Merkez Bankası’nın küresel ve yerel faktörlerle giderek artan enflasyonist baskılara rağmen politika faizini beklenenden erken bir şekilde 23 Eylül tarihli Para Politikası Kurulu toplantısında indirmeye başlamasının finansal göstergeler üzerindeki olumsuz yansımalarını ibretle izlemekteyiz. TCMB, aslında indirim için hazırlıklara başladığını Eylül başından itibaren “manşet enflasyona değil çekirdek enflasyona bakın” iletişimini kullanarak ilan etmişti. Faiz indirimine gidildiğinde ise öne çıkan argümanı “ticari kredilerin öngörülenden fazla yavaşlaması” olmuştu.
22.10.2021 04:30
Muslukları açalım derken vanayı patlattık
Enflasyon yerine büyümeyi önceliğine alan politika gereği para musluklarını gevşettik. Ancak, bu politikanın ters sonuç vereceğini söylemek zor değil. Uzun vadeli faizlerin kısa vadenin üzerine çıkması, kur oynaklığı, CDS primlerinin artması belirgin işaretler
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
ÖST piyasası: Krizin yeni kırılganlık alanı mı?
09 Ekim 2026
TL'nin reel değeri ne?
02 Ekim 2026
İç talep zayıf, faiz indirimi zor, dış talep şart
18 Eylül 2026
OVP’nin gerçek hedefi: Seçime kadar idare-i maslahat
Tüm Yazıları
11 Eylül 2026