Yapay zeka araçlarının sorulara ve karmaşık problemlere anında yanıt verebilmesi, bilgiye erişimi hızlandırırken insan zekası ve öğrenme süreçleri üzerindeki etkilerine ilişkin tartışmaları da büyütüyor.
BBC’ye konuşan Royal Museums Greenwich Direktörü Paddy Rodgers, yapay zekaya yalnızca hızlı yanıt almak için başvurmanın insan bilgisini ve merakını önemsizleştirebileceği uyarısında bulundu.
“Yalnızca anlık yanıtlara güvenmek riskli”
Kraliyet Gözlemevi’ni de bünyesinde bulunduran Royal Museums Greenwich’in direktörü Paddy Rodgers, kurumun 350 yıllık bilimsel geçmişinin insan merakı ve araştırma kültürünün gücünü gösterdiğini söyledi.
Rodgers’a göre yalnızca anlık cevaplara güvenmek, bilgi, uzmanlık ve inovasyonun temelinde yer alan sorgulama ve değerlendirme alışkanlıklarını zayıflatabilir.
Rodgers, yapay zekaya tamamen bağımlı olunmaması gerektiğini belirterek, bilimsel ilerlemenin yalnızca doğru yanıtlara ulaşmakla değil, o yanıtlara giden yolda soru sormak, denemek ve beklenmedik sonuçlarla karşılaşmakla mümkün olduğunu vurguladı.
Gözlemevinin tarihi örnek gösterildi
BBC’nin haberine göre Rodgers’ın açıklamaları, Kraliyet Gözlemevi’nde yürütülen “First Light” adlı dönüşüm projesi sırasında geldi. Proje, gözlemevinin 350 yıllık astronomi mirasını yeniden yorumlamayı amaçlıyor.
Rodgers, geçmişte astronomların gökyüzüne ilişkin çok büyük miktarda veri topladığını ve bu verilerin yıllar sonra, onların o dönem öngörmediği alanlarda kullanılabildiğini söyledi.
Ona göre bu tarihsel örnek, insan araştırmasının değerini gösteriyor. Çünkü bilim insanları bazen o an için “gereksiz” görünen gözlemler yapıyor; ancak bu veriler gelecekte yeni fikirleri doğrulamak için kritik kaynaklara dönüşebiliyor.
Yapay zeka bilimde de kullanılıyor
Rodgers’ın uyarılarına karşın yapay zekanın bilimsel keşiflerde giderek daha önemli bir rol üstlendiği de belirtiliyor.
BBC, 2024’te Nobel Kimya Ödülü’nün protein yapıları üzerine yapay zeka destekli çalışmalarıyla bilinen DeepMind CEO’su Sir Demis Hassabis’e de verildiğini hatırlattı. Hassabis’in ekibi, AlphaFold2 adlı araçla bilinen proteinlerin yapılarını tahmin ederek bilim dünyasında önemli bir dönüşüm yaratmıştı.
Yapay zekanın araştırma süreçlerinde fikirleri test etmek, alternatif bakış açıları üretmek ve çözüm yolları geliştirmek için kullanılabileceğini savunan uzmanlar da var.
“Düşünmeyi devretmek” tehlikesi
BBC’ye konuşan bazı akademisyenler, yapay zekanın sorumlu kullanıldığında öğrencilerin öğrenme sürecinde daha önemli noktalara odaklanmasına yardımcı olabileceğini belirtiyor.
Ancak aynı uzmanlara göre öğrencilerin ya da araştırmacıların düşünme sürecini bütünüyle yapay zekaya devretmesi, teknolojinin sınırlarını ve risklerini ortaya çıkarıyor.
Rodgers da benzer biçimde, yapay zekanın sunduğu hızlı cevapların kullanıcıyı bilginin kaynağından uzaklaştırabileceğini söyledi.
Kaynakla bağ zayıflıyor
Rodgers, Wikipedia gibi daha eski çevrimiçi bilgi araçlarında kullanıcıların ilgili kaynaklara geri dönerek bilginin güvenilirliğini kontrol edebildiğini hatırlattı.
Yapay zeka yanıtlarında ise bu bağın her zaman görünür olmadığını belirten Rodgers, kullanıcıların doğrulanabilir ve izlenebilir bilgiye giderek daha fazla mesafelenebileceği uyarısında bulundu.
Anlık cevap dönemi büyüyor
Üretken yapay zeka araçları, metin, görsel, video ve ses üretebilen sistemlerle hızla gelişmeye devam ediyor. Sohbet robotları daha karmaşık sorulara yanıt verebilir hale gelirken, arama motorları ve sosyal medya platformları da kullanıcılara doğrudan yapay zeka destekli yanıtlar sunmaya başladı.
Google’ın arama sonuçlarının tepesinde yer verdiği AI Overviews gibi uygulamalar, kullanıcıların bilgiye bağlantılar üzerinden değil, doğrudan özet yanıtlarla ulaşmasını sağlıyor. Benzer denemeler TikTok ve X gibi platformlarda da görülüyor.
Rodgers’a göre asıl risk, yapay zekanın bilgiye erişimi kolaylaştırması değil; insanların soru sorma, araştırma ve doğrulama reflekslerini kaybetmesi.
Kaynak: Gazete Oksijen