2016 yılında yalnızca güneş enerjisi kullanarak dünyanın çevresini dolaşan ve havacılık tarihinde bir ilke imza atan Solar Impulse 2, ABD’de gerçekleştirilen insansız test uçuşu sırasında düştü.
ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu’nun (NTSB) raporuna göre uçak, 4 Mayıs’ta Meksika Körfezi üzerinde yaptığı otonom uçuş sırasında güç kaybı yaşadı. Kazada yaralanan ya da hayatını kaybeden olmadı ancak deneysel uçak tamamen kullanılamaz hale geldi.
Güneş enerjisiyle çalışan uçak fikri ilk kez 2003 yılında İsviçreli kâşif ve pilot Bertrand Piccard tarafından geliştirildi. Derin deniz araştırmacısı Auguste Piccard’ın torunu olan Piccard, projeyi ticari bir girişim olarak değil, sürdürülebilir enerji teknolojilerine dikkat çekmek amacıyla tasarladı.
Projenin ilk modeli olan Solar Impulse 1, ilk test uçuşunu 2009’da gerçekleştirdi. Daha gelişmiş ikinci model olan Solar Impulse 2’nin inşasına ise 2011’de başlandı.
Boeing 747’den daha geniş kanat açıklığı
Karbon fiber gövdeye sahip uçak, 232 feetlik (yaklaşık 71 metre) kanat açıklığıyla bir Boeing 747’den daha genişti. Buna rağmen yalnızca yaklaşık 2,3 ton ağırlığındaydı.
Uçakta toplam 17 bin 248 güneş paneli bulunuyordu. Bu paneller, dört elektrik motoru ve lityum iyon bataryaları besliyordu. Maksimum 39 bin feet irtifaya çıkabilen uçakta, pilotun kısa süreli uyumasına olanak sağlayan temel otopilot sistemi de yer alıyordu.
Dünyanın çevresini 16,5 ayda dolaştı
Solar Impulse 2, 2016 yılında tarihte ilk kez yalnızca güneş enerjisi kullanan sabit kanatlı bir uçak olarak dünya turunu tamamladı. Yolculuk 16,5 ay sürdü.
Projede Bertrand Piccard ile birlikte André Borschberg dönüşümlü olarak pilotluk yaptı. Uçak dünya turu boyunca 17 farklı noktada mola verdi.
Araç saatte yaklaşık 50 ila 100 kilometre hızla uçuyordu. Özellikle gece uçuşlarında enerji tasarrufu için daha düşük hız tercih ediliyordu.
Askeri gözetleme projesine dönüştürüldü
Solar Impulse Foundation, 2019 yılında uçağı İspanyol-Amerikan şirketi Skydweller Aero’ya sattı.
Şirket, projeyi çevreci bir gösteriden çok uzun süre havada kalabilen insansız gözetleme platformuna dönüştürmeyi hedefliyordu. Yeni plan kapsamında uçağın radar sistemleri, elektronik gözetleme ekipmanları ve iletişim cihazları taşıması öngörülüyordu.
Şirketin hedefi, Miami ile Rio de Janeiro arasındaki enlemlerde neredeyse kesintisiz uçabilen güneş enerjili insansız hava araçları geliştirmekti. Bu sistemlerin hem askeri hem ticari amaçlarla, uydu teknolojilerine kıyasla daha düşük maliyetle kullanılabileceği belirtiliyordu.
“Önemli bir teknolojik sembolü kaybettik”
Solar Impulse 2, Skydweller tarafından yapılan modifikasyonların ardından 2023’te İspanya’da ilk otonom uçuşunu gerçekleştirmişti. Tamamen pilotsuz ilk uçuş ise 2024’te Mississippi’de yapılmıştı.
Kazanın ardından Bertrand Piccard ve André Borschberg ortak açıklama yaptı.
İkili açıklamada, “Skydweller güneş drone’unun düştüğünü sosyal medyadan öğrendik. Solar Impulse ekibi olarak önemli bir teknolojik sembolün kaybından dolayı üzgünüz” ifadelerini kullandı.
İsviçre basınında yer alan haberlere göre Solar Impulse Foundation ile Skydweller arasındaki satış anlaşmasında, uçağın ileride İsviçre’nin Lucerne kentindeki ulaşım müzesine geri gönderilmesi şartı da bulunuyordu.
Kaynak: Gazete Oksijen

