17 Nisan 2024, Çarşamba
Haber Giriş: 28.01.2023 14:00 | Son Güncelleme: 28.01.2023 19:18

En iyi fikirler neden banyoda aklımıza gelir?

Bilim insanları iyi fikirlerin banyoda akla geldiği iddialarını araştırdı. Gerçekten de sıcak bir duşun sadece bedene değil zihne de iyi geldiği ispatlandı. Ancak yaratıcılık için duş etkisi yani buhar ve köpük şart değil. Washington Post duşa koşmak yerine kullanılabilecek 4 formülü yazdı
En iyi fikirler neden banyoda aklımıza gelir?

Günün sonunda sıcak, iyi bir duş sadece bedeni değil, zihni de rahatlatarak bilinç, berraklık ve yaratıcılık akışlarını serbest bırakabilir. Araştırmacılar yeni fikirlerin akla banyodayken geldiği 'duş etkisi' olarak bilinen şeyin başka yerlerde de meydana gelebileceğini gösterdi. En iyi düşüncelerin çoğu işteyken veya okuldayken değil, günlük hayat sırasında ortaya çıkıyor. Washington Post’un yaratıcılığın bilimi ve bilinç altından faydalanmanın en iyi yollarını yazdı... Çıkmaza girenlerin banyoya koşmasına gerek yok, Eurekalar her yerde mümkün. 

Yüzde 20'si bulaşık yıkarken ya da duş alırken

2019'da başlanan bir çalışmada, 98 profesyonel yazar ve 87 fizikçi her gün en yaratıcı fikirlerini ve bu fikir aklına geldiğinde ne yaptıklarını ve ne düşündüklerini kaydetti. Fikirlerin çoğu iş yerinde ortaya çıkarken, en büyük aydınlanmaların yüzde 20'si bulaşık yıkarken veya duş alırken geldi. Dikkat çekici bir şekilde, yazar ve fizikçilerin işlerinden uzakta sahip oldukları fikirler, iş yerinde sahip oldukları fikirler kadar yaratıcı ve önemli olarak değerlendirildi.

*Eureka: Arşimet'e atfedilen ünlü bir ünlemdir. Söylentiye göre şekilsiz bir cismin hacminin, suya battığı anda su hacmindeki değişikliği bularak bulunabileceğini keşfettiğinde banyodan çıplak bir şekilde sokağa fırlamış ve sokaklarda koşarken bu ünlem sözcüğünü haykırmıştır. Sözcük "Onu buldum!" benzeri bir anlama sahiptir. Bunun sonucu "Eureka! bir keşfi kutlarken kullanılan bir ünlem halini almıştır.

Masa başından kalkın

Santa Barbara'daki California Üniversitesi'nde psikoloji ve beyin bilimleri profesörü ve çalışmanın yazarı Jonathan Schooler, bunun başlı başına oldukça etkileyici olduğunu söyledi. Schooler'a göre verimli çalışmanın tek yolu masa başında değil. Profesör konuya "Masanızdayken yapabildiğiniz kaç şeyi duşta da başarılı bir şekilde yapabilirsiniz?" şeklinde yaklaştığını açıkladı.

Dalıp gitmek yaratıcılığa yardımcı

Araştırmacıların duş etkisi adını verdiği şey kulağa ilginç gelebilir ama bu düşüncelerinizin elinizdeki görev dışında herhangi bir yerde olduğu zihin gezintilerinin gelir geçer bir tanımı; tabiri caizse dalıp gitmek. Uzun bir süre bilim dünyasının ortak kararı dalıp gitmenin azalan performanslarla ve genel geçer mutsuzluklarla ilişkili olduğu yöndeydi.

Ancak zihin gezintilerinin nereden geldiği de çok önemli; Schooler'ın araştırması, ilgilendikleri bir şey hakkında zihin gezintisi yapan insanların, görev başında olduklarından daha mutlu olduklarını ortaya koydu. Schooler, "Dolayısıyla, dalıp gitmek sorun yaratabilirken, benim 'zihin merakı' olarak adlandırdığım, bir tür eğlenceli, meraklı zihin gezintisi aslında yararlı" dedi.

Dalıp gitmenin de sınırları var

Bu küçük kaçamakların faydaları nispeten yaygın gibi görünüyor. Bin 100'den fazla katılımcının yer aldığı başka bir çalışmada, bu aniden gelen fikirlerin yüze 30'u duşta,  yüzde 13'ü yolda yürürken, yüzde 11'i ise egzersiz sırasında, zihnin bambaşka yerlerde gezdiği anlarda geldiği ortaya çıktı. Bu olayın inceden inceye alaylı bir kısmı da var, ne yaparken dalıp gittiğiniz de önemli; ne sıkıcı olacak kadar monoton ne de bütün konsantrasyonu gerektirecek kadar çetrefilli olmaması lazım.

