02 Şubat 2026, Pazartesi
Haber Giriş: 02.02.2026 09:05 | Son Güncelleme: 02.02.2026 09:18

Aile izni de yetmeyecek: 15 yaş altı sosyal medyaya giremeyecek

Çocukları dijital dünyanın zararlarından korumayı amaçlayan düzenlemede sona gelindi. Buna göre ebeveyn izni olsa dahi 15 yaşından küçük çocuklar sosyal paylaşım sitelerinde hesap açamayacak, platformlara yaş doğrulama ve ebeveyn denetimi yükümlülükleri getirilecek
Aile izni de yetmeyecek: 15 yaş altı sosyal medyaya giremeyecek
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Çocukları dijital dünyanın zararlı etkilerinden korumaya yönelik yeni düzenlemede sona yaklaşıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, hazırladığı çalışmayı Meclis’te AK Parti Grubu’na sundu. Buna göre, ebeveyn izni bulunsa dahi 15 yaşından küçük çocukların sosyal paylaşım sitelerinde hesap açmasına izin verilmeyecek. Çocukların dijital ortamda yalnızca yaşlarına uygun içerik ve oyunlara erişebilmesi hedefleniyor.

Anadolu Ajansı'nın haberine göre bakanlık yetkililerinin sunumunda, düzenlemenin gerekçesi olarak çocukların sosyal medya kaynaklı bağımlılık, mahremiyet ihlali ve zararlı içeriklerle karşı karşıya kalması gösterildi. Çalışmanın temel amacı, çocukların dijital dünyada güvenliğini sağlarken sorumluluğu bireylerden çok platformlara yüklemek.

Hangi yasa değişiyor?

Hazırlanan düzenleme kapsamında, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da değişikliğe gidilmesi planlanıyor. Sunumda, mevcut yasal çerçevenin çocukları sosyal medya ve çevrim içi platformların etkilerinden korumakta yetersiz kaldığı vurgulandı. Sosyal ağ sağlayıcılarının çocukların dijital güvenliği konusunda daha etkin ve bağlayıcı yükümlülükler üstlenmesi gerektiği ifade edildi.

Kritik eşik: 15 yaş

Düzenlemenin merkezinde yaş sınırı bulunuyor. Buna göre sosyal ağlara erişim için alt sınır 15 yaş olacak ve bu yaşın altındaki çocuklar, ailelerinin açık izni bulunsa bile sosyal paylaşım sitelerinde hesap açamayacak. Bu kuralın uygulanabilmesi için platformlara etkili yaş doğrulama sistemleri kurma yükümlülüğü getirilecek. Yaş doğrulama yöntemlerinin nasıl işleyeceği ise çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenecek.

Oyunlar serbest, ama yaşa göre

Sunumda çevrim içi oyunlara ilişkin yaklaşımın sosyal medyadan farklı olduğu belirtildi. Oyunlar için genel bir yasak öngörülmezken, yaşa göre derecelendirme sisteminin güçlendirilmesi planlanıyor. Bu kapsamda çocukların yalnızca kendi yaş gruplarına uygun oyunlara erişebilmesi, daha büyük yaş gruplarına yönelik içeriklerin ise otomatik olarak sınırlandırılması hedefleniyor.

Ebeveyn denetimi ve platform sorumluluğu

Düzenleme, yalnızca yaş sınırıyla sınırlı tutulmuyor. Bakanlığın çalışmasında, ebeveynlerin çocuklarının dijital ortamdaki faaliyetlerini yönlendirme ve gözetme hakkının güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu çerçevede sosyal medya platformlarının ebeveyn denetim araçlarını zorunlu olarak sunması planlanıyor. Ayrıca kullanıcıların yasa dışı ya da zararlı içerikleri kolaylıkla bildirebileceği etkin başvuru mekanizmalarının kapsamı genişletilecek.

Platformların, çocukların belirlenen yaş sınırından önce sosyal medyaya erişmesini engellemek için aldıkları önlemleri düzenli olarak raporlaması da gündemde. Bunun yanında çocuklara yönelik aldatıcı reklamların önüne geçilmesi için sosyal ağ sağlayıcılarına ek yükümlülükler getirilmesi öngörülüyor.

Dünya örnekleri masada

Sunumda, çocukların güvenli internet erişimine ilişkin uluslararası uygulamalara da yer verildi. Bu alandaki en kapsamlı düzenlemelerin Birleşik Krallık ve Avustralya’da yürürlükte olduğu aktarıldı. Özellikle Avustralya’nın 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını yasaklayan dünyadaki ilk ülke olduğu hatırlatıldı.

Avustralya’daki düzenlemenin, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki olası zararlarına ilişkin sorumluluğu doğrudan platformlara yüklediği, kurallara uymayan şirketler için 2025 itibarıyla 49,5 milyon Avustralya dolarına kadar idari para cezaları öngördüğü belirtildi. Bu yaklaşımın İngiltere ve ABD başta olmak üzere birçok ülkede de tartışıldığı ifade edildi.

Kaynak: Gazete Oksijen