19 Nisan 2024, Cuma
21.04.2023 04:37

‘Korkuyorum, çok katlı evde yaşamak istemiyorum abla’

23 Nisan ve Ramazan Bayramı öncesi Hatay’dayım. Hatay enkaz yığını, toz bulutu içinde. Hava ısınmış. Çadır kentler ve konteyner kentlerde yeni ihtiyaçlar var. Çocuklarla konuşuyorum, biri ‘Büyümek istiyorum abla, sizin gibi olmak istiyorum. Bir de apartmanda oturmak istemiyorum’ diyor

Hatay’a depremden 40 gün sonra gitmiştim. Kentteki yıkımı, çaresizliği, acıyı, yokluğu ve umudu, dayanışmayı yazmış, durumu aktarmaya çalışmıştım. Bu kez 23 Nisan ve Ramazan Bayramı öncesinde gittim. Daha önce Adana’dan Hatay’a İskenderun üzerinden geçmiştim, bu ziyaretimde Gaziantep’ten Hatay’a geçtik. Bu arada hala Antakya’ya İstanbul’dan özel uçuşlar dışında uçuş yok. Antakya’dan İstanbul’a uçuş var. Antakya’ya THY uçakları genelde boş geliyormuş. THY neden böyle bir karar aldı? Bu da israf değil mi? Teknik nedenleri mi var, bilemiyorum. Önce Antep’in en meşhur duraklarından Hışvahan’a uğradık. Hışvahan’ın hemen karşısında 17’nci yüzyılda inşa edilen Antep Kalesi var, TV haberlerinde görmüştüm, 2000’li yıllarda restore edilen bölümü depremde yıkılmış, gerçekten de içler acısı bir görüntü.