, Milli Eğitim Bakanlığı önünde ortak basın açıklaması yapmak istedi. Ancak grup, bakanlık önünde polis barikatıyla karşılaştı. “Öğretmene değil, tarikata barikat” sloganıyla oturma eylemi yapan eğitim emekçileri ile polis arasında kısa süreli arbede yaşandı. Müdahalenin ardından barikatın bir kısmı açıldı ve sendikalar açıklamalarını bakanlık önünde gerçekleştirdi.
Eğitim Bir-Sen MEB önünde açıklama yaptı
Eğitim-Bir-Sen, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir okulda meydana gelen silahlı saldırının ardından artan şiddet olaylarına dikkat çekmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı.
Grup adına konuşan Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, eğitim kurumlarında şiddetin yaygınlaştığını ve eğitim çalışanlarının hedef hâline geldiğini söyledi. Yavuz, yaşananların toplumsal değerlerdeki aşınmanın bir göstergesi olduğunu belirterek, öğretmenlik mesleğinin itibar kaybına uğradığını ifade etti.
Siverek’te yaşanan saldırının, eğitimde şiddetin artık münferit değil, yaygın bir sorun hâline geldiğini ortaya koyduğunu dile getiren Yavuz, bu durumun eğitim ortamlarında güvenlik kaygılarını artırdığını vurguladı. Türkiye genelinde bir gün iş bırakma eylemi düzenlediklerini hatırlatan Yavuz, bu adımın yaşanan endişeye dikkat çekmeyi amaçladığını söyledi.
Yavuz, son dönemde öğretmenlere yönelik şiddet olaylarının arttığını belirterek, İstanbul’da bir öğretmenin öldürülmesi ve Ankara’da bir öğretmene yönelik saldırıyı hatırlattı. Bu tür olayların yalnızca bireylere değil, eğitim sistemine ve toplumsal geleceğe yönelik tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Eğitimde şiddetin artık bir iş güvenliği sorunu hâline geldiğini kaydeden Yavuz, okullarda güvenliğin sağlanması için bir dizi önlem önerdi. Bu kapsamda, sosyal medya üzerinden yapılan tehditlerin erken tespit edilmesi, okul güvenlik uygulamalarının yaygınlaştırılması, rehberlik hizmetlerinin artırılması ve disiplin yönetmeliklerinin güncellenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca dijital ortamda şiddeti teşvik eden içeriklere karşı daha etkin önlemler alınması çağrısında bulundu.
Velilere de çağrı yapan Yavuz, öğretmenlerin hedef hâline getirilmemesi gerektiğini belirterek, eğitim ortamında saygı ve güvenin yeniden tesis edilmesinin önemine dikkat çekti.
Eğitim-Bir-Sen, okullarda güvenliğin sağlanmasına yönelik somut adımlar atılmaması durumunda sürecin takipçisi olacaklarını ve eylemlerini sürdüreceklerini açıkladı.

İstanbul'da protestoların adresi Beyazıt Meydanı oldu
Eğitim Sen üyeleri, İstanbul'da Beyazıt Meydanı’ndan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüyüş gerçekleştirdi.
Yürüyüş öncesi Beyazıt Meydanı’nda yapılan açıklamada yaşanan silahlı saldırının “münferit” olmadığı belirtilerek geçen ay İstanbul Çekmeköy’de görev yaptığı okulda uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik’in ölümü hatırlatıldı. Açıklamada, okullardaki şiddet olaylarının derinleşen toplumsal eşitsizlik, geleceksizlik ve eğitimle olan bağın zayıflaması gibi koşullarda ortaya çıktığı dile getirildi. Siyasi iktidarın eğitim sistemindeki eşitsizlikleri derinleştiren ve niteliğini zayıflatan politikaları vurgulandığı açıklamada, bu süreçte sorumluluğu olan yöneticiler hesap vermeye çağrıldı.

İzmir'de “Güvenli okul, güvenli gelecek” eylemi
İzmir’de ise sendikaların çağrısıyla Bornova ve Karşıyaka’da yürüyüşler düzenlendi. Bornova Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan eğitim emekçileri, metro istasyonuna kadar yürüyerek “Eğitimde şiddet istemiyoruz” ve “Güvenli okul, güvenli gelecek” sloganları attı. Yürüyüş sırasında bazı işçiler ve öğrenciler de eyleme destek verdi. Karşıyaka’da da benzer şekilde toplanan grup, çarşı içinden iskeleye yürüyerek şiddet olaylarına tepki gösterdi.
