13 Haziran 2024, Perşembe Gazete Oksijen
06.08.2021 04:30

Yepyeni geleceğin yıldızı: Billie Eilish

İki yıl önce, henüz 17 yaşındayken yayınladığı ilk albümüyle rekorlar kırarak beş Grammy Ödülü kazandı. Billie Eilish bu hafta çıkan ikinci albümü Happier Than Ever’la, başarısının kalıcı olduğunu şimdiden ispatlıyor.

Bu tuhaf zamanlarda dünyanın herhangi bir yerinde genç olmak zor. Her şey bir kenara, içinde bulunduğumuz iklim krizi bile koca bir nesli zorlu bir bunalıma sürüklemek için yeterli. Durdurulamayan yangınlar, geleceği de alıp götüren seller, ne yazık ki dünyanın her yerinde, her gün duyulan acı hikayelerden sadece birkaçı artık. Bugünün gençleri geleceğin bilinmezliğinin üzerine, bu gerçek kaygıları da içten bir şekilde yaşıyorlar. Günümüzün en popüler sanatçılarından birinin, sadece 19 yaşındaki Billie Eilish’in annesi, Kaliforniya’daki orman yangınlarını da şarkılarına konu edinen kızının kuşağı için, tam olarak böyle düşünüyor. Kızının müziğini depresif olarak tanımlayanlara; “Depresif olan müziğinin kendisi değil, günümüzün gençleri” diyor.

90 milyon takipçisi var

Görünen o ki, Billie Eilish o gençleri, daha doğrusu kendi kuşağını anlamak ve onlarla bağ kurmak konusunda oldukça yetenekli. Sadece Spotify’da onu her ay 50 milyonun üzerinde hayranı dinliyor. Bu istatistik onu dünyada en çok dinlenen 15. müzisyen yapıyor. (Bir numarada Eilish’in çocukluğunda aşık ve hayranı olduğu Justin Bieber var.) Aslında bu 50 milyon dinleyiciye hayran demek çok doğru değil. Apple TV+’da bu sene yayınlanan belgeseli The World’s A Little Blurry’de Billie Eilish onları başka şekilde tanımlıyor. “Konserlerimde kalabalığa baktığımda bir sürü farklı yüz görüyorum. Oradaki her insan hayatında iyi, kötü, harika ya da korkunç bir şeyler yaşıyor. Ben sanatımı yaparak onların yanında olabilirim. Çünkü onlarla aynı problemleri yaşıyorum. Müziğimi dinleyen insanları hayranım değil, bir parçam olarak görüyorum” diyor. TikTok’un, Spotify’ın, YouTube’un, Snapchat’in, iletişim kurma ve kendini ifade etme yöntemleri açısından bambaşka bir evrenin ortasına doğan bir kuşağının yıldızı Billie Eilish. Bir parçası olarak gördüğü, Instagram’daki yaklaşık 90 milyon takipçisi ile hayatının her anında iletişim halinde. Tourette sendromundan, akıl sağlığına dair problemlerinden, depresyonundan, görünüşüyle ilgili endişelerinden de bahsedebiliyor takipçilerine.  Şimdilerdeyse konu ikinci albümü Happier Than Ever. İlk albümü When We All Fall Asleep, Where Do We Go? ile tam beş Grammy kazanmıştı Eilish. Üstelik bunların dördünü; En İyi Sanatçı, Yılın Kaydı, Yılın Albümü ve Yılın Şarkısı ödüllerini aynı sene içinde alan, müzik tarihindeki en genç sanatçıydı. Söz gençliğe gelmişken, kendisi aynı zamanda, 30 Eylül 2021’de vizyona girecek olan yeni James Bond yapımı No Time To Die’ın da, filmle aynı ismi taşıyan şarkısının bestecisi. Bu ona, bir James Bond şarkısı besteleyen en genç müzisyen unvanını getirmesinin yanı sıra, bir başka Grammy daha kazandırdı.

Okula hiç gitmedi

Bu büyük başarıların getirdiği inanılmaz bir yük de var. Hatta günümüzün bir başka başarılı müzisyeni Katy Perry ona; “Önümüzdeki 10 senen inanılmaz geçecek, yardıma ihtiyacın olduğunda haber ver” diyor. Eilish bu yükü, ailesinin ona verdiği muazzam destekle aşmış. Okula gitmemiş. Los Angeles’ta, bu sektörle haşır neşir olan ailesi tarafından tamamen evde, sanatsal açısından kendini dileğince ifade etmesi konusunda cesaretlendirilerek yetiştirilmiş. Şarkılarını ailesinin evinde, abisinin odasında, onunla birlikte bestelemiş. Artık muazzam bir servetin ve imkanın sahibi olsa da, yeni albümündeki şarkıları bestelemek için yine abisinin odasına dönmüş. Happier Than Ever her ne kadar milyonlarla aynı sorunları yaşadığını söylese de, muhtemelen hiçbirinin yüzleşmek zorunda kalmadığı kaygılarla, şöhretle ve onun getirdiği sıkıntıyla da mücadele etmek zorunda kalan, yaş almaya başlayan genç bir müzisyenin çıkış arayışını da yansıtıyor. Albüm sadece Eilish’in kuşağının değil, o geçişken müzikal yapısıyla çok daha geniş bir tabanın beğenisine de hitap eden, gelecekte de övgüyle anılacak potansiyel bir pop klasiği olmayı başarıyor. Henüz bu yaşında başardıkları düşünülürse, insan Billie Eilish’ın olgunluk dönemini ve o gelecekte kuşağının aşmak zorunda kalacağı hangi dünya meseleleri üzerine şarkılar söyleyeceğini de merak ediyor.