13 Mayıs 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 13.05.2026 12:07 | Son Güncelleme: 13.05.2026 12:57

CNN, "gizli operasyonlar"ı mercek altına aldı: CIA, Meksika'daki savaşıyla kartelleri tamamen bitirmek istiyor

CIA, Meksika'da kartel üyelerine yönelik ölümcül operasyonlarını genişletti. Aralarında bir otoyol bombalamasının da bulunduğu saldırılar, iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırıyor
Videodan alınan bu karede, Meksika'nın Tecámac kentindeki bir otoyolda bir aracın patladığı ve Sinaloa Karteli'nin orta düzey üyesi Francisco "El Payin" Beltran ile şoförünün öldüğü görülüyor. (Fotoğraf: X)
Videodan alınan bu karede, Meksika'nın Tecámac kentindeki bir otoyolda bir aracın patladığı ve Sinaloa Karteli'nin orta düzey üyesi Francisco "El Payin" Beltran ile şoförünün öldüğü görülüyor. (Fotoğraf: X)
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Bu yılın başında Meksika'nın en işlek otoyollarından birinde gün ortasında gizemli bir patlama yaşandı; araçtaki iki kişi olay yerinde hayatını kaybetti. CNN'in haberine göre bu, CIA'nın Meksika'da yürüttüğü ve daha önce hiç gün yüzüne çıkmamış gizli bir operasyon kampanyasının parçasıydı.

28 Mart'ta başkentin hemen dışında gerçekleşen saldırıda Francisco "El Payin" Beltran ve sürücüsü anında hayatını kaybetti; ikisinin de cesedi koltukta öne eğilmiş halde bulundu. Meksika güvenlik analistleri ve faaliyetlerine yakın kaynaklara göre Beltran, Meksika'nın en çok duyulan uyuşturucu kaçakçılığı örgütlerinden Sinaloa Karteli'nin orta düzey bir üyesiydi. Meksika Eyaleti Başsavcılığı CNN'e araçta patlayıcı düzenek bulunduğunu doğruladı. Meksika makamları olay hakkında sıkı bir gizlilik politikası izlese de birden fazla kaynak, saldırının CIA operasyon görevlilerinin kolaylaştırdığı hedefli bir suikast olduğunu aktardı.

Beltran operasyonu, CIA'nın seçkin ve kapalı birimi Ground Branch öncülüğünde yürütülen genişletilmiş bir Meksika kampanyasının parçası. Cumhurbaşkanı Donald Trump, söz konusu grupların önemli bir bölümünü yabancı terör örgütü olarak tanımlamış ve ABD ile savaş halinde olduklarını ilan etmişti. Kaynaklara göre CIA operatifleri geçen yıldan bu yana Meksika'da çoğunlukla orta düzey kartel üyelerine yönelik ölümcül saldırılara doğrudan katıldı. Operasyonlar hakkında bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söyledi: "Operasyonların ölümcüllüğü ciddi biçimde artırıldı. CIA'nın Meksika'da yapmaya razı olduğu şeylerin kapsamı önemli ölçüde genişledi."

Kaynaklar, ajansın operasyonlara müdahil olma düzeyinin değişkenlik gösterdiğini belirtiyor: istihbarat paylaşımı ve genel destek sağlamaktan suikast operasyonlarına doğrudan katılıma kadar uzanan bir yelpazede hareket ediliyor.

CIA, iddialara yorum yapmayı reddetti

CNN haberi yayımlamadan önce CIA'ya ayrıntıları iletti; ajans yorum yapmayı reddetti. Yayımın ardından CIA sözcüsü Liz Lyons şu açıklamayı yaptı: "Bu, karteller için halkla ilişkiler kampanyasından ibaret asılsız ve skandal bir habercilik anlayışının ürünüdür ve Amerikan hayatlarını tehlikeye atmaktadır." Lyons, haberin hangi kısmının yanlış olduğunu belirtmedi.

Beltran'a yönelik saldırı, Meksika'nın kendi iç kartel şiddetine göre bile son derece pervasız bir nitelik taşıdı. Grupo Formula televizyonunda yayın yapan gazeteci Jose Cardenas saldırının hemen ardından şöyle konuştu: "Sinaloa'da aylardır anarşik bir savaş yaşıyoruz. Ancak bunun gibi saldırılar, eğer doğrulanırsa, başkentin yakınlarında gerçekleşen benzeri bir şeyi ben daha önce hiç duymadım."

