"Evet, şu deniz kenarındaki çay bahçesinin ortasında oturan, üstüne güneş vurmuş figür benim. Belli ki çok rahat ve huzurlu bir günümdeyim,” diyorum. Ve bu cevabı verir vermez de şaşkınlıkla kendime geliyorum. Çünkü aksine pek de rahat ve huzurlu bir dönemimde değilim. Ve bu tablodaki belli belirsiz figürün neden ben olduğunu iddia ettiğime dair de hiçbir fikrim yok! Bana az önce “Bu tablodaki hangi figür sizsiniz?” diye sormuş olan Seren Pehlivanoğlu İlkdoğan ise yüzünde anlayışlı bir ifadeyle beni onaylarcasına gülümsüyor. Önünde durduğumuz tablo, Hoca Ali Rıza’nın 1922 tarihli, İstanbul’u. Ve ben de Sakıp Sabancı Müzesi’nde, özel bir deneyim için geldiğim Modernizmin İzinde Türk Resmi sergisindeyim. Peki bu özel deneyim ne ve ben ne diye bu tabloyu daha önceleri defalarca görmüş olsam da bu sefer önünden ayrılmak istemiyor, aksine beni bıraksalar içine girip yaşamayı arzuluyorum?
07.07.2023 04:30
‘Yavaş’ sanatla terapi
SSM’nin yeni başlayan programı “Müzede An’da”, ziyaretçiler ve eserler arasında bir köprü kuruyor. Amaç ziyaretçilerin sergi alanında daha fazla vakit geçirmesini ve eserlerle dönüştürücü kişisel ilişkiler kurmalarını sağlamak
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Sanatın etrafında büyüyen 15 yıllık bir topluluk: SPOT Projects
12 Haziran 2026
Hayat geriye doğru okunabilir mi?
05 Haziran 2026
Denizlerin derinliklerinden yıldızların ışıltısına
29 Mayıs 2026
Bugünün dünyasında vicdan nerede duruyor?
22 Mayıs 2026
“Sara’nın ilk mücevheri, benim son mücevherim olsun”
Tüm Yazıları
22 Mayıs 2026