İsrail'in İran'ın en stratejik enerji kaynağı olan Güney Pars gaz sahasını vurması ve Tahran'ın Körfez genelindeki misilleme saldırıları, bölgesel enerji güvenliği endişelerini zirveye taşıdı. İran'ın Türkiye'ye gönderdiği gaz miktarında yaşanan keskin düşüşe rağmen, enerji analistleri Ankara'nın bu süreci büyük bir sarsıntı yaşamadan atlatabileceğini öngörüyor.
Middle East Eye'ın haberine göre İran ve Katar tarafından paylaşılan Güney Pars, 51 trilyon metreküp rezerviyle dünyanın en büyük doğal gaz sahası konumunda bulunuyor. İran'ın yerel tüketiminin yüzde 70'ini tek başına karşılayan bu devasa saha, aynı zamanda Türkiye'nin de önemli tedarik noktalarından biridir. Ancak bölgedeki askeri gerilim, sevkiyat hatlarını doğrudan etkiledi.
Akışta büyük düşüş: Rakamlar ne diyor?
Enerji piyasası verilerine göre Türkiye, yıllık gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 13'ünü (7 milyar metreküp) İran'dan karşılıyor.
Enerji uzmanı Olcay Aydilek'in sektör kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, salı günü 30-31 milyon metreküp olan günlük akış, çarşamba günü itibarıyla 7-8 milyon metreküpe kadar geriledi. Türkiye'nin günlük toplam tüketiminin 180 milyon metreküp civarında olduğu göz önüne alındığında, bu düşüş kağıt üzerinde riskli görünse de uzmanlar farklı bir tablo çiziyor.
Ankara'nın stratejik rezervleri ve alternatif hatlar
TEPAV analisti Muhdan Sağlam, Ankara'nın elinde güçlü kozlar olduğunu belirtiyor. Tuz Gölü ve Silivri'deki depolama tesislerinin 6,3 milyar metreküplük kapasitesinin tamamen dolu olduğunu vurgulayan Sağlam, "Bu rezervlerin yarısı bile kullanılsa İran'dan gelen eksikliği telafi etmeye yeterli olur" dedi.
Ayrıca Karadeniz'deki yerli gaz üretiminin günlük 10 milyon metreküpe ulaşması, Ankara'nın elini güçlendiren bir diğer unsur olarak dikkat çekiyor.
Rusya ve Azerbaycan hattı
Uzmanlar, Rusya ve Azerbaycan'dan gelen boru hatlarında ciddi bir atıl kapasite bulunduğuna işaret ediyor. Mavi Akım ve TürkAkım hatlarının toplam 30 milyar metreküplük kapasitesinin geçen yıl sadece 21 milyar metreküpünün kullanıldığı, dolayısıyla Rusya'dan ek ithalatın mümkün olduğu belirtiliyor.
Ayrıca Türkiye'nin Balkanlar'a ihraç ettiği 3,5 milyar metreküplük gazın miktarını azaltarak iç piyasaya yönlendirmesi de bir seçenek olarak masada duruyor.
Yumuşak iniş senaryosu
Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin bir gaz arz sorunu olmadığını yinelerken, ABD'den alınan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve yenilenebilir enerji yatırımları meyvelerini vermeye başladı. Ocak ayının ilk haftasında ulusal enerji ihtiyacının dörtte biri rüzgar gücünden karşılanırken, mart ayındaki ılıman hava şartları da doğal gaz tüketimini minimize ediyor.
Analistler, kışın en zorlu günlerinin geride kalmasıyla birlikte Türkiye'nin İran kaynaklı bu arz şokunu "yumuşak inişle" atlatacağı konusunda hemfikir.
Kaynak: Gazete Oksijen




