26 Mayıs 2024, Pazar Gazete Oksijen
13.08.2021 04:30

Çağın en imkansız talebi: Mahremiyet

Apple’ın iPhone’lardaki fotoğrafları otomatik olarak tarayıp kanuna aykırı içerikleri yetkili kurumlara bildireceğini açıklaması bir türlü küllenmeyen “veri gizliliği” tartışmasını yeniden alevlendirdi

Bir ucundan internete bağlı milyarlarca cihaz ve uygulamayla şekillenen yaşamımız, dengesi her gün biraz daha bozulan bir teraziyi andırıyor. Bir kefesinde hizmet kalitesi, diğerindeyse mahremiyet var. Daha iyi bir hizmet için mahremiyetimizden feragat etmeniz isteniyor. Mahremiyetimizi korumak içinse düşük hizmet kalitesine razı olmamız bekleniyor. Dengeyi tutturmak için gereken ekstra ağırlık “para” gerektiriyor ancak kullanıcıların ezici çoğunluğu hizmetleri ücretsiz kullanmaktan yana. Teknik açıdan son derece yüksek maliyetli bu hizmetlerin bedelinin kullanıcı verilerinin reklam verenlere pazarlanarak çıktığı artık herkesin malumu. Bu milyarlarca kişinin sessizce ve çaresizce kabul ettiği bir mutabakat. Tek sorun, kullanıcıların mahremiyetlerinin önemi, değeri ve aleyhlerinde ne kadar kolay kullanılabileceği hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması. Örneğin Fas’ta muhafazakar gruplar, daha çok eş cinseller tarafından kullanılan (Türkiye’de sansürlü) eşleştirme uygulaması Grindr’da açtıkları sahte hesaplarla kimlik ve adres bilgilerine ulaştıkları üyeleri sosyal medyada ifşa ediyor. Sosyal baskıya uğrayan mağdurlar arasında intihar edenler dahi bulunuyor. Ülkedeki LGBTQ gruplarının kullanıcıları bilgilendirme ve uyarma çabaları ise nadiren işe yarıyor.

Ah o sözleşmeler...

Lokasyon verilerinden dolayı hayatı -farklı şekilde- altüst olanlardan biri de ABD Katolik Kilisesi’nden Jeffrey Burrill. Kurum içinde yürütülen bir soruşturmada cep telefonundaki lokasyon bilgilerinden 2018-2020 yılları arasında kiliseye ait ibadethane ve lojmanlardan Grindr uygulamasını kullandığı ve görevli olarak gittiği şehirlerde gay kulüplerine gittiği açığa çıkan Burill, geçtiğimiz ay istifa etmek zorunda kaldı. İşin ilginci, araştırma ekibi bu bilgileri Burill ya da Grindr’dan edinmedi. Muhtemelen hiçbir üyesinin okumadığı kullanıcı sözleşmesinde Grindr, lokasyon bilgilerini de içeren verileri üçüncü parti şirketlere sattığını açıkça belirtiyor. Araştırma ekibi de işte bu “üçüncü partilerden” satın aldığı verileri eşleştirerek Burill’in kariyerine son noktayı koydu. Mahremiyet söz konusu olunca sözleşmelere güvenmek dahi yetmiyor. Zira en umulmadık yapılar dahi bu konudaki istismar haberlerine konu olabiliyor. Örneğin daha bu hafta internete sızan bir rapora göre Google, 2018 - 2020 yılları arasında bazı kullanıcıların verilerine izinsiz ulaşarak casusluk yaptığı gerekçesiyle 80 çalışanının işine son vermiş. Benzer haberler yakın geçmişte Facebook, MySpace ve Snapchat gibi sosyal ağlarda da karşımıza çıkmıştı. Hatta Suudi Arabistan Prensi Muhammed bin Salman’ın Twitter içinden bazı çalışanlara rüşvet vererek bazı kullanıcı bilgilerine eriştiği raporlara geçmişti. Kimi zaman da şirketlerin bizzat kendi işleyişi mahremiyeti zora sokuyor. Yine bu hafta e-ticaret devi Amazon, veri koruma düzenlemelerine aykırı faaliyetleri sebebiyle Avrupa Birliği tarafından 746 milyon euro cezaya çarptırıldı. Bu miktar, bir firmanın bu sebeple ödemek zorunda kaldığı en yüksek tazminat. Bütün bu gelişmelerle her gün biraz daha tedirginleşen kullanıcıların yüreğine su serpen markaysa Apple olmuştu. Kendisini “gizlilik” temasıyla özdeşleştiren marka, hem cihazlarında kullandığı işletim sisteminde (iOS) hem de AppStore üstünden cihazlarına yüklenecek uygulamalarda sıkı kısıtlamalara gitti. Facebook’un Kurucusu Mark Zuckerberg’ü dahi isyan ettiren bu düzenlemeler, Türkiye’yi de kapsayan birçok ülkede “Apple = Gizlilik” temalı reklam kampanyalarıyla desteklendi.