Yaratıcılığın testi

Yapılan deneyde 300'den fazla üniversite öğrencisinden 90 saniye içinde bir tuğla veya ataş gibi sıradan nesneler için mümkün olduğunca çok sayıda yeni kullanım alanı bulmaları istendi. Bu, yaratıcılığı test eden alternatif kullanımlar görevi olarak biliniyor. Gerekli notlar alındıktan sonra öğrencilerin yarısı iki adamın çamaşır astığı oldukça sıkıcı bir video, yarısı da ünlü bir komediden bir sahne izledi. Öğrenciler tekrar test edildiklerinde, zihin gezintileri daha yaratıcı fikirlere yol açtı, ancak sadece orta derecede ilgi çekici komedi sahnesini izleyen öğrenciler için. Virginia Üniversitesi'nde bilişsel bilim felsefesi yardımcı doçenti ve çalışmanın yazarı Zachary Irving'e göre dikkatin tam tadında dağılması lazım.

Peki yaratıcılığın kaynağı ne?

Yeni fikirler ve yaratıcı düşünceler üretme yeteneğimiz muhtemelen beynimizin 'varsayılan mod ağından' (DMN) kaynaklanmaktadır; bu ağ, hayal kurarken ya da geçmiş ve geleceği düşünürken aktif olan bir beyin bölgesi. DMN'nin yaratıcılıktaki rolüne ilişkin kanıtlar korelasyoneldi, ancak Ocak 2022'de yapılan bir çalışma, DMN'nin yaratıcı düşünceyle nedensel olarak bağlantılı olduğuna dair ilk doğrudan kanıtı buldu.

Araştırmada 13 hasta tümörlerinin alınması için beyin ameliyatı geçiriyordu. Hastaların, cerrahların kısa bir süre için beynin çok spesifik bir bölgesini izole eden elektrik stimülasyonu ile korteksin haritasını çıkarabilmeleri için uyanık olmaları gerekti. Hastalara alternatif kullanımlar görevi uygulandı ve yaygın eşyalar için yaygın olmayan kullanımlar istendi. Cerrahlar DMN içindeki bir beyin bölgesini uyardığında, hastanın yaratıcı fikirler düşünme yeteneği geçici olarak durdu.

İşte çığır açıcı nitelikteki araştırmaya göre daha yaratıcı olmanın kanıtlanmış 4 yolu.

1. Molalar verin

Çıkmazdan çıkmanın yolu inatçılık değil. Stresle boğuşmak yaratıcılığı azaltıyor. Yürüyüşe çıkın ya da duş alın. Bu sadece stresi azaltmakla kalmaz, aynı zamanda farklı bir düşünce moduna girmenize de yardımcı olabilir. Farklı perspektifleri illaki başkalarından almaya gerek yok, yaptığınız işlere küçük molalar verme hem verimi hem de mutluluğu artırıyor. Tebdili mekanda hem ferahlık hem de özgün düşünceler var; biraz da köpük.

2. Yeni şeylere maruz kalın

Çevremizi değiştirmek, beynimizi yeni uyaranlara maruz bırakarak yeni içgörüler edinmemizi sağlayabilir. Ancak bunun orta derecede ilgi çekici bir şey olduğundan emin olun. Schooler, "Günün büyük bölümünde kıyafetler giyiyoruz, başımızdan aşağı su dökülmüyor, dolayısıyla duşların yarattığı özgün ortam, onlara özel bir avantaj sağlıyor" dedi. Tebdili mekanda hem ferahlık hem de özgün düşünceler var; biraz da köpük.

3. Üsteleyin

Araştırmacıların üstelemeden kastı düşüne düşüne karalara bağlamak değil. Yaratıcılığınızı bilimsel yollardan geliştirmek için bir kayaya oturup, çenenizin altına elinizi koymanıza da gerek yok, Düşünen Adam olmanın yolu sadece Auguste Rodin’den geçmiyor. Yapılan deneyler yaratıcılığın aynı bir kas grubu gibi geliştiğini gösterdi. Tekrar ettikçe, düşünmeye zaman ayırdıkça daha yaratıcı olmak mümkün.

4. En çok 'Aha' nerede geliyor?

Irving yeni fikirler üretmekte zorlanan insanlara çıkış yolu ararken "Duş alırken sürekli aynı şeyler hakkında stres yapıyormuşum gibi mi geliyor? Yoksa rahatlıyorum ve zihnim rahatça dolaşıyor gibi mi hissediyorum?" sözlerini kullandı. Bilişsel bilim felsefesi profesörü, zihninizin daha yaratıcı olması için farklı aktivitelere göz atmanızı önerdi. Hangi aktivitelerin yaratıcılığı tetiklediği insandan insana değişiyor.