CIA'nın eski bir paramiliter subayı ise şu değerlendirmede bulundu: "Ajansın nasıl çalıştığını bilen biri olarak şunu söyleyebilirim: Bu olayın herkesin aklında 'bunu kim yaptı?' sorusunu uyandırmasını kesinlikle istediler."

CIA'nın Jalisco Yeni Nesil Karteli lideri Nemesio "El Mencho" Oseguera Cervantes gibi üst düzey kartel figürlerini hedef alan operasyonlardaki rolü daha önce de belgelenmişti; ancak bu faaliyetler kamuoyu önünde yalnızca istihbarat paylaşımı olarak tanımlanmıştı. Kaynaklara göre ajansın Meksika'daki örtülü faaliyetleri bu birkaç dikkat çeken olayın çok ötesine geçiyor ve çok daha doğrudan bir katılımı kapsıyor.

Hedef kartel ağlarını tamamen çökertmek

Kaynaklara göre strateji, kartel ağlarını bütünüyle çökertmeyi hedefliyor: yalnızca en tepedeki isimleri etkisiz kılmak değil, örgüt içindeki kırılgan noktaları tespit ederek kaçakçılık yapısının kilit isimlerini sistematik biçimde hedef almak. Mevcut ve eski ABD ulusal güvenlik yetkililerine göre kullanılan yöntemler, Orta Doğu ve dünyanın diğer bölgelerinde örgütleri çökertmek için geliştirilen terörle mücadele taktiklerinden farklı değil.

Söz konusu operasyonlar Meksika hukuku açısından da yasadışı olabilir: Meksika Anayasası, federal hükümetin açık izni olmaksızın yabancı ajanların iç güvenlik operasyonlarına katılmasını yasaklıyor. Kaynaklardan biri, "Bütün operasyonların Meksika hükümetiyle koordineli yürütüldüğü hiç de açık değil" dedi.

CNN, Meksika Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı ile iletişime geçti; ancak yayın öncesinde yanıt alamadı. Meksika Güvenlik Bakanı Omar Garcia Harfuch, haberin yayımlanmasının ardından X'te şu açıklamayı yaptı: "Meksika hükümeti, yabancı ajansların ulusal topraklarda ölümcül, örtülü veya tek taraflı operasyonlar yürüttüğünü normalleştirmeye, meşrulaştırmaya ya da ima etmeye çalışan her türlü iddiayı kesinlikle reddeder."

CIA'nın örtülü olmayan operasyonlardaki rolü de sürüyor: Bir kaynağa göre ajansın sağladığı istihbarat, son aylarda Meksika güçlerinin en az bir orta-üst düzey kartel üyesini yakalamasına katkı sağladı. Meksika'da görev yapan CIA görevlilerinin sayısı son aylarda dalgalanma gösterse de kaynaklar bunu küçük bir kadro olarak tanımlıyor. İki kaynak ise ajansın varlığının daha da büyüyebileceğine dikkat çekerek CIA'nın "Ground Branch varlığının tamamını" henüz konuşlandırmadığını vurguladı.

Operasyonun arka planı

Trump'ın ikinci döneminin ilk günlerinden itibaren yönetim, Meksika'da genişletilmiş ve daha ölümcül bir CIA varlığının zeminini hazırlamaya başladı. CIA Direktörü John Ratcliffe, göreve getirildiği günden bu yana ajansın kartel karşıtı misyonlardaki ve ilgili örtülü operasyonlardaki rolünü genişletmeye odaklandı.

Trump, göreve başlamasının hemen ardından Sinaloa, Jalisco ve Nueva Familia Michoacana dahil büyük Meksika kartellerini yabancı terör örgütü olarak tanıdı; bu adım bazı ek ABD istihbarat yetkileri için yasal zemin oluşturdu. CIA ardından Meksika'da ve ötesinde kartellere karşı güç kullanma konusundaki yasal seçeneklerini gözden geçirmeye başladı ve Meksika üzerinde insansız hava aracı uçuşlarını artırdı.

Aynı dönemde eski CIA paramiliter subayı Ron Johnson, ABD'nin yeni Meksika büyükelçisi olarak onaylandı; bu atama, derin istihbarat deneyimine sahip bir ismi Meksika makamlarıyla temas kuracak kilit konuma yerleştirdi. CIA'nın eski çalışanlarıyla bağını koruyan eski paramiliter subay, "O, tüm bu sürecin ayrılmaz bir parçası oldu" dedi. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise "Büyükelçi Johnson, bu ortak çabada ABD'nin Meksika makamlarıyla iş birliğini koordine etmektedir" açıklamasını yaptı.

