06 Temmuz 2022, Çarşamba
28.05.2021 06:00

FED artık piyasaların en iyi dostu değil

Akademisyen ve Allianz danışmanı Mohamed El-Erian, Financial Times’a yazdığı makalede Amerikan merkez bankası FED’in önemli bir yol ayrımında olduğu uyarısında bulundu. Hatalı mali politikalar toplumsal refaha büyük zarar verebilir

2007 yılı sonlarında önde gelen bir Amerikan bankasının yöneticisiyle buluşmuştum. Ben kendisine mali piyasaların durduğu yeri sorunca ters bir “U” şekli çizmişti. Zirveye yakın olduğumuzu duyar duymaz hemen bankanın risk pozisyonunu sordum. “Maksimum risk taşımaya devam ediyoruz” cevabını alınca şaşırdım. “Beklenen dönüm noktası öncesinde riski azaltmak için elbette tedbirli davranıyorlardır” dedim. Ama yanıt hayır oldu. Bankanın strateji değiştirmeden önce piyasaların bir şekilde döndüğüne dair “kesin kanıtlara” ihtiyacı vardı. Neticede, kırılma noktalarının zamanını kestirmek zordu, rakipler de birçok risk altındaydı, banka kısa vadede düşük performans göstermekten korkuyordu ve yetkililer alarm zili çalmıyordu. Hal böyle olunca bankanın, bir yıl sonra patlayacak olan 2008 mali krizinde kurtarılması gerekecekti.

Risk şekil değiştirdi

Bugün bu kuruluş (farklı bir CEO ile birlikte) daha iyi sermayelendirilmiş durumda; öte yandan risk alma konusunda daha az manevra alanı var. Ama pratikteki düşünce yapısı ve risk davranışı ortadan kaybolmuş değil. Şekil değiştirdiler ve bankacılığın dışına çıkıp büyüdüler. Üstelik çok yakın zamana kadar merkez bankaları ve diğer düzenleyici kurumlar biraz kenara çekilmiş, bilinçsizce de olsa işleri kolaylaştırmıştı. 
FED’in tutankları geçen hafta piyasaya sızan para politikası toplantısında Başkan Jerome Powell yoktu.
FED’in tutankları geçen hafta piyasaya sızan para politikası toplantısında Başkan Jerome Powell yoktu.

Üç kaza atlatıldı

Sistemsel tehditler azalmış olsa da mali sistem ekonomiyi gereksiz risklere açık hale getiren piyasa kazalarına karşı hassas. Sistem bu yıl daha şimdiden üç kez kazayla burun buruna geldi: Ocak ayında tahvil faizlerinin ani artışı; Şubat’ta yaşanan, GameStop odaklı küçük yatırımcı ayaklanması; son olarak Mart ayında, pek tanınmayan aile yatırım ofisi Archegos’un çöküşüyle bankaların uğradığı 10 milyar dolarlık kayıp. Her üç olayda da mali sistemi aksatan taşmalar yaşandı ve durum, kriz önleme tedbirleri sayesinde değil, daha ziyade şans eseri atlatıldı. Yaşananlar sadece geçici bir aksaklığa sebep olduğundan, merkez bankalarının sağladığı likiditenin teşvik ettiği muazzam risk alma iştahı devam etti. Buna kimi yatırımcıların son derece fırsatçı konum alışları eşlik etti. Söz konusu yaklaşım, hedge fon yöneticisi Leon Cooperman’ın kendisini “neyi varsa ayı piyasasına yatırmış biri” olarak tasvir etmesiyle ifadesini bulmuş oldu. Ancak şimdilik atlatılan bu kazalar görmezden gelinmemeli. Çünkü hepsi, ateşlenmesi halinde ciddi sonuçlara yol açacak bir mali kaza riski taşıyan bir kıvılcım olarak duruyor. Neyse ki merkez bankası çevreleri gerek enflasyon gerekse mali istikrarsızlık kaygısıyla biraz sarsıldı ve yavaş yavaş uyanıyor. İngiltere Merkez Bankası, her zamanki gibi sürüye öncülük ediyor. Kurum geçtiğimiz günlerde parasal genişleme programı dahilinde “varlık satın alımına devam etmenin” bir miktar yavaşlayabileceğini belirtti. Bu da faiz artışlarının yolda olduğuna işaret ediyor.  Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise geçtiğimiz hafta piyasalardaki “fevkalade canlılığa” dair uyarıda bulunarak, birçoklarına inanılmaz gelecek bir gelişmenin küçük ipuçlarını verdi: Buna göre ECB parasal genişlemeyi FED’den daha önce yavaşlatabilir. FED yetkilileri konuşacakları konular üzerine ağız birliği yaparak, enflasyon kaygılarını reddetmiş ve merkez bankasının genişlemeyi kısmayı “düşünmeyi bile düşünmediğini” tekrar tekrar söylemişti. Ne var ki FED’in geçen hafta piyasaya sızan para politikası toplantısının tutanağında, bazı yetkililerin “gelecek toplantılarda” bu ihtimali gündeme getirmek isteyebileceği yazıyordu. İyi haber: FED artık politika düzeltme sürecine başlamayı düşünebilir. Böyle bir düzeltme sayesinde, bankaların 2007-2008 döneminde yaptıkları hatalara benzer bir talihsizlik olasılığı düşecektir.

Kötü haber: Belirsizlik

Ancak o kadar iyi olmayan haberler de var. Söz konusu toplantı tutanağına göre, FED’in politika belirleme komitesinden sadece birkaç üye oradaydı ve aralarında başkan Jerome Powell yoktu. Zaman çizelgesi belirsiz ve açık uçlu. Yani piyasaların bu gelişmeye fazla ilgi göstermemesi boşuna değil. Zaten geç kalmış olan FED, özellikle de bu dönemde ekonomideki pandemi kaynaklı, değişime hiç uygun olmayan “yeni bir parasal çerçeveye” rehin kaldığından, para politikasında ustalıklı bir dönüş yapmak durumunda.  Hal böyleyken söz konusu geçişte hem piyasa oynaklığı hem de FED’in itibarını kaybetmesi riski var. Ancak dogmatik bir tavırla geçmişte kalmış bir politik duruş sergilenmesi halinde, hasar tehdidi çok daha büyük olabilir. Yatırımcılar ise FED’i likidite rüzgarına kapılıp gitmenin keyfine odaklanmayı bırakması ve yeni bir yola girmesi için teşvik etmeli. Kısa vadeli rahatsızlık, büyükçe bir politika hatasının yol açabileceği kalıcı ve büyük zararlardan çok daha iyidir. Aksi halde varlık değerleri, piyasaların işleyişi, hem ekonomik hem toplumsal refah büyük zarar görebilir. Mali kriz döneminde bankaların yaşadıkları bize bunu öğretti.  © Financial Times