Ya kapı aralanırsa...

Gel gelelim yine bu hafta firmanın yaptığı bir duyuru kafaları iyice karıştırdı. Söz konusu açıklamada Apple, CSAM olarak adlandırılan ve çocukların cinsel istismarına karşı önlemleri içeren düzenlemeler ışığında iCloud ile yedeklenen kullanıcı fotoğraflarının artık otomatik olarak taranacağını ve yasaya aykırı fotoğrafların ilgili devletlere bildirileceğini belirtti. Dahası, aynı kapsamda Siri sorguları, iMessage mesajları ve Safari aramaları da taranacak. Bu yöntem esasında Google, Facebook, Dropbox ve Microsoft gibi hemen her bulut hizmetinde senelerdir kullanılıyor. Ancak bu markaların hiçbirinin Apple gibi gizlilik ve mahremiyet iddiası yok. Apple’a yönelik isyanın en büyük sebeplerinden biri de bu. Çocukların cinsel istismarına yönelik bir tedbir elbette kimsenin karşı çıkacağı bir şey değil. Endişenin temelinde “bölgesel hassasiyetler” var. Apple’ın bu kapıyı aralaması ülkeler bazında bambaşka taleplerin de gündeme gelmesine yol açabilir. Apple dahil olmak üzere istisnasız her markanın pazar büyüklüğü yüzünden Çin yönetiminin her talebini karşıladığı biliniyor. Buradan yola çıktığımızda örneğin Çin yönetimi “Telefonunda Tiananmen Meydanı fotoğrafı olan kullanıcıların listesini yolla” dediğinde Apple “bunu yapmam teknik olarak mümkün değil” diyebilecek mi? Ya da Türkiye benzer şekilde “Arşivinde Abdullah Öcalan fotoğrafı olanları bildir” dediğinde ne olacak? Apple yöneticileri ısrarla çocuk istismarı dışında hiçbir içeriğin bu düzenleme kapsamına girmeyeceğini söylüyor. Teknoloji tarihini bilenlerin ise aklına meşhur “sarı öküz” anektodu geliyor.

