Şevket F. Erbay
Roma’daki 1990 Dünya Kupası finali, dört yıl öncenin rövanşında Arjantin ve Almanya için tarihi bir hesaplaşmaydı. Bu finalde yer alan oyuncular, iyisiyle kötüsüyle o 90 dakikayı hatırlıyor. Belki birisi istisna: Pedro Monzon.
Arjantin, Napoli’de İtalya’yı eleyip de finale kaldığında karşısında dört yıl önce şampiyonlukta yendiği Almanya’yı bulmuştu. Bir değişiklikle: Ülkenin adı, “Batı” yerine “Federal” Almanya’ydı. Wolfgang Becker’in şiirsel filmi Goodbye Lenin’de bu maçın arka planda olduğu sekansında muhteşem betimlendiği gibi, ana karakterin annesinin külleri, final akşamında Andreas Brehme’nin golüne atılan havai fişeklere karışıyor ve bütünleşen yeni ülkenin akıl karışıklığı anlatılıyordu.
Ama bu yazıda odağımız Almanya’dan ziyade o maça karşı takımın yedek kulübesinde başlayan bir oyuncu: Pedro Monzon. 8 Temmuz akşamı Stadio Olimpico’daki final, o güne de görülen en bayat şampiyonluk maçıydı. Tarafların birbirlerine top oynatmama üzerine kurgulanmış müsabaka, tribündeki 74 bin seyirci için eziyete dönüşmüştü.
Arjantin teknik direktörü Carlos Bilardo, golsüz biten ilk 45 dakika sonrasında ilk değişiklik hakkını kullandı ve Oscar Ruggeri’nin yerine Pedro Monzon’u sahaya sürdü. Yırtıcı bir savunma oyuncusu olan Monzon’un Almanya’da Mathaeus’un tehlike yaratan araya paslarında Arjantin’in güvencesiydi.
Monzon, oyuna gireli daha 20 dakika olmuştu ki bir pozisyonda sağdaki koridorda topla buluşan Jürgen Klinsmann’ın önünü kapatmaya koştu. Klinsi, topu Monzon’un önünden geçirdi ancak kendisini geçiremedi. Rakibine ölçüsüz bir şekilde giren Arjantinli, doğrudan müdahale etmemesine karşın Klinsmann’ın sakatlanacak şekilde düşmesine sebep olmuş ve pozisyonu kesmişti. Meksikalı hakem Edgardo Codesal, Monzon’un yanına gitti ve doğrudan kırmızı kartını çıkardı. Bu kart, bir Dünya Kupası finalinde çıkan ilk kırmızı karttı.
Monzon maçın geri kalanında soyunma odasına giderken, Arjantin’in de kolu kanadı kırıldı. Sonrasında olanlar malum: Maçın 84’üncü dakikasında Sensini’nin Völler’e yaptığı faulle kazanılan penaltıyı Andreas Brehme gole çevirdi. Golden birkaç dakika sonra Gustavo Dezotti kırmızı kart gördü ve Arjantin maçı 9 kişi bitirdi.
Pedro Monzon, gördüğü kırmızı karttan dolayı neredeyse hiç suçlanmadı. Eleştiriler, genellikle hakemin ağır bir karar verdiği ve Klinsmann’ın kendisini abartarak attığı yönündeydi. Üstüne bir de yine tartışmalı bir penaltı gelince Arjantinlilerin fikri iyice netleşmişti: Maçı mahveden Monzon değil, hakem Codesal’dı.
Yıldızlarla dolu Arjantin futbolundaki bu “sıradan” futbolcu, tarihe bu şekilde geçti. İstemeyerek de olsa.