02 Ekim 2026, Cuma
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 02.10.2026 16:04 | Son Güncelleme: 02.10.2026 16:12

Yapay zekanın karbon ayak izi 2030'da 6 katına çıkabilir

Green IT'nin araştırmasına göre yapay zekanın küresel sera gazı emisyonlarındaki payı 2030'da yüzde 1,1'e ulaşabilir. Veri merkezlerinin hızla artan elektrik ihtiyacı, sektörün çevresel etkisini büyütüyor
Yapay zekanın karbon ayak izi 2030'da 6 katına çıkabilir

Fransız teknoloji uzmanlarından oluşan Green IT'nin 30 Eylül'de yayımladığı araştırmaya göre yapay zeka, 2025'te insan faaliyetlerinden kaynaklanan küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 0,18'inden sorumlu. Bu oran dijital sektörün tamamında yüzde 3,4, hava taşımacılığında ise yüzde 3,5 seviyesinde bulunuyor.

Le Monde'a göre Green IT, yapay zekanın küresel sera gazı emisyonlarındaki payının 2030'da yüzde 1,1'e çıkabileceğini belirtiyor. Bu tahmin, beş yılda yaklaşık altı katlık artış anlamına geliyor. Ancak uzmanlar 2030 tahmininin kesin bir sonuç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Tahmin, 2030'a yönelik piyasa öngörülerine dayanıyor. Yapay zeka teknolojilerindeki gelişmeler, düzenlemeler ve kullanım biçimleri bu tabloyu değiştirebilir. Özellikle çok sayıda yapay zeka aracının birlikte çalıştığı "AI agent" sistemlerinin yaygınlaşması, enerji ihtiyacında ciddi bir artış ve kıtlık oluşturması bekleniyor.

Emisyonların yüzde 92'si elektrik tüketiminden

Green IT, yapay zekanın çevresel etkisini sunucuların tüm yaşam döngüsü üzerinden hesapladı. Tasarım, üretim, kullanım ve kullanım ömrünün sona erme aşamaları araştırmaya dahil edildi. Çalışmaya göre en büyük etki kullanım aşamasında ortaya çıkıyor. Yapay zeka veri merkezlerindeki sunucular, kişisel bilgisayarların aksine uzun süre yüksek kapasitede çalışıyor.

Green IT'nin hesaplamalarına göre veri merkezlerinin elektrik tüketimi, yapay zekanın toplam çevresel etkisinin yüzde 92'sini oluşturuyor. Araştırmada veri merkezlerinde kullanılan sunucular giriş, orta ve yüksek performans olmak üzere üç kategoriye ayrıldı. Uzmanlar iletişim sistemleri, bellek çipleri, işlemciler ve grafik işlem birimlerinin teknik özelliklerini de hesaba kattı. Veri merkezlerinin yarısından fazlası ABD'de, en az yüzde 15'i ise Çin'de bulunuyor. Bu nedenle elektrik üretiminde kullanılan kaynaklar da hesaplamaya dahil edildi.

Veri merkezleri için dev kapasite ayrılıyor

Yapay zekanın büyümesi, veri merkezlerine yönelik yatırımları da hızlandırıyor. Fransa'nın elektrik şebekesi işletmecisi RTE, Mayıs 2026'da yaklaşık 80 veri merkezi projesi için 18 GW'a yakın bağlantı kapasitesi ayırdı. 2024'ün sonunda yaklaşık 40 proje için ayrılan kapasite 5 GW seviyesindeydi.

RTE'ye göre veri merkezlerinin elektrik tüketimi 2035'te Fransa'nın toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 4'üne ulaşabilir. Kurum, bu tüketimin 2030'da 15-20 teravatsaat, 2035'te ise 23-28 teravatsaat seviyesine çıkabileceğini öngörüyor.

Fosil yakıtlar yeni baskı oluşturabilir

Green IT'ye göre yeni veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacı, bazı bölgelerde doğal gaz veya kömür santrallerinin kurulmasına yol açabilir. Bu durum elektrik üretiminin karbon yoğunluğunu artırabilir. Bazı veri merkezleri ise karbon ayak izlerini azaltmak için güneş, rüzgar ve hidroelektrik santrallerinden doğrudan elektrik satın alıyor.

Çevresel etki karbonla sınırlı değil

Araştırmaya göre yapay zekanın çevresel etkisi yalnızca sera gazı emisyonlarından oluşmuyor. Veri merkezleri fosil kaynakların tüketimine, atmosfere ince partikül salımına ve tatlı sularda ötrofikasyon oranını da artırarak ekosistemi bozuyor. Green IT, yapay zekanın bu alanların tamamındaki çevresel baskıyı artırdığını belirtiyor.

Su tüketimi daha sınırlı etki yaratıyor

Green IT'ye göre yapay zekanın yerel tatlı su kaynaklarının kullanılabilirliği üzerindeki etkisi, karbon emisyonları ve ötrofikasyon gibi diğer çevresel etkilerden daha sınırlı. Green IT'nin kurucusu Frédéric Bordage, bazı araştırmaların yapay zekanın su tüketimini insanların ve ekosistemlerin yaşadığı gerçek su kıtlığıyla karşılaştırmadan değerlendirdiğini ifade ediyor. Le Monde'a göre de veri merkezlerinin enerji ve su ihtiyacının, özellikle kuraklığın arttığı bölgelerde yeni tartışmaları beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor.

Fosil yakıt kullanan veri merkezlerine vergi önerisi

Green IT, yapay zekanın çevresel etkileri konusunda tüketicilerin daha fazla bilgi sahibi olması için sistemlere yönelik bir “IA” (yapay zeka) çevre etiketi uygulanmasını öneriyor. Şirket ayrıca daha az kaynak tüketen ve daha sorumlu yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesini savunuyor. Green IT'nin bir diğer önerisi ise fosil yakıt kullanan veri merkezlerinin vergilendirilmesi. Kuruluşa göre bu uygulama, yapay zekanın enerji tüketiminin çevresel maliyetlerinin daha fazla dikkate alınmasını sağlayabilir.

Kaynak: Gazete Oksijen