Bir kitabı yıllar sonra yeniden elime aldığımda, altı çizili yerler var mı, kenarına köşesine notlar almış mıyım diye bakıyorum öncelikle. Eğer sıklıkla ‘yeniden okuma’ yaptığım bir kitapsa, önceden aldığım notları ezberliyor, altını çizdiğim satırların sayfalarını gözü kapalı bulur hale geliyorum. Her yeni okumada, yeni notlar alınıyor. Katmanlar oluşuyor. Kitapla ilişkimi, hayatla ilişkimi, geçen yıllarımı bana anlatan katmanlar. O katmanların en altında bir yerde, artık derinler diyebileceğim bir uzaklıkta, en saf halim duruyor. O kitapla aramda geçenlerin en doğal hali. Bir süre sonra o hali kaybettiğimi biliyorum. Hayatta olduğu gibi kitaplarla ilişkilerde de katmanlar arttıkça, kibirli bir bakış yerleşiyor insana.
07.02.2025 04:30
Kentler de kusurludur
Italo Calvino imzalı Görünmez Kentler, Marko Polo ile Kubilay Han arasında geçen hayali diyaloglar üzerine kurulu
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Elon Musk bir rehineci mi?
15 Mayıs 2026
Çıplak gerçekliğin soğuk dili
08 Mayıs 2026
Komplo: Pandeminin sessiz suç mahalli
01 Mayıs 2026
Peki ya şimdiki çocuklar?
24 Nisan 2026
İnkarlar, suskunluklar, hayatlar
Tüm Yazıları
17 Nisan 2026