Saatte 7 bin 400 kilometre hızla uçuşa doğru

  • Türkiye'den Malatya / Aslantepe'nin de adaylar arasında yer aldığı 2021 UNESCO Dünya Mirası Listesi belirlendi. 34 yeni alan sıralamadaki yerini aldı.
  • Güney Afrika, "yapay zeka tarafından icat edilen" bir yemek konteyneri tasarımına patent verdi. Böylece bir yapay zeka ilk defa patent sahibi oldu.
  • Pizza Hut, yapay zeka desteğiyle müşterilerine "hava durumu verisinden ilham alarak" pizza tavsiyesi verecek bir sistemi deniyor.
  • Almanya merkezli Magment adlı girişimin geliştirdiği manyetik alaşımlı asfalt ile elektrikli araçları seyir halindeyken şarj etmek mümkün olacak.
  • Facebook, "dua isteyenlere" özel bir işlevi deneme amaçlı hizmete soktu. Bu sayede herhangi bir konuda kendisine dua edilmesini isteyen kullanıcılar bunu özel olarak belirtebiliyor. Takip edenler de "dua ettim" düğmesine tıklayarak etkileşimin "farzını" yerine getirmiş oluyor.
  • Bloomberg'in derlediği verilere göre Tesla'nın "Teknokral"ı Elon Musk, 2020 yılında 6,7 milyar dolar maaş aldı. Bu tutar, ABD'de kendinden sonra en çok kazanan CEO'nun 12 katına denk geliyor. Bu arada firmanın merakla beklenen elektrikli kamyoneti Cybertruck'ın piyasaya çıkış tarihi 2022'ye ertelendi.
  • SpaceX, alçak yörüngede reklam panosu taşıyacak bir uydu sistemi kurmak için Kanadalı Swarm Technologies şirketini satın aldı.
  • NASA ve ABD Hava Kuvvetleri, 60 milyon dolar yatırım desteği verdiği bir projeyle sesten 5 kat hızlı (Mach 5) seyredecek bir uçak konsepti üstünde çalışıyor. Türbin tabanlı jet motoru kullanacak araç yeniden kullanılabilecek, otonom olarak (pilotsuz) uçacak ve saatte 7 bin 400 km hız yapabilecek.
  • Honda, Baiku adlı tek tekerlekli mikro ulaşım aracı konseptini tanıttı.
  • Ethereum'un enerji kullanımı ve transfer maliyetlerinde tasarruf sunan "London" kodlu güncelleştirilmesi yayınlandı. (detay)
  • ABD / Miami şehri, emniyet teşkilatına fon yaratacak MiamiCoin adlı kripto parayı duyurdu.
  • İsrail, Oramed Pharmaceuticals tarafından geliştirilen ağız yoluyla alınan Covid19 aşısını deneyen ilk ülke olacak. (Ek: Covid19 vaka sayısı dünya genelinde 200 milyonu geride bıraktı.)
  • Britanya'da hizmet veren Plymouth Deniz Laboratuvarı'nda yürütülen bir çalışmada 1 m2 deniz midyesinin 150 bin litre suyu temizlediği ortaya çıktı. Başka bir deyişle 300 midye, 1 saatte 250 bin mikroplastiği deniz suyundan arındırabiliyor.
  • ABD / Miami Üniversitesi, laboratuvar ortamında mercan üretmeyi başardı. Buluşun kirlilik sebebiyle riske giren sualtı yaşamına umut olması bekliyor.
  • Çinli bilimciler dünyanın en sert camını geliştirdi. Elmas kadar sert ve dirençli bu yeni materyalin özellikle güneş panellerinde kullanılması hedefleniyor.
  • Danimarka merkezli Leap adlı girişim, elma posasından vegan deri üretmeyi başardı. Bu deri,  geleneksel yöntemlere kıyasla CO2'den yüzde 85, sudan yüzde 99 tasarruf ederek üretilebiliyor.
  • Rice Üniversitesi, 3 yıllık çalışmayla vücuda yerleşecek (3D yazıcıyla üretilebilen) bir implant geliştirdi. Bu cihaz Tip1 diyabet hastalarının kök hücrelerinden üretilen beta hücrelerini kullanarak gereken durumlarda tam gereken oranda insülin pompalayarak dengeyi sağlıyor.
  • İngiltere / Cambridge Üniversitesi tarafından geliştirilen yapay pankreas, dünyada ilk defa tip2 diyabet hastalarında denendi. 13 hastayı kapsayan deneyde sürekli glikoz değerlerini ölçerek insülin salgılayan cihaz, normal tedaviye kıyasla kan değerlerini çok daha yüksek oranda normal aralıkta tutmayı başardı.
  • ABD'li ve İtalyan akademisyenlerin ortak çalışması sonucu bağışıklık sistemini düzenleyen doğal bir molekül keşfedildi. "3-HKA" adı verilen molekülün özellikle sedef ve böbrek hastalıklarında olumlu sonuçlar verdiği belirtiliyor.
  • Virgin Galactic, yeni uzay seferi için bilet fiyatını kişi başı 450 bin dolar olarak açıkladı.
  • ABD Başkanı Donald Trump döneminde Çin kökenli olduğu için yasaklı kategorisine giren Huawei'nin geliri yüzde 38 geriledi.
  • İnternet şakalarının ve trollemelerinin vazgeçilmez bağlantısı haline gelen Rick Astley'nin 1987 tarihli "Never Gonna Give You Up" şarkısı Youtube'da 1 milyar izlenme barajını geçti.