Kayseri'de ortak açıklama
Kayseri’de altı eğitim sendikası, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde ortak basın açıklaması yaptı. Eylemde “Okullarda ölmek istemiyoruz” ve “Şiddete hayır” sloganları öne çıktı. Eğitim Sen, Eğitim İş, Hürriyetçi Eğitim Sen, Tec Sen, Ey Sen ve Eğitim Gücü Sen ortak açıklamasını Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleştirildi. "Şiddete hayır", "Yusuf Tekin istifa", "Okullarda ölmek istemiyoruz", "Güvenli okul, güvenli gelecek" sloganları atıldı.
Edremit'te de protestolar
Balıkesir’in Edremit ilçesinde de sendikaların çağrısıyla yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan grup, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü. Müdürlük binasına girişin bir süre engellenmesi üzerine kapı önünde bekleyen eğitim emekçileri, daha sonra içeri alınarak açıklamalarını burada yaptı. Sendikalar, okullarda yaşanan şiddetin münferit olmadığını, yapısal sorunların sonucu olduğunu vurguladı.
Yürüyüşün ardından İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önüne gelen kitlenin bahçeye girişi engellenmek istendi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Ramazan Esmen’in emniyet güçleriyle birlikte kapıyı kapattırması üzerine sendika temsilcileri kapının açılmasını talep etti. Yapılan görüşmelere rağmen kapının açılmaması üzerine eğitim emekçileri, “Burası bizim evimiz, evimize girmemizi engelleyemezsiniz” diyerek kapı önünde bekleyişini sürdürdü. Görüşmelerin ardından kapı açıldı. Eğitimciler “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganıyla müdürlük bahçesine girerek basın açıklamasını burada gerçekleştirdi.
Sendikalar adına yapılan ortak açıklamada, Şanlıurfa Siverek’te bir lisede gerçekleşen silahlı saldırının münferit olmadığı vurgulandı. Açıklamada, “Okullar kan gölüne dönüyor, sorumlular ise izlemekle yetiniyor” denilerek eğitimdeki yapısal sorunlara dikkat çekildi.
Sendikaların ayrı ayrı yaptığı açıklamalarda da ortak vurgu, eğitimde şiddetin giderek arttığı yönünde oldu. Eğitim Sen temsilcisi, her gün yeni şiddet haberleri geldiğini belirterek “Artık yeter diyoruz ama yetmiyor” dedi ve şiddeti doğuran koşulların değiştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Türk Eğitim Sen temsilcisi, okullarda güvenlik önlemlerinin artırılmasını isterken, “Okullar güvende değilse toplum da güvende değildir” dedi. Eğitim Söz Sen ise şiddetin yalnızca eğitim alanının değil, tüm toplumun sorunu olduğunu vurguladı.
Ordu'da da eğitimciler sokaktaydı
Ordu’da da eğitim emekçileri yürüyüş düzenleyerek basın açıklaması yaptı. Sendika temsilcileri, okullarda yaşanan şiddetin sistematik bir sorun haline geldiğini belirterek, eğitim politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir okula yönelik silahlı saldırının ardından eğitim emekçileri iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Eylem kapsamında öğretmenler, Ordu’da 19 Eylül Ortaokulu önünden Ceren Özdemir Meydanı’na kadar sloganlarla yürüdü.
Yürüyüşün ardından basın açıklamasını Eğitim Sen Şube Başkanı Nursen Kaymaz yaptı. Kaymaz, yaşanan saldırının tekil bir şiddet olayı olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bunun eğitim sistemindeki yapısal sorunların bir sonucu olduğunu ifade etti.
Kaymaz, kısa süre önce İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğretmenin uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybettiğini hatırlatarak, benzer olayların eğitim kurumlarında şiddetin giderek yaygınlaştığını gösterdiğini söyledi.
Şiddet olaylarının münferit olmadığını vurgulayan Kaymaz, bu durumun uzun süredir biriken güvencesizlik ortamının sonucu olduğunu dile getirdi. Eğitim politikalarını belirleyen ve gerekli önlemleri almayan kurumların sorumluluğuna dikkat çeken Kaymaz, yaşananlar karşısında yalnızca “üzgünüz” denilmesinin yeterli olmadığını kaydetti.
Eğitimde şiddetin önlenmesi için daha kapsamlı bir yaklaşım gerektiğini belirten Kaymaz, eşitlikçi, kapsayıcı ve kamusal bir eğitim anlayışının yeniden inşa edilmesi gerektiğini ifade etti. Eğitim ortamlarının güvenliğinin sağlanmasının temel bir kamusal sorumluluk olduğunu vurgulayan Kaymaz, yaralanan öğretmen ve öğrencilere geçmiş olsun dileklerini iletti.
Eğitim sendikaları, okullarda güvenliğin sağlanması için somut adımlar atılana kadar eylemlerini sürdüreceklerini açıkladı.