Kaynaklara göre CIA'nın Meksika'daki varlığı ve operasyonları, Trump'ın ajansın Latin Amerika'da güç kullanma ve örtülü faaliyet yürütme yetkilerini resmi olarak genişlettiği geçen yılın sonlarından itibaren belirgin biçimde tırmandı. Trump geçen hafta yaptığı bir konuşmada kaçakçılara karşı Meksika'da bir "kara kuvveti"nin halihazırda konuşlandırıldığını ima ederek şöyle konuştu: "Deniz yoluyla ABD'ye giren uyuşturucular yüzde 97 azaldı. Şimdi kara kuvvetini de devreye soktuk; bu çok daha kolay. Meksika'dan ve başka yerlerden bazı şikayetler duyacaksınız. Ama onlar işi yapmayacaksa, biz yapacağız."

Trump yönetiminin bu hafta kamuoyuyla paylaştığı terörle mücadele stratejisi belgesinde ise Batı Yarımküre'deki kartellerin "etkisiz kılınması" ilk öncelik olarak tanımlandı; belgede ABD'nin gerektiğinde tek taraflı hareket etmekten çekinmeyeceği de vurgulandı.

CIA, bu operasyonlarla sınırları zorluyor

CIA'nın Meksika'daki operasyonları yüksek risk taşıyor: ABD-Meksika sınırını sık sık geçen kartel üyelerinin misilleme girişiminde bulunması ihtimali gündemde. Eski CIA yetkilisi, "Bu durumun kolaylıkla ABD'ye sıçrayabileceğine dair ciddi bir kaygı var" dedi.

Birden fazla kaynak, Meksika hükümetinin her operasyondan haberdar edilmediğini — bunu bazen bilerek yaptıklarını — kabul ederken CIA'nın genellikle tek başına hareket etmediğini de vurguladı. Eski üst düzey bir ABD yetkilisi ise şu değerlendirmede bulundu: "Sınırları zorlayacaklar. Bunun tehlikeli olduğunu düşünüyorum. Her şey için arkanıza bakmanız gerekiyor."

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum, CIA'nın Chihuahua'daki metamfetamin laboratuvarı operasyonuna katılımından önceden haberdar edilmediğini belirtti ve olayın kamuoyuna yansımasının ardından öfkesini açıkça ortaya koydu. Olayla ilgili düzenlediği basın toplantısında şöyle dedi: "Hiçbir ABD devlet kurumuna ait ajanın Meksika topraklarında operasyon yürütmesi kabul edilemez." 2020'de Meksika'da yürürlüğe giren ulusal güvenlik yasasına göre tüm yabancı ajanların bulundukları yerleri federal hükümete bildirmeleri ve aylık faaliyet raporu sunmaları zorunlu; Sheinbaum, CIA'nın Chihuahua'daki varlığının bu yasayı ihlal etmiş olabileceğini ima etti. Cumhurbaşkanı, "Umarım bu istisnai bir durumdur ve bir daha böyle bir şey yaşanmaz" dedi.

Devlet Soruşturma Ajansı (AEI) ve Milli Savunma Bakanlığı (Sedena) ortak operasyonunda, sentetik uyuşturucu üretimi için kullanıldığı anlaşılan iki laboratuvar ve insan tüketimine yönelik malzemelerin bulunduğu bir kamp tespit edildi.

Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi'nde (UNAM) Kuzey Amerika Araştırmaları Merkezi'nde kıdemli araştırmacı ve öğretim üyesi olan Jose Luis Valdes Ugalde, CNN'e Meksika federal hükümetinin CIA'nın ülkedeki varlığından son derece haberdar olduğunu ancak ajansın faaliyetlerini ne ölçüde denetleyeceğini ve bunu kamuoyuyla ne kadar şeffaf paylaşacağını henüz netleştiremediğini söyledi. Ugalde, Chihuahua olayının genel olarak "ABD'nin Meksika federal hükümetine duyduğu güvensizliği çarpıcı biçimde yansıttığını" belirtti.

"Bunun federal hükümeti devreye sokmadan, Chihuahua eyalet hükümeti aracılığıyla yapılmış olması; ABD ile Meksika'nın kartel operasyonlarına katılan ya da katılmayan istihbarat grupları söz konusu olduğunda ne kadar kötü bir ilişki içinde olduğunu gözler önüne seriyor" dedi.

