26 Mayıs 2024, Pazar Gazete Oksijen
28.01.2022 04:40

Aramızda “para politikasının” lafı mı olur?

Merkez Bankası’nın yılın ilk Enflasyon Raporu sunumu Hazine ve Maliye Bakanı Nebati’nin para politikasına ilişkin açıklamalarının gölgesi altında Perşembe günü gerçekleşti. Nebati’nin “politika faizi önemsizleşti” vurgusuna benzer şekilde bu raporun ve rapor içinde yer alan enflasyon tahminlerinin, hatta TCMB Başkanı Kavcıoğlu’nun vereceği sinyallerin bile pek bir anlamı ve karşılığı yok. Kararların siyasi saiklerle alındığı ve alınacağı, aşılmaması gereken kırmızı çizginin faiz artışı olduğu zaten açık bir şekilde söylendi ve uzun bir süre faizlerin enflasyonun altında kalacağı da belli, herkes hesabını kitabını buna göre yapmalı.  Yazıyı hazırladığım sırada TCMB’nin daha önce bu yıl sonu için açıkladığı yüzde 11.8 düzeyindeki enflasyon tahmininin kaça revize edildiğini bilmiyordum, tahmin patikası gerçekçi belirlense bile bu durum para politikasına yansımadıktan sonra pek bir esprisi yok zaten. Bildiğim ya da kuvvetle öngördüğüm, tüketici enflasyonunun Ocak’ta da çift haneli artış göstererek yüzde 48 civarına yükseleceği, üretici enflasyonunun ise yüzde 100 seviyesini aşacağı. Bu yüzden ekonomide “Türkiye modeli” devredeyken, enflasyon hedeflemesi ve serbest dalgalı kur rejimi uyguluyormuş gibi yapmanın gereği yok. Bu bağlamda, Bankanın son birkaç aydır karar metinlerinde yer verdiği geniş kapsamlı para politikası çerçevesi gözden geçirmesi hakkında biraz daha ayrıntı duyabilmek kısa vadede öngörülebilirlik açısından umulabilecek en fazla katkı olabilir gibi görünüyordu. Umarım rapor, sunum veya Başkan’ın konuşmasında bu noktalara biraz daha açıklık getirilir.  Hatırlanacağı gibi, TCMB Ocak toplantısında faizleri sabit bırakmış, toplantı metninde alınmış olan kararların birikimli etkilerinin yakından takip edildiği ve bu dönemde fiyat istikrarının sürdürülebilir bir zeminde yeniden şekillenmesi amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında Türk lirasını öncelikleyen geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci yürüttüğü belirtilmişti. Önceki toplantıda bu süreç için kullanılan ilk çeyrek vurgusunun kaldırılması faizlerde sabit gidişin daha uzun süre olabileceğini düşündürmüştü. Ancak, bu gözden geçirme sürecinin ne kadar zaman alacağı ve neleri kapsadığına yönelik yeni bir bilgi verilmemesi bu süreç sonunda nasıl bir politika uygulamasına geçileceği konusunda belirsizliklerin devam ettiği anlamına geliyor.