Bugün karşımızda duran tablo, yalnızca bir ekonomik kırılganlık, bir siyasal gerilim ya da kurumsal aşınma meselesi değil; doğrudan doğruya fikrî bir çöküş meselesidir. Çünkü devlet, evet, bir fikirdir - ama o fikir yalnızca felsefi bir soyutlama olarak değil, gündelik hayatın içinde, yurttaşın hukukla, siyasetle, kamu hizmetiyle, sokakta gördüğü polisle, ödemek zorunda kaldığı vergiyle, yani yaşadığı rejimle kurduğu ilişki biçiminde ete kemiğe bürünür. Bugün Türkiye’de o ilişkinin zemininde büyük bir boşluk, hatta zaman zaman aktif bir reddiye oluşmuş durumda
04.04.2025 04:40
Bir fikir olarak devlet
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Tüyü bitmemiş yetimin hakkı üzerine iktisadi bir inceleme
17 Temmuz 2026
Beyin göçü araştırması: Neresi sıla bize, neresi gurbet?
03 Temmuz 2026
Britanya’dan Türkiye’ye bir istikamet hikayesi
26 Haziran 2026
Keyfi müdahalelerin gölgesinde iktisadi kaos
19 Haziran 2026
Arafta bir ülke: Türkiye’nin uzun bekleyişi
Tüm Yazıları
12 Haziran 2026