Meksika için terazi hassas

Sheinbaum hassas bir denge üzerinde yürüyor. Trump, Meksika hükümetinin kartelleri dizginlemek için yeterince adım atmadığı takdirde ABD ordusunu Meksika'ya konuşlandırmakla tehdit etti. Kaynaklara göre CIA'nın kaçakçıları hedef alan örtülü operasyonlarına göz yummak, Trump'ı memnun edebilir ve açık bir ABD askeri harekâtının önünü kapatabilir.

Nitekim Meksika özel kuvvetlerinin Jalisco Yeni Nesil Karteli lideri "El Mencho"yu şubat ayındaki bir operasyonla etkisiz kıldığı açıklandıktan sonra Meksika hükümeti, CIA istihbaratının belirleyici rol oynadığını kabul etti; ancak Sheinbaum "ABD kuvvetlerinin operasyona hiçbir şekilde dahil olmadığını" vurguladı. Kaynaklar, "dahil olma" ifadesinin belli bir yoruma kapı araladığını belirtiyor: CIA operasyon görevlileri tetikçi konumunda olmasa da operasyon süresince bölgede bulunarak Meksika güçlerine gerçek zamanlı istihbarat, destek ve ekipman sağladı.

El Mencho'nun ölümünün ardından şüpheli kartel üyelerinin otobüs ve işyerlerini ateşe vererek Meksika güvenlik kuvvetleriyle çatışmaya girmesiyle patlak veren şiddet dalgası, ABD yetkililerini hazırlıksız yakaladı. Bir ABD yetkilisine göre yangın bombalarının ve açık alanlardaki çatışmaların tam ortasında kalan konumlardan FBI ve CIA personelini tahliye etmek için adeta seferber olundu.

Önceki yönetimlerde ABD'nin Meksika'daki operasyonları büyük ölçüde Uyuşturucu ile Mücadele İdaresi (DEA) tarafından koordine ediliyordu; DEA, on yıllarca Meksika Deniz Piyadesi bünyesindeki güvenilir birimlerle ilişki kurmuş ve bu birimleri eğitmişti. Ciddi yolsuzluk sorunları yaşayan ve kartel operatifleri tarafından sızdırıldığı bilinen bir ülkede bu güvenilir Meksikalı güvenlik kuvvetleriyle doğrudan iş birliği yapmak, hassas istihbaratın korunmasına ve her iki taraftaki personelin hayatının güvende tutulmasına katkı sağlıyordu.

Ancak CIA, son aylarda güvenilirliğini teyit ettiği bölgesel, eyalet ve yerel Meksikalı yetkililerle geçmişe kıyasla çok daha yakın çalışmaya başladı; bunun temel nedeni ise ajansın kartellerin Meksika hükümeti içindeki bazı yapılara etkin biçimde sızdığına dair kaygıları. ABD ile Meksika makamları arasındaki güvensizliği pekiştiren bir başka gelişme de ABD Adalet Bakanlığı'nın geçen ay Meksika'nın Sinaloa valisi de dahil olmak üzere on mevcut ve eski Meksikalı yetkilinin Sinaloa Karteli ile aktif işbirliği yaptığı iddiasıyla suçlama yoluna gitmesi oldu; söz konusu vali, Sheinbaum'un iktidar partisi Morena'nın üyesi.

2012'de yaşanan bir olay ise CIA için uyarıcı niteliğini korumaya devam ediyor. O yılın ağustos ayında sivil kıyafetli bir düzineyi aşkın Meksikalı federal polis, diplomatik plakalı ve içinde iki CIA operatifi ile Meksikalı bir deniz eri şoförün bulunduğu zırhlı bir ABD büyükelçilik aracına pusu kurdu. ABD yetkilileri, saldırının bir kartel talimatıyla gerçekleştirilmiş bir suikast girişimi olduğundan şüphelendi. On iki polis memuru cinayet teşebbüsünden mahkum edilerek onlarca yıl hapis cezasına çarptırıldı. CIA'nın eski bir paramiliter subayı durumu şöyle özetledi: "Ground Branch, birlikte çalıştığı kişiler tarafından öldürülmemekte son derece başarılı. Ama gerçekten vurulma konusunda kaygılandığımız tek yer Meksika. Meksika ordusu ve polisi karteller tarafından sızdırılmış durumda. 2012'deki saldırı, ajansın bugün hâlâ bu meseleye nasıl baktığını etkiliyor."

Kaynak: Gazete Oksijen